T.c. hükümeti ile abd hükümeti arasında yayılmanın önlenmesi amaçlarına yönelik yardım sağlanmasının kolaylaştırılması için işbirliğne ilişkin anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s 1147)
Antalya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 107. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Mayıs 2006 · 782 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Dülger (AK Parti), 25 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. HÜKÜMETİ İLE ABD HÜKÜMETİ ARASINDA YAYILMANIN ÖNLENMESİ AMAÇLARINA YÖNELİK YARDIM SAĞLANMASININ KOLAYLAŞTIRILMASI İÇİN İŞBİRLİĞNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S 1147)); konuşma 782 kelime.
Mehmet Dülger (AK Parti, Antalya). “T.c. hükümeti ile abd hükümeti arasında yayılmanın önlenmesi amaçlarına yönelik yardım sağlanmasının kolaylaştırılması için işbirliğne ilişkin anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s 1147)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-dulger-22-2006-05-25-t-c-hukumeti-ile-abd-hukumeti-arasinda-yayilmanin-onlenmesi-amaclarin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET DÜLGER (Antalya)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bu anlaşma üzerine, birkaç husus üzerine açıklama yapmak istiyorum müsaade ederseniz.
Bir kere, bütün arkadaşlarımın emin olmalarını istirham ediyorum ki, hakikaten, Komisyonumuz son derece titizlikle çalışmaktadır.
Bu anlaşma huzurumuza geldiği zaman, metinde görüldüğü üzere "Türk Hükümeti ile Amerikan Hükümeti Arasında Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına Yönelik…" Ne demek istediği belli değil. Önce, bu anlaşmayı biz geri gönderdik ve düzgün ismiyle geldi önümüze. İsmi "Türkiye ile Amerikan Hükümetleri arasında kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi amaçlarıyla ilgili anlaşma" diye düzeldi. Yayılmanın ne demek olduğu belli değil; bir.
İkinci belirtmek istediğim husus: "Çift kullanımlı malzemeler" diye bir fikir var ortada. Çift kullanımlı malzemeler, arzu edilmeyen kullanıcılara yayılması bakımından, yani, kitle imha silahı yapabilmek için, başka şekilde de kullanılabilecek şekilde, Türkiye'den geçip başka yerlerde monte edilerek kitle imha silahı haline döndürülecek olan silahların imalatına engel olmayı önleyen bir anlaşma ve aslında, bu anlaşma, kitle imha silahları üretimi konusunda. Zaten, biz bunun yayılmasını önleyici şeye tarafız. Orada, bizim, ayrıca, bir büyük manifesto halinde bütün fikirlerimizi söylememize ihtiyaç yok, bu bir tali anlaşmadır; silahsızlanma anlaşması değil; ilkeli bir politika izlendi mi izlenmedi mi diye bir yere bakma zarureti yok. Bu anlaşma, kitle imha silahlarının malzeme ve ekipmanlarının yasadışı yollardan ülkemize girmesi, satılması, dışarıya çıkması, ülkemizde veya ülkemizin dışında monte edilerek kitle imha silahlarının ortaya çıkarılmasını engelleyici bir anlaşmadır. İkinci derecede bir anlaşmadır.
Sevgili, Sayın Onur Öymen'in burada ifade etmiş olduğu büyük anlaşmaların içerisinde zaten biz varız, hep beraber gidiyoruz. Bu, buralarda, bu çeşit imalatın yapılmasını önlemeyi öngören bir anlaşmadır. Kitle imha silahlarının yayılmasını önleme amacını görüyoruz.
Bugünkü tehdit algılamaları, kitle imha silahlarıyla mücehhez terör örgütlerinin eylemde bulunma senaryosu üzerine odaklandı. Dolayısıyla, anlaşmanın terörle mücadele olgusuyla dolaylı da ilintisi var; oradaki şeyi söylemek istiyorum.
Bir: Anlaşmamızın, bu anlaşmanın ülkemize sağlayacağı çok önemli faydalar var. İhracat ve transit ticaretin kontrolü alanında lisans ve uygulama kurumlarımız, uzmanlık ve teknik malzemeden yararlanma imkânına kavuşacaklar. Bizim, bunları, kontrol etmek, bilmek, ne işe yarayacağını anlayacak, hem deteksiyonu yapacak hem de bu şeylerin önlenmesini temin edebilecek bilgide insanımız yok.
İki: Bu konuda teçhizatımız yok. Bu anlaşma yoluyla, insanlarımızı eğitme ve teçhizat alma imkânı bulabileceğiz. Anlaşmanın aciliyetinde -biraz bunda- bir an evvel, bu konuda tahsis edilecek imkânların elimize gelmesi meselesi var.
