Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 120. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Eylül 2004 · 456 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 15 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 456 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 15 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-09-15-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, bu maddeyle ilgili müsaade ederseniz kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
BAŞKANBuyurun Sayın Bakanım.
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Gerçekten de, yürürlükteki Ceza Kanununun 312 nci maddesinin, bugün, bu tasarıda 216 ncı madde olarak düzenlenmiş olması, yürürlükteki yasa açısından hak ve özgürlüklerin, özellikle bu manada özgürlük açısından çok önemli bir açılım getirdiğini burada ifade etmek istiyorum. Aslında, biraz evvel reddettiğimiz önerge ile bu önerge arasında özü itibariyle çok fazla farklılık yok; ancak, reddettiğimiz önerge ceza hukuku tekniği açısından usulüne uygun yazılmadığı için, biraz daha popülist bir yaklaşımla kaleme alındığı için, biz reddettik. Değilse, biz, burada, kabul edeceğimiz -ümit ediyorum- bu önergeyle hak ve özgürlükler açısından "açık ve yakın tehlike" kavramını getirmiş olmakla hem Amerikan Yüksek Mahkemesinin hem de sık sık atıfta bulunduğumuz İnsan Hakları Mahkemesinin kullandığı kavramı buraya derc etmiş oluyoruz. Geçmiştekilerden çok farklıdır. Özellikle "bu Ceza Kanunu hiçbir şey getirmiyor" diyenler açısından, geçmişte Türkiye'de demokrasi açısından sıkıntı çıkaran bu maddenin "açık ve yakın tehlike" kavramını madde metnine dahil etmesi suretiyle, geriye dönük bütün hesabı kapatmış durumdadır. İnanıyoruz ki, zaten, 312 nci maddenin uygulaması bakımından geçtiğimiz süreçte, demokratikleşme sürecinde çok önemli adımlar atılmıştır. Artık, eskiden olduğu gibi yüzlerce dava bundan dolayı mahkemelere gelmiyor ve eskiden olduğu gibi çok mahkûmiyet kararları da verilmiyor; ama, biz, bütün bunların ortadan kalkmasını istiyoruz. Fikir özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün olabildiğince serbest olmasını istiyoruz. Onun için de, uluslararası kriter olan İnsan Hakları Mahkemesinin uzunca bir zamandan beri içtihat haline getirdiği, Amerikan Federal Mahkemesinin içtihat haline getirdiği ve bizim ceza hukukumuzda da sana göresi bana göresi olmayan bir kriteri getirmiş oluyoruz "açık ve yakın tehlike" tabirini, kavramını buraya sokmuş olmakla.
Bunun daha ilerisi olabilir miydi; şüphesiz, belki olabilirdi; ama, açık ve yakın tehlikenin de, zaten, neyi ifade ettiği açık. Bir önceki önergede deniliyor ki: "Açık ve mevcut tehlike." Zaten, tehlike mevcutsa, suç teşekkül etmiş demektir. Yani, kamu güvenliğinin tehlikeye maruz kaldığı açıktır; çünkü, mevcut; bunun hesabı kitabı yok. Dolayısıyla, suç teşekkül etmiş, cezası verilecek. Halbuki, biz, burada, ondan çok daha önemli bir kriteri, uluslararası hukukta da kabul edilmiş bir kriteri koyuyoruz. Bunun anlamı şunun için de önemlidir: Eğer, Türkiye, İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini kabul etmiş olmasaydı, belki, başka türlü düşünülebilirdi; ama, Türkiye'de, artık, insanlarımız da biliyor ki, ifade özgürlüğü önünde, şu veya bu şekilde, herhangi bir kararın verilmiş olması halinde, zaten, İnsan Hakları Mahkemesinden bu neviden kararlar dönüyor. Hep ifade ettik; bundan böyle, yanlış kararlar Strasbourg'tan dönüyor. O sebepledir ki "açık ve yakın tehlike" hâkimlerimizi, bunu uygulayacak olanları da büyük ölçüde tereddütten kurtaracak. Fikir özgürlüğü, ifade özgürlüğü önündeki, yürürlükteki 312 nci maddedeki bir ihtimali de ortadan kaldırmış oluyoruz. İnşallah, bundan sonra, Türkiye daha özgür olur. İnşallah, bu maddelerin uygulanmasına hiç ihtiyaç kalmadan, Türkiye'de herkes fikirlerini, düşüncelerini, tenkit hudutları içerisinde rahatlıkla söyleyebilir.
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 15 Eylül 2004