Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2026 · 595 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Burak Akburak (İYİ Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 595 kelime.
Burak Akburak (İYİ Parti, İstanbul). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/burak-akburak-2026-11-04-tutanak-metni (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91350
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BURAK AKBURAK (İstanbul)Sayın Bakan, Sayın Başkan, kıymetli bürokratlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakanım, Bakanlığınızın bütçesini değerlendirirken üç önemli mesele üzerinde durmak istiyorum. Birincisi, ihracatımız artmasına rağmen büyümeye devam eden dış ticaret açığımız; ikincisi, artan maliyetler ve finansman sıkıntısıyla mücadele eden esnafımız; üçüncüsü ise piyasa denetimlerinin vatandaşımızın günlük hayatına ne ölçüde yansıdığı. Bu konularda Bakanlığınızın 2027 yılı hedeflerini ve atmayı planladığı adımlarını öğrenmek isterim.
Öncelikle, dış ticaret verilerine bakalım. 2026 yılının ilk dokuz ayında ihracatımız yaklaşık 211 milyar dolar, ithalatımız ise 282 milyar dolar olmuş; dış ticaret açığımız geçen yılın aynı dönemindeki 67,2 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselmiş. Dikkat çekici olan, enerji ve altını dışarıda bıraktığımızda da açığın büyümeye devam etmesi yani ihracatımız artıyor ancak dış ticaret dengemizde beklediğimiz iyileşmeyi sağlayamıyoruz. İhraç ettiğimiz ürünlerde ne kadar yerli katma değer oluşturduğumuzu ve üretimde dışa bağımlılığı ne ölçüde azaltabildiğimizi değerlendirmemiz lazım. İhracatçımızın rekabet gücünü artırırken ithal girdilere bağımlılığımızı azaltacak politikalara da ağırlık vermemiz gerekiyor. 2027 yılında bu konuda hangi somut hedefleri belirlediniz?
Bir diğer önemli konu, esnafımızın içinde bulunduğu durum. Bugün küçük esnafımız yalnızca kazancını artırmanın değil iş yerini açık tutabilmenin hesabını yapıyor. Artan kira, enerji, personel ve diğer işletme giderleri karşısında kâr marjları eriyor, finansmana erişim ise giderek güçleşiyor. Bakanlığınızın verilerine göre, 2025 yılının ilk sekiz ayında yaklaşık 171 bin olan hazine destekli esnaf kredisi kullandırma sayısı 2026'nın aynı döneminde 138 bine gerilemiş yani esnafımızın finansmana en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde kredi kullandırma sayısı yaklaşık yüzde 20, yüzde 19 azalmış. Elbette sağlanan toplam kredi tutarı da önemli ancak bu desteğin kaç esnafımıza ulaşabildiğine de bakmamız gerek. Öncelikle, özellikle mahalle esnafımızın büyük zincirler karşısında rekabet edebilmesi için uygun koşullarda finansman erişiminin kolaylaştırılmasını önemli buluyorum. 2027 yılının esnaf kredilerinin faiz, vade ve kullanım şartlarında nasıl bir iyileştirme öngörüyorsunuz Sayın Bakanım? Kredi vermek kadar o esnafın o krediyi ödeyebilecek durumda olması da çok önemli çünkü bugün birçok küçük işletmemiz borçlarını öderken bir yandan da çalışanlarının maaşını, kirasını ve diğer giderlerini karşılamaya çalışıyor. Esnafımızın ayakta kalması yalnızca kendi geçimi açısından değil sağladığı istihdam ve ülke ekonomisine katkısı bakımından da önemli.
Bir konu da fındık ihracatımızla ve fındık ticaretimizle ilgili konuşmak istiyorum. Benim memleketim Karadeniz, Giresunluyum. Özellikle üreticilerimiz çok zor durumda. Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye hizmetleri, patoz; bunlar, bu maliyetler bizim üreticimizin belini bükmüş durumda. Niye? 2025 yılında serbest piyasada ilk açıklanan fiyat 350 liraydı, ondan sonraki, bu seneki en düşük fiyatsa 160 lira yani arada 190 lira fark var, yüzde 54 düşmüş durumda; giderler artıyor, girdiler artıyor fakat kazanç düşüyor. TMO 255 lira fiyat açıkladı fakat 255 liradan fındık verebilen üretici sayısı yüzde 20, diğer yüzde 80'i tüccarın eline düşüyor. Tüccar da şöyle sıkıntılı: Geçen seneki ekonomik giderler ve maliyetlerden dolayı da ellerinde fazla para olmadığı için de düşük fiyattan bunu değerlendirmeye çalışıyor. Fındık çok hayati bir üretim aracı Türkiye için. Zaten, özellikle Karadeniz'de bahçelerimiz yaşlanıyor, yeni alanlar açamıyoruz. Aynı zamanda, bir de her şey fındıkta; adam çocuğunu evlendiriyor, beyaz eşya dükkânına borçlanıyor. Beyaz eşya dükkânındaki adam niye buna borç veriyor? Çünkü ona fındıktan para geleceğini zannediyor, düşünüyor ama bu sarmala girdikleri zaman ne para var ortada ne de hak edilen bir ücret var. Dolayısıyla lütfen, çok rica ediyorum; özellikle fındık üreticilerimiz, narenciye üreticilerimiz... Onlar da Rusya'nın, biliyorsunuz, yolları kesmesinden dolayı mallarını ulaştıramıyorlar. 3-4 tane firma haricinde bütün narenciye üreticileri, limon, portakal, mandalina üreticileri çok zor durumda ve batma noktasına geldiler. Krediye ulaşmaları lazım ama bankalarımız kredi verirken de aman, daha önceden bir kredisi var mı, borçları var mı diye bakıyor. Ya, borcu olmayan esnaf yok ki zaten, o adam nasıl kredi alacak? Dolayısıyla bankalarımızın ve Hükûmetimizin destek vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Çok teşekkür ediyorum, sağ olun.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
84 konuşma daha · 4 Kasım 2026