İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 70. BİRLEŞİM · SALI

Iğdır mv. dursun akdemir'in, 657 sayılı devlet memurları kanununun 117 ncı maddesinin başlığı ve ikinci fıkrasının değiştirilmesi hk kanun teklifinin (2/326) doğrudan gündeme alınması

Dursun Akdemir

Iğdır Milletvekili ·

Genel Kurul, 70. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Mart 2005 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dursun Akdemir, 15 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IĞDIR MV. DURSUN AKDEMİR'İN, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNUN 117 NCI MADDESİNİN BAŞLIĞI VE İKİNCİ FIKRASININ DEĞİŞTİRİLMESİ HK KANUN TEKLİFİNİN (2/326) DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASI); konuşma 481 kelime.

Dursun Akdemir (Iğdır). “Iğdır mv. dursun akdemir'in, 657 sayılı devlet memurları kanununun 117 ncı maddesinin başlığı ve ikinci fıkrasının değiştirilmesi hk kanun teklifinin (2/326) doğrudan gündeme alınması”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2005-03-15-igdir-mv-dursun-akdemir-in-657-sayili-devlet-memurlari-kanununun-117 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 13.10.2004 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunmuş olduğum; ancak, Başkanlıkça havale edildiği komisyonda bugüne kadar görüşülmeyen (2/326) esas numaralı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 117 nci maddesinin değiştirilmesine dair kanun teklifimin, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasıyla ilgili olarak vermiş olduğum önergem üzerinde söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, sözlerime başlamadan önce, siz değerli milletvekillerini ve Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bugün, burada, ben, bir hekim milletvekili olarak, ayrıca, 14 Mart Tıp Bayramı, Sağlık Haftası olması nedeniyle, siyasetçi bir hekim olarak düşüncelerimi, sizlerle, kısaca, paylaşmak istiyorum; bu nedenle, Sayın Başkanın da hoşgörüsünü diliyorum.

Ülkemizde çağdaş tıp, Mektebi Tıbbiyei Şahaneyle başladı 14 Mart 1827'de. Düşünün, 1919'da İstanbul işgal altında, tıbbiyeliler tepki olarak 14 Mart Tıp Bayramı olarak 14 Martı kutluyorlar. Bu, hekimler açısından önemli bir nokta olduğu için belirtmek istiyorum. Tıbbiyelilerin bu yiğitçe davranışını, bugün, bu kutsal çatı altında meslektaşları olarak övünçle kutluyorum.

Sevgili meslektaşlarım, içinizden gelen biri olarak biliyorum ki, şu anda, altyapısı yetersiz sağlık sisteminin sağlık kuruluşlarının herhangi birinde gecenizi gündüzünüze katarak, uykusuz kalarak, gerektiğinde aç ve susuz kalarak, bazen de yaşamınızı hiç sayarak salla Zap Suyunu aşıp hastalarımıza ulaşıyor, çocuklarımıza aşılar yapıyorsunuz. Bu çalışmalarınızdan dolayı siz saygıdeğer meslektaşlarımı övünçle ve gururla buradan kutluyorum. Bu arada tüm doktorlarımızın yanında, hemşirelerimizi, diş hekimlerimizi, eczacılarımızı ve diğer sağlık mensuplarını şükranla anıyorum. Eğitim veren tıp hocalarımızı buradan saygıyla anmak istiyorum. Emekli tıp büyüklerimizi, Türk ve dünya tıbbına yenilikler ve buluşlar katarak Türkiye'yi taçlandıran tıp bilimadamlarımızı buradan şükranla anmak istiyorum. Bu arada, Türk tıbbına hizmet ederek ebediyete intikal etmiş meslektaşlarımızı, büyüklerimizi saygıyla anıyorum. Değerli meslektaşlarım, bu sağlık haftası nedeniyle bir hekim milletvekili olarak bir üzüntümü huzurlarınızda beyan etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Başbakanımız Sayın Erdoğan, biz doktorların hastalarına iğne yapamayacak kadar yetersiz olduğunu kamuoyuna duyurdu. Hiç iyi yapmadı.

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul)Yanlış ifade etmeyin onu.

DURSUN AKDEMİR (Devamla)Bu, ülkemizde görev yapan yaklaşık 100 000'e yakın doktorumuza ve bunların aile fertlerine karşı talihsiz bir değerlendirmedir.

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul)Sayın konuşmacı, doğru ifadede bulunun.

DURSUN AKDEMİR (Devamla)Otuz yıl cerrahlık yaptım, uzun yıllar da sağlık kuruluşlarında yönetici olarak çalıştım. Türk hekimleri, imkân verildiği takdirde harikalar yaratıyorlar, dünyanın önemli tıp merkezlerinde Türkiye Cumhuriyetini onurla ve gururla temsil ediyorlar. Bu, söylenmemeliydi.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk'ün "beni Türk hekimlerine emanet ediniz" diyerek güvendiği gibi, ben de Türk hekimlerine ve meslektaşlarıma çok güvendiğimi buradan belirtmek istiyorum, Başbakanın da güvenmesi gerektiğine inanmak istiyorum. Tüm buruk meslektaşlarım ve aileleri adına, Türk hekimlerinin hakkını kendilerine iade etmeleri adına, bu 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle Sayın Başbakanın doktorlara yazılı açıklama göndererek, bu konuyu telafi etmesini temenni ediyorum.

İster fakir olsun ister zengin, ister okuma yazma bilmesin ister ordinaryüs profesör olsun, ister Hıristiyan olsun ister Müslüman, ister çoban olsun ister başbakan, biz hekimler ettiğimiz yeminin gereği olarak bütün birikimimizi, hasta ayırımı yapmadan kullanırız; bundan sonra da kullanacağız.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 15 Mart 2005

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook