İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile japonya hükümeti arasında kaman kalehöyük arkeoloji müzesinin hibe yoluyla yapımına ilişkin nota ve görüşme tutanaklarının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s 1141)

Bülent Baratalı

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 107. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Mayıs 2006 · 964 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bülent Baratalı (CHP), 25 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE JAPONYA HÜKÜMETİ ARASINDA KAMAN KALEHÖYÜK ARKEOLOJİ MÜZESİNİN HİBE YOLUYLA YAPIMINA İLİŞKİN NOTA VE GÖRÜŞME TUTANAKLARININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S 1141)); konuşma 964 kelime.

Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile japonya hükümeti arasında kaman kalehöyük arkeoloji müzesinin hibe yoluyla yapımına ilişkin nota ve görüşme tutanaklarının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s 1141)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2006-05-25-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-japonya-hukumeti-arasinda-kaman-kaleh (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BÜLENT BARATALI (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerisi üzerinde lehinde ben de söz almış bulunmaktayım; bu nedenle, kendi adıma ve Grubum adına sizlere saygılar sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim, daha önce, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme aldığımız Türk Silahlı Kuvvetlerinin bazı personellerinin sosyal güvenlikle ilgili sorunları konusundaki teklifimizin -ki, bunlar, bu gündeme alınmıştı- şimdi de öncelikle konuşulması konusunda Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun bir önerisi vardı; bunun lehinde konuşacağım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; harp sanatını öğreten Silahlı Kuvvetlerin mensupları, subaylar, üstsubaylar olarak ayrılıyor; erler, erbaşlar, subaylar, üstsubaylar olarak ayrılıyor.

Daha önce, Parlamentonun kabul ettiği yasalarla bazı subaylarımıza makam tazminatları verilmiştir; ayrıca, görev tazminatları talepleri de olmuştur. Bunlar, 211 sayılı İç Hizmet Kanununun 11 inci maddesine göre, subaylar, sırasıyla, üstsubaylar ve generaller olarak ayrılmıştır. Subaylar da, üssubaylar olarak, binbaşılar, yarbaylar, albaylar olarak ayrılmıştır. Üstsubayların karşısındaki as-subayların da durumları, kıdemli başçavuşlar ve kademeli başçavuşlardır. Bunlar, 211 sayılı İç Hizmet Kanunu gereğince, eşit olarak düzenlenmişlerdir. Yani, üstsubaylar, binbaşı, yarbay, albay; onun karşısında da, assubaylar sınıfında ise, kıdemli başçavuşlar ve iki kademeli başçavuşlardır. Bundan önce çıkan bir yasayla, makam tazminatı olarak, generaller ve amiraller bu tazminatlarını almışlardır; yine, üstsubaylardan sayılan yarbaylar ve albaylar makam tazminatlarını almışlardır. Ancak, ne hikmetse, üssubaylardan sayılan binbaşılar ve onların karşılığı assubay sınıfındaki kıdemli başçavuşlar ve iki kademeli başçavuşlar, yasada yazmasına karşın, çıkan yasalarda, kanunlarda derç edilmesine karşın makam tazminatlarını bugüne kadar alamamışlardır.

Daha önce verdiğimiz kanun teklifi -1088 sıra sayılı bu teklif- gündeme alınmıştır. Bunun, bir an önce görüşülmesi konusunda yaptığımız görüşmeler, Meclisimizin 16.3.2006 tarihindeki toplantısında görüşülmüş; burada, bizim yaptığımız bu teklif, üzülerek ifade ediyorum ki, olumlu gerekçeler söylenmesine karşın, Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımız tarafından reddedilmiştir.

Ben, o günkü, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Sayın Eyüp Fatsa'nın bazı cümlelerini size okumak istiyorum: "Arkadaşlar, içerik itibariyle, aşağı yukarı, iki kanun teklifi de birbirine yakın kanun teklifleridir. Eğer, bunlar birleştirilerek komisyonda görüşülürse, komisyonun ve Millî Savunma Komisyonu üyelerinin de buna teklifleri ve düşünceleri ifade edilir, katkıları sağlanırsa, ben öyle zannediyorum ki, parti gruplarının bunların görüşülmesinde ve kanunlaştırılmasında destek olacağı kanaatindeyim. Bunu, ben, kendi Grubum adına da söylüyorum. Bunu, bir samimî kanaat olarak sizinle paylaşıyorum" diyor. Ne zaman söylüyor değerli arkadaşlarım; az önce tarihini verdim, 16.3.2006 tarihinde söylüyor.

Değerli arkadaşlar, ben, Atatürk Orman Çiftliği Yasasına bir ek madde konması konusunda komisyonun altkomisyon üyesiyim. Yıldırım hızıyla geçip gidiyor değerli arkadaşlar ve altkomisyon kararını verdi birkaç gün içinde. Bu, ne kadar zor bir olay ki, martın 16'sından itibaren, bugüne kadar, komisyonlara gitmiyor ve bu, komisyonlardan gelmiyor.

Değerli arkadaşlarım, ben 37 nci maddeyle ilgili doğrudan gündeme alınmasında konuşurken, bu konuda, Adalet ve Kalkınma Partisine teşekkür etmiştim, kendilerini bu konuda, samimî bulmuştum; ama, burada, sizlerin ve milletin huzurunda, burada yanıldığımı ifade ediyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi, burada samimî değilmiş değerli arkadaşlar. Eğer samimî olsalardı, eğer assubayların ve binbaşıların sorunlarında, bunların çektikleri ıstıraplarda, ailelerinin çektikleri ıstıraplarda ve zor koşullarda yaşamlarını idame etmekteki zorlukları anlamada samimî olsalardı, bugün, bu kabul edilir değerli arkadaşlarım. Samimî olmadıklarından dolayı… Ben de onlara, samimî olduklarından dolayı inandığım için, Türk Milletinin huzurunda, ben kendi adıma özür diliyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi, assubaylara ve subaylara verilecek olan makam tazminatları konusunda doğrudan gündeme alınmasını kabul ettiği halde; ama, onlara bu hakların verilmesinde samimî değildir.

Bilemiyorum, subaylarla ve assubaylarla bir sıkıntıları mı var; olmaması gerekir diye düşünüyorum. Onların yurtseverlikleri konusunda, onların özverileri, fedakârlıkları konusunda, sanıyorum, onlar da bizim gibi düşünüyor; ama, küçücük akçalı işlere geldiği zaman, nedense, bu fedakârlıklar, bu can vermeler, bu şehit olmalar gözardı ediliyor değerli arkadaşlarım.

Bir mazeret ileri sürülüyor: "Efendim, Genelkurmay Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı buna karşıdır." Değerli arkadaşlar, bunlar yanlış. Ben, babası da assubay olduğu gerekçesiyle, bu kanuna yardımcı olması konusunda Sayın Meclis Başkanımızla görüştüm. Orada, bu belgeleri beraberce tartıştık. Hiçbir Genelkurmay Başkanının, hiçbir kuvvet komutanının ve Millî Savunma Bakanının, bu yasalardan sağlanacak hakların verilmesi konusunda çekinceleri yoktur. Bunların verilmeleri konusunda, bana verdikleri, soru önergelerine verdikleri cevaplar vardır, Genelkurmay İkinci Başkanının, o zamanki Sayın Başbuğ'un yazıları vardır, Kara Kuvvetleri Komutanının yazıları vardır; hatta demektedirler ki gerekçede: "Eğer, bunlar Maliyeye, Hazineye yük getiriyorsa, biz Millî Savunma Bakanlığı bütçesinden bunları karşılamak durumundayız."

Değerli arkadaşlarım, askerlik zor zanaattır. Askere girerken yemin edersiniz; ülkeye, en sevdiğiniz şeyi, yani, canınızı baştan vermenin yeminini edersiniz, gidersiniz orada da canınızı verirsiniz. Nitekim, kurtuluş savaşlarında, terörle mücadelede bir taş kovuğunda günlerini geçiren bu fedakâr insanlar, şehit olmuşlar, yaralanmışlar, geride bakmaya muhtaç ailelerini bırakmışlardır. İşte, şimdi, onların sizden bir isteği var: Bizim hakkımız olan, yasalarla belirlenen bu hakkı bize verin.

Bakın, arada, bir yarbay ile binbaşının, bir yarbay ile bir assubayın aldığı maaşlarda tam 500 YTL bir fark bulunmaktadır. Diyorlar ki: "assubaylar çok para alıyorlar." Değerli arkadaşlar, assubayların ayda aldığı ortalama maaş 700 milyon lira civarındadır. Eğer bu yasada, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu üyeleri, saygıdeğer üyeler, eğer samimîyse, eğer bu ülkeye can veren insanlarla beraberse eğer onların geride bıraktıkları yetimleri, dulları için bir şey yapmak içlerinden geliyorsa, bu konudaki düşüncelerini biraz sonra biz de göreceğiz, bizi televizyonları başında izleyen, hem bu ulusun evlatları görecek -hem de, şimdi, 1 200 000 kişi şu anda televizyonunu açtı, bu Gazi Meclisten kendilerine bir çare bulunmasını istiyor- onlar da televizyonlarının başında şu anda değerli arkadaşlar.

Ben, tekrar, Meclisin bütün üyelerinin bu konudaki samimiyetlerine güveniyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT BARATALI (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun.

BÜLENT BARATALI (Devamla)Bu insanlar, her yerde, vatanları için en kutsal, en aziz canlarını verdiler; Gabar Dağlarında da verdiler, Tendürek Dağlarında da verdiler. Eğer, Sayın Başbakan, ileri harekât emri verdiği zaman -ki, o istemezse bir uçak bile yasalara göre sınırlarımızın dışına çıkmaz- eğer "Kandil Dağını da temizleyin" emri sizlerden gelirse, onlar, daha önce verdikleri aziz canlarını, bu ülkenin bekası için, geleceği için, bütünlüğü için hazır ve televizyonlarının başında sizi izliyorlar değerli arkadaşlarım.

Bu düşüncelerle, doğrudan gündeme alınması konusunda ve öncelik verilmesi konusundaki duygularınıza onlar adına sesleniyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 25 Mayıs 2006

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook