Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan tas.( s.sayısı:180 )
Diyarbakır Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 96. Birleşim · 1. yasama yılı · 19 Haziran 2003 · 555 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cavit Torun (AK Parti), 19 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KAN TAS.( S.SAYISI:180 )); konuşma 555 kelime.
Cavit Torun (AK Parti, Diyarbakır). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan tas.( s.sayısı:180 )”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 19 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cavit-torun-22-2003-06-19-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kan-tas-s-sayisi-1 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım.
Ben de, diğer hukukçu arkadaşlarım gibi, tasarının 1 inci maddesiyle değiştirilen Türk Ceza Kanununun 453 üncü maddesinin yasa metninden çıkarılmasından yana görüş beyan etmek istiyorum; zira, yeni doğmuş olan bir çocuğun, canice, annesi tarafından öldürülmesini kabul etmenin hiçbir şekilde imkân ve ihtimali bulunmuyor. Tasarının ileride görüşeceğimiz maddelerinden bir tanesinde "namus cinayeti" olarak bildiğimiz cinayetlerle ilgili yasa maddesi, yasa metninden bütünüyle çıkarılıyor. O maddenin yasa metninden çıkarılıyor olmasına rağmen, bu maddenin yasa metninde kalmış olmasını anlamanın imkânı yok; zira, yarın öbür gün, böyle bir dava hâkim huzuruna geldiğinde, çocuğunu öldüren kadın, ileride ağır tahrik hükümlerinden yararlanacak ve sekiz yıllık ceza çok hafif bir şekilde geçiştirilmiş olacak.
Tasarının bu kısmıyla ilgili görüşümü açıkladıktan sonra, genel olarak bazı konulara değinmek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye uzun zamandan beri kabuk değiştirmeye, demokrasiyi ülkeye yerleştirip, hâkim kılma ve Batı ülkelerinde olduğu gibi insanı yüceltip, yükseltme azmi içerisinde bulunuyor. Bu azim ve gayrete katılmaktan büyük onur duyuyorum. "İnsanı yücelt ki, devlet yücelsin" felsefesinin temeli de budur. Biz, yıllarca, devleti yüceltelim ki, insanımız da yücelsin azim ve gayreti içerisinde olduk; ancak, devleti yüceltirken, insanımızı küçümsedik ve devleti payidar kılmanın yolunu, insan haysiyet ve onurunun çiğnenmesinde bulduk. Yasalarımızı ona göre dizayn ettik. Demokrasimiz bu uygulamalardan çok yara aldı ve neredeyse her geçen on sene kerahet vaktinin doğumu gibi algılandı. Bu türden olan her doğum, ülke ve insanımızın bahtının kararmasına neden oldu. Şimdilerde ve özellikle 3 Kasım seçimlerinden sonra, insanlarımızın demokrasi bilinçlerinin geldiği seviyeden herkesin önemli dersler çıkarması gerekiyor; bu, ülkenin ufkunun, milletin bahtının açıldığını gösteriyor. Buradan alınan güçle, ardı arkasına uyum paketleri Yüce Meclisin gündemine geliyor. 22 nci Dönem Parlamentosu Beşinci Uyum Paketini çıkardı, altıncısını bugün çıkaracağız.
Bu paketle çok önemli değişiklikler yapılıyor. Şimdiye kadar anadilde yayın yapılması ve konuşma özgürlüğü verilmesi konusunda görüş ve fikir beyan edenler, çok ıstırap çektiler; binlerce insanın hapishane köşelerini boyladığını biliyoruz, halen de bu iş devam ediyor.
Düşünce, fikir ve inançlar önünde Türkiye'de büyük engeller var. Yapılan değişiklikler yeterli olmamakla birlikte, önemli aşamaları bir bir katediyoruz. Ancak, bütün bunları, Avrupa Birliğiyle uyum yasaları biçiminde getirmemiz ve bu konularda bugüne kadar gecikmemizin kabul edilebilir yanı yoktur.
Ben, tüm bu değişikliklerin, bu ülke insanının ihtiyacı olduğu için yapılmasını bekler ve dilerdim; fakat, bugün, hâlâ, bu noktaya, Avrupa Birliğine uyum sayesinde gelmiş olmamızın mutluluk verdiğini de asla unutmamalıyız.
Bu ülkede azınlıkların değil, çoğunlukların bile inanç, düşünce ve fikir özgürlüğünün bulunmadığı bir vakıadır. Bu yönde ileri sürülen aksi fikirler, mızrağın çuvala sığdırılmasına yetmemektedir. Hâlâ, binlerce kız öğrenci inançları sebebiyle özgürce okullarına gidememekte, mağduriyet ve mahzuniyet, sabır taşlarını çatlatacak duruma gelmiş bulunmaktadır.
Yine bu ülkede, ilköğretim okullarını bitirmemiş olan çocuklarımız, inançlarının kitabını serbestçe, gidip, okuma imkânını bulamıyorlar.
Umarım ve dilerim, bundan sonraki paketlerde, ülkenin Avrupa Birliğine uyumu çerçevesinde, önündeki tüm engelleri kaldırmak için elinden gelen çabayı göstermek ve ileri adımlar atmak görevimiz olacaktır.
OYA ARASLI (Ankara)Maddeyle ilgili konuşsun.
CAVİT TORUN (Devamla)Hemen kabul edelim ki, ordumuza büyük saygı duyuyoruz, onun kılına dokunacak hiçbir tavrı kabul etmemizin imkânı yoktur; ancak, Millî Güvenlik Kurulunun bugünkü yapısıyla, Birliğe katılımın imkânsız olduğunu da hiçbir zaman gözden ırak tutmamalıyız. Bununla işin şöyle bir yanı ortaya çıkıyor. (CHP sıralarından gürültüler)
İSMET ATALAY (İstanbul)Maddeyle ne alakası var.
CAVİT TORUN (Devamla)Biz, başkalarının evinde pijamalarımızla dolaşamayız.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 19 Haziran 2003