Türk silahlı kuvvetleri hasta beslenme kanunu beslenme kanunu tasarısı ve milli savunma komisyonu raporu hakkında (s. sayısı 49)
Tekirdağ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Kasım 2007 · 712 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Enis Tütüncü (CHP), 21 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ HASTA BESLENME KANUNU BESLENME KANUNU TASARISI VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU RAPORU HAKKINDA (S. SAYISI 49)); konuşma 712 kelime.
Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Türk silahlı kuvvetleri hasta beslenme kanunu beslenme kanunu tasarısı ve milli savunma komisyonu raporu hakkında (s. sayısı 49)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 21 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-11-21-turk-silahli-kuvvetleri-hasta-beslenme-kanunu-beslenme-kanunu-tasarisi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c005/b023/tbmm230050230399.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Hasta Besleme Kanunu Tasarısı ve bununla ilgili yürürlük maddesi üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Konuya girmeden önce, Komisyonun ya da Hükümetin bir redaksiyon talebi oldu, tabii olabilir, ancak, "hasta besleme kanunu" hâline getirildi. Bence, hasta beslenme, "beslenme" sözcüğü daha doğruydu. Bu nedenle, Hükümetten ve Komisyondan, az önce almış olduğu o redaksiyon yetkisini, bu çerçevede bir daha değerlendirmelerini rica ediyorum. Çünkü "hasta besleme", "hasta beslenme." yani, orijinal hâli daha iyidir. Bunu, bu çerçevede tekrar değerlendirelim diye düşünüyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında, bundan önceki konuşmamda, bundan önceki yasa tasarısıyla ilgili konuşmamda, belki bazı arkadaşlarımı üzmüş olabilirim, Sayın Dinçer'in yıllar önce yapmış olduğu bir konuşmayla ilgili olarak.
BAŞKANSayın Tütüncü, lütfen söz aldığınız konu hakkında görüşün.
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Hemen görüşeceğim.
Burada Sayın Dinçer'e teşekkür ediyorum, konunun en azından bir bölümünü aydınlattılar. Ancak burada şunu zabıtlara geçirmek istiyorum: Sayın Dinçer bu konuşmasının hâlâ arkasında olduğunu söyledi. Sayın Dinçer bu konuşmasının hâlâ arkasında olduğunu söylediği müddetçe, bu kutsal çatı altında bu konuyu sürekli olarak gündeme getireceğiz.
Elimde yazının orijinal metni var. Burada, Sayın Başkan, sizi zora sokmamak için, çünkü tutumunuzla ilgili bir şey söyleme, değerlendirme hakkını kendimde bulmuyorum, ama izin verirseniz deneyimli bir parlamenter ya da deneyimli parlamenterlerden biri olarak, ilk defa bu kadar hoşgörüsüz ve düşünceleri açıklama fırsatı tanımayan -milletvekillerine- bir tutum sergilendiğini burada görüyorum. Özür diliyorum Sayın Başkan sizden, ama burada deneyimli olan milletvekilleri bileceklerdir ki, bu kürsüde söylenen her şey, dile getirilen her şey zabıtlara girmektedir, tarihe konuşulmaktadır. Lütfen, Sayın Başkan, bundan sonraki konuşmalarda tutumunuzu sanıyorum ki değerlendireceksiniz.
Evet, bu konuyu burada bırakıyorum. Ancak, Sayın Dinçer'in "değişim"den kastettiği, diyor ki: "Modern devletin bize aşılamaya çalıştığı veya dayatmaya çalıştığı düşünceye karşı bir değişim." Bu sözün ve bu konunun takipçisi olacağım. Sayın Dinçer burada olduğu için söylüyorum, lütfen, bu konuda bize, doyurucu, size haksızlık yapıldığını ispat eden konuşmalar ve açıklamalar yapınız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısı, gerçekten çok geç kalmış bir düzenlemeyi içeriyor. Tedavi gören Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin beslenmesiyle ilgili mevcut yasalar, bakıyorsunuz, 1927 yılında, 1928 yılında ve son olarak da 1934 yılında yapılmış. Tabii ki -o günkü koşullarda, o günkü teknoloji ve olanaklar çerçevesinde- son derece yetersiz hâle gelmiş. Hükümete böyle bir düzenlemeyi getirdiği için teşekkür ediyoruz.
Bu kanunlarda, yani mevcut kanunlarda, hasta beslenmesinde bir derecelenme söz konusu değil. Tabii, 30'lu yıllarda bunu düşünmek mümkün değildi. Bu nedenle hastalar, erbaş ve er iaşesi gibi, standart olanaklarla, standart ölçütlerle besleniyorlar ve kanunda yer almayan yiyecek maddesi hastalara zorluklarla veriliyor. Veriliyor, nasıl veriliyor? Bu çerçevede, tabibin ayrıca belirleyeceği çeşit ve miktarda yiyecek maddesi, ancak ve ancak, hasta tabelasının baştabipçe tasdiki ve ita amirinin onayını müteakip verilebiliyor.
Öte yandan, müteferrika cetvelinde yer verilen beyin, böbrek, karaciğer, kakao, kahve, kaymak, krema, paça gibi besinler doktor ve diyetisyenlerce uygun görülmediği ve tedariki zor olduğundan, müteferrika cetveli de uygulanamıyor. Derecelerin kullanılmaması sonucu, bu derecelerden yararlanacak hastalar ayrı rejim beslenmesine dâhil edilmektedir. Bu durum ise, gerçekten, savurganlıklara, bazı sıkıntılara yol açmaktadır, mutfak, aşçı ve ilave teçhizatı gerekli kılmaktadır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarının hasta beslenme işlemlerinin daha sağlıklı ve kaliteli hâle getirilmesi yanında, bütçeye de yüzde 40'a varan tasarruflar sağlayacağı tahmin ediliyor.
Yürüklükteki iki kanun ki, 1927 yılında bir düzenleme yapılmıştı, ama 1927 yılındaki bu düzenlemeye 1928 yılında müdahale edildi; bu nedenle, 1928 ve 1934 tarihli iki kanun yürüklükte ve bunlar birleştiriliyor.
Sağlık hizmetlerinde görevin, uygun basamakta, uzman kişilerce yapılması, teşhisten sonra hastanın beslenmesinin diyetisyence belirlenmesi, beslenmede gıda maddelerinin seçim yetkisinin doktor ve diyetisyene bırakılması, yataklı tedavi yerleri dışında da hasta beslenme işlemleri yapılarak, hizmetin kapsamının genişletilmesi olanakları getiriliyor.
Ayrıca, diyetisyenlerin beslenmeye yönelik statüleri hüküm altına alınıyor.
Tedavileri ayakta yapılan ve raporlarında belirtilen süre içerisinde beslenmeleri birlik ve kurumlarında devam edecek askerî öğrenci, erbaş ve erlerin beslenmeleri bütçeye ek getirmeyecek ya da en az yük sağlayacak şekilde düzenleniyor.
Yine, son olarak iki konuya daha değinmek istiyorum. Bu kanunun bence en önemli konularından bir tanesi, hasta beslenmeleri normal ve diyet olarak ikiye bölünüyor ve hastalar çağdaş beslenme anlayışına kavuşturuluyor, böyle kucaklanıyor. Hastalara, taburcu olduklarında, varacakları yere kadar doktor onayı ve diyetisyen kontrolünde kumanya verilmesi de öngörülüyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasanın Türk Silahlı Kuvvetlerine, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
Hepinizi, tekrar, en iyi dileklerimle sevgiyle saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 21 Kasım 2007