Çalışma saatleri ve konuları hk.
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 95. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Mayıs 2005 · 936 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bülent Baratalı (CHP), 5 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 936 kelime.
Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2005-05-05-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BÜLENT BARATALI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisinin grup önerisi aleyhinde konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım; bu nedenle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Az önce Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili arkadaşımın da ifade ettiği gibi, üzerinde konuşmak istediğim yasa, onun da konuştuğu yasa, Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanundur.
Değerli arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iki önemli görevi var diğer görevlerinin yanında; bir tanesi yasaları yapmak, bir tanesi de denetimi yapmak. Bunları yaparken, önce, iki tane yol gösterici metin var önümüzde. Bunlardan bir tanesi Anayasa, diğeri de Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü.
Anayasada, yasama meclisinin, kuvvetler ayrılığından bir tanesi olan yasamanın, nasıl çalışacağı, neleri yapacağı belli. Özellikle, bunları yaparken, hangi kurallara, hangi kaidelere bağlı olacağı da belli.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da, diğer anayasalar gibi, bir kurucu yasadır; constitution veya eski deyimiyle, esas teşkilat yasasıdır; devletin temelini oluşturan, herkesin uyması gereken ve bundan sonraki yasaların ve yasalara dayalı olarak çıkacak olan tüzüklerin, yönetmeliklerin ve genelgelerin esas uyması gereken bir esas teşkilat kanunudur.
Şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü de, yine Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetlerini yaparken uyması gereken kurallar ve kaideler bütünüdür.
Şimdi iki gruptan oluşmuş olan bir Meclisimiz var; yani, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve ona bağlı olarak da İçtüzüğe hem Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu uyacaktır hem de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu uyacaktır.
Şimdi, özellikle, İçtüzükte, 36 ncı ve 52 nci maddelerde, yasaların, komisyonlarda ve burada, Genel Kurulda, nasıl görüşüleceğine dair kaideler vazedilmiş. Ne deniliyor bu kaidelerde; komisyonlara sevk edilen herhangi bir şeyin, bir teklifin, bir tasarının veya diğer kâğıtların görüşülebilmesi için komisyon üyelerine 48 saat önceden bunlar dağıtılır.
Buna dayalı olarak da, buna mümasil olarak da, yine, 52 nci maddesinde, Genel Kurulda, bir teklifin, bir tasarının görüşülebilmesi için, milletvekillerine bunların bastırılıp dağıtılması ve bu dağıtılma süresinden itibaren de 48 saat geçmesi gerekmektedir.
Şimdi, bu kurallar, hepimizin uyacağı kurallardır. Burada bu böyle olmamış; Adalet ve Kalkınma Partisi, kendince önemli gerekçeler göstererek, özellikle İçtüzüğün bu 52 nci maddesine aykırı bir öneri getirmiş.
Biz buna karşıyız değerli arkadaşlar. Zaten, ben, 36 ncı madde gereğince de, komisyonlarda beklemesi gereken bu süre içinde, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak, pazartesi günü akşam geldiğimde, bu yasanın tekrar komisyonda görüşüleceğini o zaman öğrenmiş bulunmaktayım.
Değerli arkadaşlar, yani, hem komisyonlarda hem de Genel Kurulda bu yasalar görüşülürken, bütün milletvekillerimizin bilgilerini, becerilerini ve görüşlerini yansıtacak bir zaman kesitinin, bir zaman süresinin verilmediğini görmekteyiz. Bunu son derece yanlış bulmaktayım.
Şimdi, diğeri de, sanıyorum, biraz sonra görüşeceğimiz bu Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28 inci maddesinde de, Sayın Cumhurbaşkanının kanunu geri gönderme, yani taliki veto yetkisiyle bir kez daha Genel Kurula geri gönderme gerekçeleri üzerinde de burada görüşmeler yapılacaktır.
Şimdi, diğer konu, gelir idaresi kurulurken iyi bir gelir idaresi kurulmuş mudur, güçlü bir gelir idaresi kurulmuş mudur, gelir idaresi siyasîlerin etkisinden uzak olarak mı kurulmuştur veya siyasîlerin müdahalesine açık olarak mı kurulmuştur; bunu, değerli arkadaşlarım, benden sonra tartışacaklar.
Burada, Sayın Cumhurbaşkanı, geri gönderme gerekçesinde, özellikle 28 inci maddedeki atamalardan, yani, başkanın yapacağı başkan yardımcıları ve diğer atamalardan bahsederken... Aynen maddede olduğu gibi, şöyle okumak istiyorum: "Başkan yardımcıları, daire başkanları, vergi dairesi başkanları ve gelirler kontrolörleri, Başkanın önerisi üzerine Bakan tarafından; 23.04.1981 tarihli ve 2451 sayılı Kanun hükümleri dışında kalan diğer personelin atamaları Başkan tarafından yapılır. Başkan bu yetkilerini gerekli gördüğü takdirde alt kademelere devredebilir" denilmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanı, bu atamaların, yürütmenin başı olması nedeniyle, hani Anayasanın 104 üncü maddesindeki yetkilerine dayanarak ve yürütmenin başı olması nedeniyle, bunun bir kararnameyle olmasını istemektedir; yani, yürütmenin başı, denetimi ve gözetimi yapacak olan Sayın Cumhurbaşkanı, burada, bu düzenlemenin, yani 28 inci maddenin birinci fıkrasındaki düzenlemenin, Anayasanın başta 8 inci maddesi olmak üzere, 104 üncü maddesine aykırı olduğunu ifade etmektedir.
Tam 4,5 sayfa, değerli arkadaşlar, gerekçe yazmıştır ve dikkatleri ve itinaları üzerine çekmiştir değerli arkadaşlarım. Şimdi, bu kadar önemli bir konuda, Sayın Cumhurbaşkanının tam 5 sayfaya yakın bir gerekçeyle, bir kez daha görüşülmesi için Sayın Meclise gönderdiği bir kanun hakkında, bizler, ne komisyonlarda ne de Genel Kurulda, bekleme süreleri olan ve herkesin bağlı olması gereken 48 saatlik süreleri beklemeden geçiriyoruz.
Değerli arkadaşlar, buna, Cumhuriyet Halk Partisi karşı. Neden karşı; çünkü, Meclise olan saygınlığı nedeniyle, Meclise verdiği değer nedeniyle ve milletvekillerine ayrı ayrı verdiği değer nedeniyle karşı. Hep beraber demiyor muyuz, değerli arkadaşlar, 21 inci Yüzyıl bir katılım çağıdır. Nerede kaldı milletvekillerinin veya nerede kaldı parti gruplarının katılımı, bilgilerini, becerilerini, deneyimlerini ve tecrübelerini buraya yansıtması?!
Sizler, bu önergeyle, bu arkadaşlarımızın bilgilerini, becerilerini ve katkı koyma düşüncelerini ve gayretlerini, değerli arkadaşlar, hiçe sayıyorsunuz. Niçin hiçe sayıyorsunuz; nedeni belli değil; yani, bir an önce yasa çıksın diye. Peki, bu salı günü çıkamaz mıydı, değerli arkadaşlarım, zaten 1 maddelik bir yasa.
O nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, komisyonlarda ve Genel Kurulda beklemeden önümüze getirilen bu yasanın, burada, süre geçmeden konuşulmasını, tartışılmasını doğru bulmuyoruz değerli arkadaşlarım.
İkincisi, doğru bulmadığımız bir konu ise, yasaların herkesi bağlayacağı konusudur.
Değerli arkadaşlar, şu elimde gördüğünüz Anayasa 1982 tarihinde halkoyuna sunuldu ve ezici bir çoğunluk alarak halk tarafından kabul edildi ve yürürlüğe girdi. Şimdi, bu yasa herkes için geçerli. Bu yasa herkes için geçerliyken, bu yasanın sağından solundan, arkasından dolanarak veya kafanızın arkasındaki düşüncelerle bu Anayasaya dolanarak bir şeyler yapmak mümkün değildir değerli arkadaşlar. Beğenseniz de beğenmeseniz de, Sayın Cumhurbaşkanını takdir etseniz de etmeseniz de, Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasanın 104 üncü maddesi gereğince, yetkilerini, halkoyuna sunulmuş ve kabul edilmiş olan Anayasadan almaktadır. Hem Anayasayı hem de Sayın Cumhurbaşkanını içimize sindirmek zorundayız değerli arkadaşlar.
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)- Ne alakası var?
BÜLENT BARATALI (Devamla)- Çok alakalı bir olay değerli arkadaşlar.
Hem Anayasayı hem de Sayın Cumhurbaşkanını içimize sindirmek zorundayız. Eğer Anayasayı ve Sayın Cumhurbaşkanını içimize sindirmiyorsak, bunun yolları vardır.
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)- Nerden çıkarıyorsunuz?! Durup dururken nerden çıkarıyorsunuz?!
BÜLENT BARATALI (Devamla)- İsterseniz, gelin burada konuşun.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 5 Mayıs 2005