İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 120. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

Mustafa Nuri Akbulut

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 120. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Eylül 2004 · 569 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti), 15 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 569 kelime.

Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti, Erzurum). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 15 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-nuri-akbulut-22-2004-09-15-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 149 uncu maddesiyle ilgili olarak, Ak Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, yürürlükte olan Türk Ceza Kanununda en ağır cezayı gerektiren suçlardan biri de yağma suçudur. Gerçekten, Türk Ceza Kanununun 495 ve 496 ncı maddelerinde düzenlenen yağma suçunda, bir şahsa karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanılarak malının gasbedilmesi halinde, sanığa on yıldan yirmi yıla kadar, suçun geceleyin veya silahla işlenmesi halindeyse onbeş yıldan yirmi yıla kadar ağır hapis cezası verilmektedir ve gasp suçuna konu olan malın değeri ne kadar az olursa olsun, herhangi bir indirime tabi tutulmamaktadır. Bu nedenle, örneğin, bir şahsa karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanan bir sanığın, mağdurdan, birkaç milyon lirayla ifade edilebilecek bir malı veya parayı alması halinde, mahkemeler, sanığa, en az on yıl ağır hapis cezası vermek durumunda kalmaktadır. Genelde daha genç sanıkların işlediği -çocuksu heves, gençlik özentisi, cahillik sonucu işlenen -bu suçlar nedeniyle verilen bu ağır hapis cezaları, çoğu zaman, hem kamu vicdanında hem de bu suça muhatap olan insanlarda büyük rahatsızlık uyandırmaktaydı.

Kanaatimce, yeni Türk Ceza Kanunu Tasarısında, cezası, hem günün koşullarına hem çağdaş değerlere hem de hakkaniyete uygun olarak düzenlenmiş suçlardan biri de, yağma suçudur. Bildiğiniz üzere, görüşülmekte olan tasarının 148 inci maddesinde, yağma suçunun cezası, hâkime, işlenen suçun özelliğine göre, sanığın kastının yoğunluğuna, suçun işleniş yer ve zamanına, amacına uygun olarak geniş takdir hakkı tanınmak suretiyle, eskiden on yıl ilâ yirmi yıl olan ağır hapis cezası, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası olarak değiştirilmiştir.

Yine, bu yasada çok önemli bir yenilik, mala karşı işlenen diğer suçlarda olduğu gibi, suç konusu malın değerinin hafif olması durumunda da mahkemeye, verilecek cezada 1/3 ile 1/2 arasında indirim yapabilme yetkisini vermektedir; yani, bu duruma göre, önceden birkaç milyon liralık bir parayı veya malı gasbeden kişiye on yıldan az ceza verilemezken, yasanın yürürlüğe girmesi halinde bu sanığa üç yıl hapis cezası verilebilecektir.

Hepinizin bildiği gibi, sanık lehine olan yasalar, bütün sanıklar için uygulanmak zorundadır. Bu görüşülmekte olan tasarının 345 inci maddesinde, yayımından bir yıl sonra bu yasanın yürürlüğe gireceği belirtilmektedir.

Şimdi, bu durumun, uygulamada, gasp, yağma suçu açısından çok büyük karışıklıklar doğuracağı kanaatindeyiz. Nitekim, inşallah görüşülüp de bir hafta içerisinde Meclisten çıkacak olan bu yasa tasarısının yayımlanmasından bir yıl sonra yürürlüğe gireceğini bütün uygulayıcılar -mahkemeler- bilecektir. Bunun, hem görülmekte olan derdest davalara hem de kanunun yayımından sonra işlenecek olan suçlarla ilgili davalara çok büyük etkisi olacaktır. Mahkemelerin, bir anlamda, yağma suçuyla ilgili olarak, uygulamada elleri kolları bağlanacaktır. Hâkim, sanığın tutukluluk durumunu gözden geçirirken, birkaç ay sonra yürürlüğe gireceğini bildiği sanık lehine olan hükümleri görmezden mi gelecektir? Mahkemenin bunu görmezden gelmesi, insan haklarıyla ne derece bağdaşacaktır? Kanun, bu haliyle yayımlandıktan bir yıl sonra yürürlüğe girecekse, bu arada, yasanın yürürlüğe girmesi halinde işlediği gasp suçlarından dolayı yasal durumu yeniden belirlenmek zorunda olan sanığın belki de infaz işlemleri tamamlanacak, infazı tamamlanacaktır. Yasanın hakkında uygulanması halinde, tahliyesini düşündüğümüz bir sanığa "tamam, bu yasa çıktı; ama, bir yıl daha beklemek durumunda kalacaksın" demek adalete ne derece uygun olacaktır; bunların değerlendirilmesini Yüksek Heyetinizin takdirlerine sunuyorum ve özellikle yağma suçuyla ilgili olarak, hakikaten, toplumun çok büyük bir kesimi tarafından büyük bir ihtiyaç olarak beklenen bu yasadaki yağma hükümlerinin yürürlüğüne öncelik tanınmasını ve yağmayla ilgili hükümlerin, hem bazı şahısların mağduriyetlerine sebep olunmaması hem de mahkemelerde, Yargıtayda dosya yığılmasına neden olunmaması ve uygulamada tereddütler doğurmaması bakımından yağma hükümlerinin yasanın yayımı tarihinde yürürlüğe girmesini takdirlerinize sunuyorum ve bu vesileyle hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 15 Eylül 2004

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook