İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · SALI

Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)

Enis Tütüncü

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Ocak 2006 · 1.014 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Enis Tütüncü (CHP), 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)); konuşma 1.014 kelime.

Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2006-01-24-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 27 nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi en iyi dileklerle, sevgilerle, saygılarla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; temel hükümleri Cumhurbaşkanınca uygun bulunmayarak geri gönderilen Kamu Yönetimi Temel Kanununun bir parçasını görüşüyoruz. AKP İktidarı, Kamu Yönetimi Temel Kanununu parçalayarak yasalaştırmaya çalışıyor. Nitekim, bu konuda, anımsayacaksınız, birinci parça, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kapatan yasaydı, şimdi görüştüğümüz yasa tasarısı ise ikinci parçayı oluşturuyor.

Bu kanun tasarısı üzerinde söylenecek çok sözümüz var; ancak, 27 nci madde üzerinde söz almış olmam, beni, zorunlu olarak 27 nci madde sınırları içine sokuyor. Bununla birlikte, çok kısa da olsa, tasarının geneliyle ilgili bir iki noktaya değinmeden edemeyeceğim.

Tasarıda bir bölgesel yönetim sistemi öngörülmektedir. Bizi bu yargıya götüren kimi göstergeleri sizlerle şöyle paylaşabilirim:

Birinci olarak, kurulan birimler tüzelkişilik sahibidir; ama, ne özel ne de kamu tüzelkişisi olarak adlandırılmıştır. Tasarıda ayrıca belirtilmedikçe kuruluşun çalışmaları özel hukuk hükümlerine bağlanmıştır. Kurulan birimlerin görevi bölgeye -altını çiziyorum, bölgesel- yabancı yatırım çekmektir; bunun için tanıtım organizasyonu olarak çalışacaklardır. Nerede çalışacaklardır; bölgede.

Kurulan her ajans, yine, bölgede yatırım yapacak olan kişi ve şirketlerin başvuru işlemlerini takip edecek, işlemlerin hızla sonuçlandırılmasını sağlayacaktır. Ajansların, bölgenin kalkınma planını hazırlayarak, bu konuda bir sorumluluk üstleneceği genel gerekçede birkaç kez dile getirilmiştir. Her ne kadar tasarının maddelerinde açıkça yazılmamış olsa da, ajansların, bölge kalkınma planlarını hazırlayacağı genel gerekçede bir iki kez ifade edilmiştir.

Anımsanacağı üzere, temel kanunda, kalkınma ajansları, bölge kalkınma ajansları olarak yer almıştı. Temel kanundan koparılan bu tasarıda ise "bölge" sözcüğü her nedense yok edilmiştir; ama, bu sözcüğün yok edilmesi, az önce değindiğim gibi, tasarının bölgesel bir yönetim sistemi getirmekte olduğu gerçeğini örtememektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada getirilen bölgesel yönetim sistemi, Türkiye'nin oturmuş idarî yapısına uygun değildir. Oluşturulması öngörülen 26 yeni bölge, nasıl bir çalışmayla, ne kadar bir sürede ve kimler tarafından, nasıl çalışmalarla tespit edilmiştir? Bu sorularımın yanıtının, burada, mutlaka ve mutlaka verilmesi gerekiyor. Belki, bizim göremediğimiz bazı haklı, bazı makul gerekçeler olabilir; ama, bu makul ve haklı gerekçeler eğer varsa, burada söylenemez ise, açıklanamaz ise, bu yasa tasarısının, Türkiye'yi bir federatif yapıya götürecek bir ön hazırlık olduğu tartışmalarını önlemek kesinlikle mümkün olmayacaktır.

Bu madde, yani, 27 nci madde, bazı kanunların ajansın faaliyetlerinde uygulanmayacağını öngörmektedir. Bu kanunlardan birincisi Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, ikincisi Devlet İhale Kanunu, üçüncüsü ise Kamu İhale Kanunudur.

Ajansların söz konusu üç kanunun uygulama alanı dışında görülmesi tasarıda iki gerekçeye dayandırılmıştır. Birinci gerekçe, ajans malî özerkliğinin korunması; ikinci gerekçe, değişen koşullara ajansın uyum sağlamasının çabuklaştırılması, kolaylaştırılması. Bu durumuyla, bize göre, tasarıyla öngörülen oluşum, ne yazık ki, 1980 sonrasında uygulanan fon ekonomisini çağrıştırmaktadır. Ajansların, özellikle uluslararası kuruluşlardan kullanabilecekleri fonlar bir tarafta, kabul edebileceği bağışlar ve hibeler diğer tarafta ve bunlara ek olarak, vergi gelirlerinden alacağı paylar da bir arada dikkate alındığında, ajansların gelir bütçeleri önemli büyüklüklere ulaşacaktır.