Mal tespiti alanında çok ciddî eksiklerimiz var. Bunun neticesi, kitle imha silahı yapımı alanında kullanılan radyolojik, kimyasal, biyolojik içerikli veya yüksek teknoloji ihtiva eden malzemeler ülkemize girebilmekte veya ihraç edilebilmektedir; bunu önlemek söz konusudur. Sadece kitle imha silahlarının bölgemizde yayılması değil, halk sağlığı açısından da sakıncalı sonuçlar doğabileceği takdir buyurulacaktır.
Amerika, 40'ın üzerinde ülkeyle bu tür anlaşmalar yaptı. Bunlar arasında, Polonya, Bulgaristan, Romanya, Slovenya, Estonya, Letonya, Litvanya gibi müttefiklerimiz de bulunuyor. Burada izlenen kriter, ülkelerin kitle imha silahları yapımında kullanılan hassas malzemelerinin gayrikanunî ticaret yolları üzerinde bulunup bulunmadığıdır. Ayrıca, ülkelerin, ihracat kontrol sistemlerinin yeterli olup olmadığı göz önünde tutulmaktadır. Bu nedenle, ülkemiz, seçilen ülkeler arasında yer almaktadır. Bu, birinci husus. Bir tanesi de, coğrafî özellik var. Muhalefet noktasında, anlaşmaya muhalefet noktasının en önemli şeylerinden bir tanesi "Türkiye haricinde, diğer NATO ülkeleriyle bu tip anlaşma imzalanmamıştır” diyor. NATO ülkelerinin çok büyük bir kısmı, bizim çevremizde yer alan ülkeler gibi ülkeler ile şüphe celp eden ülkeler arasında olmadığı için bizimle özel olarak imzalıyor; çünkü, asıl, bu gelen malzeme, bizim üstümüzden gidip, bu diğer ülkelerde ve terörizmle yakinen meşgul olan ülkelerde bir kitle silahı imalatı imkânı tanıyor.
Bu anlaşmanın, üç yıl için geçerli olacağını söylemem lazım geliyor.
Anlaşma, yukarıda belirtilen eksiklerimizin giderilmesiyle amacını yerine getirmiş olacaktır.
Önemli başka bir husus da, hassasiyet gösterdiğimiz bir husus, gözden geçirme hususunda kullanılabilecek şeyi söylemem lazım. Yardımın gözden geçirilmesi, Amerika tarafının tek taraflı tasarrufuyla kullanılabilecek bir unsur değildir. Amerikalı uzmanların yardımı gözden geçirebilmesi için, önce Türk makamlarının onayının alınması lazım gelir. Gözden geçirmenin şartları, kapsamı ve amaçları ancak Türk makamlarının onayının alınmasını takiben tespit edilecek. Bu çerçevede, Amerikalı uzmanların gümrüklerimize yerleşeceği iddiası doğruyu yansıtmıyor. Esasen, anlaşmanın 3 üncü maddesi bu hususları açıkça karara bağlıyor. Burada net olarak görülüyor ki, yardım kullanımının gözden geçirilmesi şu şekilde yer alıyor: "Makul talep üzerine, Birleşik Devletler temsilcilerinin, bu anlaşma çerçevesinde sağlanan herhangi bir yardımın kullanımı, anlaşmanın yürürlükte bulunduğu süre içinde yardımın bulundurulduğu veya kullanıldığı yerde izlemesine izin verilir." Bu da, Türk otoritelerinin mutabakatı alındıktan sonra.
Başka bir hususu dikkate almak lazım geliyor; o da, gözden geçirme talebinin anlaşmanın yasal süresi olan üç seneyle sınırlı olmasıdır. Denetim, belirli şeylerde önceden haber verilmek suretiyle malzemenin kullanımı üzerine yapılacaktır; eğer, malzeme kullanıma imkân vermeyecek halde bozulmuş, eskimiş ve düzeltilmesi lazım geliyorsa, bunun içindir, başka bir amacı yoktur.
Bu konulardaki hassasiyetimizin devam ettiğini ve en az, yine, arkadaşlarımızın gösterdiği hassasiyet kadar, takdire değer hassasiyet kadar hassasiyet gösterdiğimizin, bütün milletvekili arkadaşlarımız tarafından bilinmesini, ayrıca, önemle rica ediyorum.
Bu vesileyle, hepinize saygılara sunuyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 25 Mayıs 2006