Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 115. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Haziran 2006 · 502 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bülent Baratalı (CHP), 14 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI (S.S 1206)); konuşma 502 kelime.
Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2006-06-14-kamu-denetciligi-kurumu-kanunu-tasarisi-s-s-1206-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BÜLENT BARATALI (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 1206 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısının 2 nci maddesi konusunda verdiğimiz önerge üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Bu düşüncelerle, Yüce Meclise saygılar sunuyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu 2 nci madde, özensiz bir düzenleme şeklinde hazırlanmış bulunmaktadır. Birincisi, yasalar, hepimizin bildiği gibi, iki ayrı metotla yapılır: Bunlardan bir tanesi soyut metottur, diğeri de kazuistik metottur. Soyut metotta, çok fazla, maddelere gerek kalmaz. Kanunun konuluş amacı dediğimiz, ratio legis dediğimiz amaç belirtildikten sonra, madde sıralamalarına geçilmeden bir düzenleme yapılır. Bu, şimdiki çağdaş metottur. Oysa, kazuistik metotta, konuluş amacı konduktan sonra, çok uzun şekilde ve teferruatlı bir şekilde düzenleme yapılır. O nedenle, 2 nci madde, biraz kazuistik düzenlemesi yapmıştır. O nedenle, çağdaş metot olan soyut metodun burada kullanılması gerekirdi diye buna karşı çıkıyoruz. Özellikle kanun yazma tekniği açısından da, düzenleme metni, tam anlamıyla hüküm ifade eder şekilde değildir. O nedenle, bunun geri çekilerek yeniden düzenlenmesi ve yeniden, bir şekilde tedvin edilmesi gerekmektedir.
Bir diğer konu da değerli arkadaşlar, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1 inci maddede konuştuğumuz, ama, yine, 2 nci maddede de olması gereken, yeni bir, çağdaş bir deyimden bahsetmek istiyorum: Bu da "yerindelik" deyimidir.
Ben, konuşmamın, daha doğrusu yasanın geneli üzerinde, tümü üzerinde konuşurken, yerindelikten ne anlamamız gerektiğini burada kısaca ifade etmek istemiştim. Bunu, tekrar, yinelemek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yerindelik, idarî yargıda, bizim anladığımız anlamda yerindelik değildir, buradaki yerindeliğin anlamı çok değişiktir. İdarî yargıdaki yerindelik, bir üst organın alt organ yerine geçerek bir tasarrufu yapmasıdır. Buna, biz, idare hukukunda "yerindelik denetimi" diyoruz. Yerindelik denetiminin ne kadar sakıncalı olduğunu daha önce de gördük. O nedenle, idare hukukundaki yerindelik denetimi ile burada görüşülen yerindelik denetimini birbirinden ayırt etmek gerekmektedir.
Kamu denetçiliği yasasında geçen yerindelik denetimiyse, ki, 1 inci maddede verilen önergelerle, özellikle, Sayın Bursa Milletvekilimiz burada belirttiler; buradaki yerindelik, çağdaş anlamıyla şu demektir: Yönetsel işlemde, yani, idarî bir tasarrufta yerindelik, herkesin durumuna uygun bir sonuç elde etmesinin sağlanmasıdır. Yani, ikisi arasında, bizim anladığımız, bugüne kadar olan yerindelik anlamı ile bu yasadaki yerindelik anlamı arasında çok büyük bir fark vardır. Buradaki yerindelik, herkesin kendine uygun, kendi düşüncesine göre, kendi ifadesine göre, kendine uygun bir davranışı istemesidir veya idarî tasarrufu istemesidir. Bu, bu yasanın çok önemli konularından birisidir.
Etkenlik ilkesi ise, kararın gereksinme duyulduğu anda verilmesi ilkesidir. Yani, siz, bu karardan memnun olmanız için istediğiniz zaman da bu kararı elde etme olayına da etkenlik ilkesi denmektedir. Şimdi, Yedinci ve Sekizinci Kalkınma Planlarında ve 57 nci Hükümetin hazırladığı tasarıda etkenlik ilkesi çok güzel düzenlenmiştir; ama, burada, etkenlikten bahsedilmemesi bu yasanın eksiklerinden biri olarak görülmektedir. Belki ilerleyen maddelerde değişik önergelerle, yerindeliği ve etkenliği, onun arkasından gelen saydamlığı, hakkaniyet ilkesini, davranışları da buraya koymanın gerekli olduğunu düşünüyorum; ancak, bunlar bu yasanın içine girebilirse…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT BARATALI (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Baratalı.
BÜLENT BARATALI (Devamla)Son cümlemi söylüyorum.
Yerindelik, hakkaniyet, davranışlar ilkesi de konabilirse, yasanın daha güzel çıkabileceğini düşünüyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 14 Haziran 2006