Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile fildişi sahili (kotdivuar) cumhuriyeti hükümeti arasında ekonomik ve teknik işbirliği anlaşması hk.(s.s.5)
Tekirdağ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 4. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Ekim 2007 · 885 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Enis Tütüncü (CHP), 4 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE FİLDİŞİ SAHİLİ (KOTDİVUAR) CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA EKONOMİK VE TEKNİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI HK.(S.S.5)); konuşma 885 kelime.
Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile fildişi sahili (kotdivuar) cumhuriyeti hükümeti arasında ekonomik ve teknik işbirliği anlaşması hk.(s.s.5)”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 4 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-10-04-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-fildisi-sahili-kotdivuar-cumhuriyet-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 2’nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakana teşekkür ediyoruz, çok önemli, çok büyük bir sivil toplum kuruluşunun başında iken, gerçekten çok büyük iddialarla hükûmetleri uyarır idi. Şimdi iş geldi o söylediklerini gerçekleştirmeye.
Beni bağışlasın Sayın Bakan ama bu konuda en azından Türkiye’yle ilgili -az önce dünyada yükselen sanayileri saydım- Türkiye’de acaba yükselen saniyeler hangileridir, küçülen sanayiler hangileridir, Türkiye’de yükselen ve küçülen sanayiler dışında kalan sanayiler hangileridir? Çünkü, Türkiye’nin dışarıya yatırım ihraç etmesi açısından önemli olan bunlar. Bu konuda, ne yazık ki tatmin edici bir açıklamada bulunamadılar. Özür diliyorum, daha çiçeği burnunda Bakana bu kadar yüklenmek olmaz, farkındayım, ama Sayın Bakan, burada, Türkiye’de otomotiv, beyaz eşya, makine sektöründeki atılımları söyledi ve hepimizin tabii ki gururla seyrettiği, izlediği o TOFAŞ’ın yeni ihracat sıçramasıyla ilgili düşüncelerini ifade etti. Tabii, ama burada Türkiye’de büyümeyi destekleyecek, Türkiye’yi dışa bağımlı bir ekonomik büyüme modelinden çıkaracak imalat sanayisinde nasıl bir atılım yapılması konusunda, ben isterdim ki -mademki söz aldılar- daha doyurucu bir açıklamada bulunsun.
Bakınız, değerli arkadaşlarım, az önce dünyadaki yükselen sanayiler çerçevesinde bir ufuk turu yaptık. Bu ufuk turu çerçevesinde Türkiye’de acaba sanayilerin konumu ne? Bu konuda sizi bilgilendirmek istiyorum.
EYÜP AYAR (Kocaeli)Sanayiyi tartışmıyoruz ki!
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Ah siz bunu anlayamazsınız! Anlayamadığınız için işte böyle!
ASIM AYKAN (Trabzon)Biraz önce de bunu söylediniz.
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Aslında, benim burada… Benim burada… Biz sanayileşme…
ASIM AYKAN (Trabzon)Lütfen, ayıp oluyor. Biz öğrenci değiliz.
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Öğrenci olsa... Göreceksiniz... Lütfen, lütfen! Şimdi dinleyiniz! Mademki…
CEVDET ERDÖL (Trabzon)Projeleri anlatınız.
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Dinleyiniz!
Burada, değerli arkadaşlarım, Türkiye’nin kalkınmasıyla ilgili, ulusal kalkınmasıyla ilgili son derece stratejik bir konuyu konuşuyoruz. Bakınız, Türkiye’de hangi sanayileri açacaksınız dışarıya? Bakınız, Türkiye’deki envanterin kesinleştirilmesi açısından Cumhuriyet Halk Partisinin yıllardan bu yana yaptığı çalışmanın bir özetini size vermek istiyorum zabıtlara geçmesi açısından. Bize göre, Türkiye’de yükselen sanayiler üç dalga hâlinde gelmeli.
Evet, konuşuyorsunuz değerli arkadaşlar!
Üç dalga hâlinde gelmeli. Bize göre, yükselen sanayiler Türkiye’de üç dalga hâlinde gelmeli. Birinci dalga, ilk dalga: Otomotiv, makine, beyaz eşya, elektronik, metal eşya, plastik, bilgi teknolojileri, kuyumculuk, gemi inşa, toptan-perakende ticaret, lojistik, kombine taşımacılık, telefon haberleşmesi, turizm, inşaat ve mühendislik hizmetleri. Yani, Türkiye’nin mevcut sanayi yapısında, imalat sanayisi yapısında ve ulaştırma sektörlerinde bu sanayiler, Türkiye’de yükselen sanayiler yani Türkiye koşullarında güneşi yükselen sanayiler olabilir. Bunun değerlendirmesini Hükûmete bırakıyorum.
İkinci dalga, yükselen sanayiler Türkiye’de hangileri olabilir, ikinci dalga… Madem dışarıya açılacağız, bunları bilmek mecburiyetindeyiz. İkinci dalgada kimya, sağlık turizmi, savunma teknolojileri, bilgi ve iletişim teknolojileri, aşı ve antiserum araştırmaları, hidrojen ve yakıt pili teknolojileri... Türkiye ekonomisini eğer yukarıya götürmek istiyorsanız ikinci dalga olarak bunu ön planda tutmanız lazım. Yardımcı olmak istiyoruz değerli arkadaşlarım. Alırsınız, almazsınız… Alırsınız almazsınız, yardımcı olmak istiyoruz. [AK Parti sıralarından alkışlar (!)]
Şunu biliniz, Türkiye’yi dışa bağımlı bir ekonomik, dış kaynağa aşırı bağımlı bir ekonomik büyüme modeline mahkûm ettik. Hepimizde kusur. Geçmiş dönemden geliyor. Siz, beş yıldan bu yana da bu mahkûmiyeti daha da ağırlaştırdınız. Nedir bunun karinesi? Cari işlemler açığı, dış ticaret açığı.
HASAN ANĞI (Konya)Ne alakası var?
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Konuşuyoruz burada. Bunların konuşulması lazım.
Üçüncü dalgaya geliyorum. Üçüncü dalga: Türkiye’de sanayilerin konumunu dışarıda eğer Türkiye ekonomisini geleceğin dünyasında uluslararası alanda kazananlar safında tutmak istiyorsak, böyle bir düşüncemiz varsa, böyle bir vizyonumuz varsa üçüncü dalga olarak Türkiye’de neleri ön plana getirmemiz lazım? Üçüncü dalga, biyoteknoloji Türkiye’de. Üçüncü dalgada nanoteknoloji -isterseniz açıklarız ne olduğunu- yeni malzemeler, bitki genetiği, yeni nesil nükleer teknolojiler Türkiye’de var. Üçüncü dalga olarak Türkiye’de bu görülebilir, değerli arkadaşlarım.
Bakınız, küçülen sanayilere bakıyoruz. Türkiye’de küçülen sanayiler, ne yazık ki, tekstil, hazır giyim. Burada, markalaşmaya gidersek hazır giyimde biraz daha tutunma olanakları var. Küçülen sanayilerden deri işleme ve ayakkabı, bu çıkıyor. Şimdi, Türkiye’de yükselen ve küçülen sanayiler dışında kalan sanayiler hangileridir? Gıda: Yani, güneşi batmıyor, yükselmiyor, yükselmeyebilir. Ama, işte, bu, Türkiye’nin mukayeseli üstünlükler açısından, Fildişi Sahili’ne hangi alanlarda açılabileceği ve uluslararası alanda rekabet gücü açısından hangi sektörlerde yeni bir teşvik politikasının… [AK Parti sıralarından alkışlar(!)] Bakınız, teşvik politikası deyince, sektör bazında teşvik lazım, gerekirse ilçe bazında teşvik lazım. Yeni teşvik politikasının da esaslarını bu çerçevede göreceksiniz değerli arkadaşlarım.
Yani, bunları görmeden ülke yönetilir mi, ekonomi yönetilir mi? Rica ediyorum. Bu kutsal çatı altında bunları konuşmadan olur mu? Üretimi konuşmadan, üretim ekonomisini konuşmadan olur mu? Uluslararası anlaşmalar imzalıyorsunuz. Fildişi Sahili’ne Türkiye’de, işte, rekabet gücünü yitirmiş olan sektörleri açacağız… Senin elinde ne olduğunu bilmiyorsun, bilmiyoruz arkadaşlar.
Bakınız, Türkiye’de yükselen ve küçülen sanayiler dışında kalan sanayileri dillendiriyorum. Grup Başkan Vekiliniz sanayici, Kayserili; çok iyi anlayacaktır beni. Gıda, tütün ürünleri, kâğıt, ağaç ürünleri, mobilya, çimento, cam, seramik gibi toprağa dayalı sanayiler. Rekabet gücü var buralarda, güneş yükselmiyor ama batmıyor da. Demir çelik, demir dışı metaller, metal eşya…
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eğer ekonomimizi dışarıya açacaksak, bakınız, küreselleşmenin dini imanı yok. Küreselleşme sürecindeki büyüme üretim yaratmıyor, istihdam yaratmıyor. Kâğıt üzerinde milyarlarca dolar oraya buraya gidiyor. Türkiye’nin de seksen yıllık cumhuriyet tarihindeki birtakım ekonomik kazanımlarını yabancılara sattık. Türkiye’nin bir an önce kendi ayakları üzerinde duracak yeni bir sanayileşme hamlesini başlatması lazım. Bunun için yeni bir sanayi yol haritası… Yol haritasının ana akslarını göremiyorum ben burada. Yeni sanayileşmedeki yol haritasının ana akslarını göremezsek, biz, Fildişi Sahili’yle de ekonomik anlaşma yapalım, Patagonya’yla da yapalım, başkasıyla yapalım arkadaşlar, karanlığa kurşun sıkma durumunda kalırız. Ciddi olalım.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tekrar hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 4 Ekim 2007