5447 sayılı yükseköğretim kurumları teşkilatı, kanunu yükseköğretim kanunu (s.s.1096)
Iğdır Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Şubat 2006 · 607 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Dursun Akdemir (Anavatan Partisi), 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5447 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI, KANUNU YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU (S.S.1096)); konuşma 607 kelime.
Dursun Akdemir (Anavatan Partisi, Iğdır). “5447 sayılı yükseköğretim kurumları teşkilatı, kanunu yükseköğretim kanunu (s.s.1096)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-02-28-5447-sayili-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-yuksekogretim-ka (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; 30.12.2005 Tarih ve 5447 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Telsiz Kanunu ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapan kanunun geçici 1 inci maddesinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle, Cumhurbaşkanlığınca Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilen tezkere üzerinde, Grubum adına, Anavatan Partisi Grubu adına görüşlerimizi bildirmek üzere huzurlarınızdayım.
Değerli arkadaşlarım, bu maddede, kurucu rektör atamasının, Millî Eğitim Bakanlığı ve Başbakan tarafından Cumhurbaşkanlığına önerilmesiyle atama gerçekleştiriliyor. Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığı da Meclise geri gönderiyor.
Şimdi, burada, üniversitelerin öneminden bir nebze bahsettikten sonra konu üzerine döneceğim.
Avrupa Birliğine girerken önemli bir konu önümüzde duruyor. Yükseköğretim kurumlarının özerkliği ve akademik özgürlük hakkındaki Lima Bildirgesi olduğunu hepimiz biliyoruz. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 40 ıncı yıldönümünde Lima'da toplanan "Dünya Üniversiteler Servisi" tarafından kabul edilen bu temel metne göre, üniversite ve akademik kuruluşlar insanların ekonomik, sosyal, kültürel, temel ve politik haklarının yaşama geçirilmesini takip etmekle yükümlüdürler; yani, üniversitelere, toplumun hemen hemen şekillendirilmesi görevi verilmiştir.
Bizim de söz konusu ettiğimiz üniversitelerimizde, YÖK hükümleri ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 130 ve 131 inci maddeleriyle kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip bir kuruluş olan Yükseköğretim Kurulu bu görevi üstlenmiştir ve sürdürmektedir. YÖK'ün genelde çok tarafı tenkit görmektedir ve dolayısıyla, tenkit edilen olumsuz yanlarının çokluğu, hemen hemen YÖK kurulduğundan bugüne birçok hükümet tarafından gündeme getirilmiş; ama, hiçbir çözüm olmamıştır.
Üniversite Kanununa bakılırken, objektif ve çağdaş ölçüler değerlendirmeye esas alınmalıdır değerli arkadaşlarım. Bu nedenle, toplumsal taleplerin yansıması olan ve sorumluluk taşıyan siyaset ile hiçbir sorumluluğu olmayan makamların rektör atamalarında dengeli konumda olmalarına çalışmak, çağdaş değerleri savunanlar açısından rasyonel ve gerçekçi bir yaklaşımdır.
58 inci hükümet programında aynen şöyle diyor: "Yükseköğretim Kurumu, üniversiteler arasında koordinasyon sağlayan, standartlar belirleyen bir yapıya kavuşturulacak; üniversiteler idarî ve akademik özerkliği olan öğretim elemanları ve öğrencilerin serbestçe bilimsel faaliyette bulunduğu, araştırma ve öğretim kurumları düzeyine çıkarılacaktır." 59 uncu hükümetin Sayın Başbakanı ve sayın bakanları, hepimizden daha iyi biliyorlar bu söyleneni; ama, şimdi görüyoruz ki, bu arada bunların hiçbirisinin yapılmadığı… 15 üniversite kurulurken değişik bir teklifle ortaya geliniyor.
Demin, AKP sözcüsü arkadaşım, buradan, Anavatana çatarak, bizim anayasa değişikliği olursa destek vereceğimizi söylemişti. Evet, YÖK Yasasında yapılan değişiklik olsaydı, şimdiye kadar, destek verecektik; bundan sonra da, eğer, YÖK Yasasında değişiklik gelecekse, Genel Başkanımızın verdiği söz gibi, biz, 22 kişiyle, İktidar Partisine destek vereceğiz. Arzu ediyorsanız, getirebilirsiniz...
MEHMET S. TEKELİOĞLU (İzmir)Muhalefet şerhini okuyun!..
DURSUN AKDEMİR (Devamla)Değerli arkadaşlarım, geçen bu üç yıllık dönemde, üniversitelerin çağdaş anlamda, eğitim, araştırma, öğretim konusunda, sağlayacak ne yaptınız?! Ne yaptınız da, Yükseköğretim Kurumunu, üniversiteler arasında koordinasyon sağlayan, standartlar belirleyen bir üniversiteye getirdiniz, sorarım size?! Hangi yasal düzelmelerle üniversitelere idarî ve akademik özgürlük kazandırdınız?! Sizin verdiğiniz sözdü; yapmadınız, yapamadınız! Üniversitelerarası Kurul üyeleri de "Avrupalı üniversiteleri yaratacağız" diye AB'ye uyum sağlama gayretlerini açıkladığı halde, hükümet olarak niçin yanaşmıyorsunuz?! Reformlara ihtiyaç olduğu, kimi YÖK yetkililerince de açıklandı; ama, hükümetten, hâlâ, bir ses yok. Üniversite öğretim üyeleri, yardımcıları, öğrencisi, çalışanlarıyla, beyin gücünün, bilek gücünün üstüne çıkmasını istiyoruz biz. Beyin gücü önde olmalı. İdarî ve siyasî gücün bilimsel düşünceye etkin olmaması gerekir. Üniversitelerde kararlar, tamamen, bilimsel veri ve ölçülerle verilmeli, ideolojik, siyasî ölçüler ve telkin ve baskı söz konusu olmamalıdır. Diyeceksiniz ki, şimdi, baskı, burada, nerede olacak? Değerli arkadaşlar, baskı, dolaylı olarak gelişir. Üniversitede yıllarca öğretim üyesi olarak çalışan birisi olarak, siyasetçilerin üniversitelere bakış açısı ve üniversitedekilerin siyasetçiye bakış açısı, maalesef, ülkemizde olumlu değildir. Biz, sorumlu bir Meclis olarak, biz de, bakış açımızı, üniversitelere çok olumlu şekilde yönlendirmeliyiz. Üniversitedeki öğretim üyeleri ve öğrencisiyle, Türkiye'de yasama erkini yerine getiren Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve ayrıca, bu Meclisin çıkardığı hükümetin yaptıklarının da, demokratik kurallar içerisinde işleyeceğini bilmesi lazım. O nedenledir ki…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 28 Şubat 2006