Evet, ajansın malî özerkliğinin yasanın bütünlüğü içinde korunmasını öngörmek doğru bir yaklaşım olabilir; ancak, bu çerçevede önemli büyüklüklere ulaşabilecek olan ajans gelir bütçelerinin, mutlaka, ciddî bir biçimde denetlenmesi gereği, denetlenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Bu noktada, tasarının 25 inci maddesine bir gönderme yapma, geriye dönme zorunluluğu var. 25 inci madde, ajansın iç ve dışdenetim esaslarını düzenlemiştir. Madde gerekçesine göre, dışdenetimin, hukuka uygunluk açısından İçişleri Bakanlığı, performans değerlendirmesi açısından ise Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Ajans faaliyetlerinin hukuka uygunluğu, yerindeliği, etkinliği ve verimliliği ile ajansların performansı, her bir bölgenin niteliği ve her ajansın faaliyeti de dikkate alınmak suretiyle, belirli aralıklarla incelenerek, denetime tabi tutulacaktır. Gerekçede, ayrıca "ilgili mevzuat hükümleri ile düzenlenen Sayıştayın denetim yetkisi saklıdır" ibaresi de yer almaktadır.

Ajansların bütçeleri ise yönetim kurullarınca oluşturulmaktadır. Bütçenin oluşturulmasında Devlet Planlama Teşkilatına sadece istişarî bir görev verilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği gibi, bütçe uygulamalarının dışında, siyasî iradelere kontrolsüz ve geniş kaynaklar yaratan fonların bütçe ilkelerine aykırılığı Türkiye'de uzun yıllar tartışılmış olan bir konudur. Tasarıdaki kalkınma ajanslarının bütçe yapılarına baktığımızda, bu anlamda sorgulanması gereği ortaya çıkmaktadır.

27 nci maddeyle, ajansların, Devlet İhale Kanunundan, Kamu İhale Kanunundan ve Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunundan muaf tutulması, bunların tüzelkişiliklerinin de tartışılmasını zorunlu kılıyor. Tasarıda, ajanslar, özel hukuk hükümlerine tabi kurumlar şeklinde öngörülmektedir. İdarî hukukumuz, özelliği olan bazı kurumlara bağlı olan işletmelerden bir bölümünün, kamu hukukuna, diğer bölümünün ise, özel hukuk hükümlerine tabi olmasına cevaz vermektedir. Bunu biliyoruz.

Tasarıda, ajanslar, her ne kadar, özel hukuk hükümlerine tabi kurumlar olarak öngörülse de, önümüzdeki 27 nci madde hükmüne göre, ajansların, kamu gücü ayrıcalıklarıyla donatılmakta olduğu görülmektedir. Gerçekten, 27 nci maddeye ek olarak, Devlet Planlama Teşkilatına, çok sınırlı da olsa, vesayet denetimi yapma yetkisi verilmektedir. Bu kanunla düzenlenen işletmelerde, ajanslar, kamu hukukuna tabi olmaktadırlar. Ayrıca, bütçe ve personel bakımından kendisini kuran idareye özerk bir konumda bulunmaktadırlar.

İşte, böyle nitelikler de dikkate alındığında, ajansların kamu gücü ayrıcalıklarını, yani, kamu gücü imtiyazlarını kullandığı ve bu imtiyazlarla donaltılmış olduğu çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar.

Bu nedenle, ajanslar, tüzelkişiliğe sahip kamu kurumları olarak kabul edilmelidir. Aslında, bu, bizim kanımız değil, yasa tasarısının belli bölümleri dikkate alındığında -ki, az önce, bunların bir bölümüne değindim- bunun böyle olduğuna yasa tasarısının bizatihî kendisi işaret ediyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, konuşmamın başında da değinmeye çalıştım, kalkınma ajanslarının elinde bir bölümü uluslararası fonlardan sağlanacak, diğer bölümü Türkiye'nin merkezî ve yerel kamu kaynaklarından aktarılacak, çok önemli miktarda kaynaklar birikecektir. Gerçekten, genel bütçe vergi gelirlerinin binde 5'i, il özel idareleri toplam bütçe gelirlerinin yüzde 5'i, belediyelerin toplam bütçe gelirlerinin yüzde 1'i ve sanayi ticaret odaları bütçe gelirlerinin yüzde 1'i ajanslara aktarılacaktır.

Bu kaynaklardan kimler yararlanacaktır; bu kaynaklardan, sanayi ve ticaret odalarının üyeleri yalnızca yararlanacaktır; yani, bütçe gelirlerinin sadece yüzde 1'ini ajanslara aktaran sanayi ve ticaret odaları yararlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun tasarısında, ajansların kimin tarafından kurulduğu da açık değildir. Ayrıca, bunların devlet tüzelkişiliği mi yoksa mahallî idarelere mi bağlı oldukları da net değildir. Böyle bir belirsizlik karşısında masallardaki bir kavramı kullanmak gerekiyor kanımca. Bu ajanslar nedir; bu ajanslar in midir cin midir? İn olmadığı muhakkak; çünkü, kimliği, kişiliği belli değil.

Peki, o zaman, bu ajanslar nedir, cin olabilir mi; evet olabilir. Ajansların elindeki kaynaklar cin çarpmış gibi çarptırılabilir ve hiç kimse, paraların nereye gittiğini, nereye uçtuğunu bilemeyebilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Toparlıyorum Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 24 Ocak 2006

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook