İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ses ve gaz fişeği atabilen silahlar hakkında kanun tasarısı (s.s.: 54)

Enis Tütüncü

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 53. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Ocak 2008 · 967 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Enis Tütüncü (CHP), 23 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SES VE GAZ FİŞEĞİ ATABİLEN SİLAHLAR HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.: 54)); konuşma 967 kelime.

Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Ses ve gaz fişeği atabilen silahlar hakkında kanun tasarısı (s.s.: 54)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 23 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2008-01-23-ses-ve-gaz-fisegi-atabilen-silahlar-hakkinda-kanun-tasarisi-s-s-54 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Başkan.

Değerli milletvekilleri, Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun Tasarısı üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına -daha doğrusu 1’inci maddesi üzerine- söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten, uzun yıllardan bu yana ihtiyaç duyulan bir yasal boşluğun doldurulmasıyla ilgili, kanımızca son derece önemli bir yasa tasarısını görüşüyoruz.

Evet, adı da üzerinde, kurusıkı silahlarla ilgili yasal boşluk dolduruluyor. Çünkü, son yıllarda, kurusıkı silahlarla ilgili mevzuat yetersizliğinden doğan üzücü olaylar giderek artmakta.

Görüştüğümüz madde amaç ve kapsam maddesi. Bu nedenle, öncelikle şöyle bir soru sorarak konuya girmek gerekli görülüyor: Bu tasarıya niçin gereksinim duyuluyor? Yani, konunun özü, esası nedir? Eğer konunun özünü, esasını yakalayamaz isek bu tasarısının yasalaşmasından sonra da konuyla ilgili sıkıntıların giderek atmakta olduğuna üzülerek tanık oluruz.

Bu tasarının özü, bize göre, toplumun hızla silahlanmaya yöneltilmekte oluşudur. Toplumun bir çeşit bireysel silahlanma çılgınlığına tutulmakta oluşudur. Kanımızca bu çılgınlık iki kaynaktan besleniyor: Birincisi, toplumun yapısında esasen mevcut, vatanseverlik, yiğitlik, efelik gibi değer yargılarının özellikle son yıllarda öne çıkmış olması. Çeşitli nedenlerden dolayı… Ayrıntısına girmek istemiyorum.

İkincisi ise son yıllarda toplumda uyuşturucu, kumar, içki, hırsızlık, kapkaç, gasp, yaralama gibi suçlardaki hızlı artışlardır.

Bu iki kaynağın, az önce dediğim gibi, içeriğine girmek bu maddenin sınırlarını aşıyor. Ancak, Hükûmetin, konuyla ilgili özün yakalanması ve gereğinin yapılması açısından, bazı konulara dikkatin çekilmesi açısından bir bölümüne değinmeyi de yararlı görüyorum.

Bunlardan bir bölümü terörle mücadeledeki başarısızlıklardır. Ülkede birlik ve bütünlüğün tehlikede olduğu endişesinin derinleşmesi, silah, uyuşturucu, hatta insan kaçakçılığı gibi suçların önlenememesi, silah satışlarının hem de Makina ve Kimya Endüstrisi aracılığıyla, on taksitle, büyük kampanyalarla desteklenmesi, silah ruhsatlarının verilmesinin kolaylaştırılması gibi nedenler.

Diğer bölümü ise işsizlik ve yoksulluğun yaygınlaşması, gelir dağılımındaki adaletsizliğin artması, tarım ve hayvancılıktaki çöküş sonucu göçün hızlanması, terör baskısıyla Doğu ve Güneydoğu’da köylerin, mezraların boşalması, giderek daha fazla yurttaşımızın kent varoşlarında yoksulluk içinde yaşamak zorunda kalmaları gibi nedenlerdir.

Toplum böylece, değindiğim kaynaklarla beslenen bir çeşit bireysel silahlanma çılgınlığına sürüklenmektedir. Size bazı sayısal bilgiler vermek istiyorum. Örneğin, ruhsatlı silah sayısı 2004 yılında 2 milyon 100 bin iken, 2005 yılında 2 milyon 300 bine çıkmış, 2006’da 2 milyon 400 bine yükselmiş. Ayrıca, ruhsatsız silah sayısının da 7 milyon adedin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Silahlı saldırı ya da serseri kurşun kurbanı kişilerin sayılarına gelince, kısa bir bilgi sunmak istiyorum: 2004’te günde ortalama 8 kişi, 2005’te günde ortalama 9 kişi, 2006’da günde ortalama 10 kişi serseri kurşun kurbanı olmuş.

Bu tasarıya burada dikkatinizi çektiğim özü itibarıyla baktığımızda, öncelikle bireysel silahlanma çılgınlığının önüne geçilmesi için onu besleyen kaynakların kurutulmasının zorunlu olduğu ortaya çıkıyor. İşte, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu durum, yani, konunun özü, esası, bu tasarının çok ötesinde sosyal ve ekonomik politikalar ile idari ve cezai önlemlerin de uygulanmasını kaçınılmaz kılıyor. İdari ve cezai önlemler bağlamında Türkiye koşullarına uygun bir ateşli silahlar yasası acilen çıkarılmalıdır, bunu Hükûmetten bekliyoruz. Yine aynı bağlamda, kapalı ve açık alanlardaki düğün, nişan, sünnet gibi eğlenceler ile cenaze törenlerinde silah taşınması ve ateş edilmesi yasaklanmalıdır, kontrol altına alınmalıdır. Bar, pavyon, gece kulübü, düğün salonu, diskotek, taverna gibi alkollü içeceklerin kullanıldığı eğlence yerlerinde ateşli silahların taşınması kesinlikle önlenmelidir. Ateşli silah ruhsatları zorlaştırılmalıdır. Ruhsat verilmesi, emniyet müdürlüğünün görüşü, cumhuriyet savcısının olumlu mütalaası ile sulh ceza hâkiminin kararına bağlanmalıdır. Ruhsatsız ateşli silah ve mermileri satın alan, bulunduran ve taşıyanlar hakkında mevcut hapis ve para cezaları artırılmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hızlı ve kontrolsüz bir şekilde silahlanmaya toplumun yönelmiş olması, doğal olarak, işte bu yasa tasarısının içeriğini oluşturan kurusıkı silah talebini de artırıyor. Kurusıkı tabancaların en önemli sakıncası nedir diye baktığımızda, hepsinin değil ama bazı markaların namlularının değiştirilerek gerçek silaha dönüştürülebiliyor olmasıdır.

2003 ile 2006 yılları arasında 35 kişinin kurusıkı tabir edilen silahlarla öldürüldüğü ortaya çıkmıştır. Şu anda resmî kayıtlara girmemiş kaç adet kurusıkı silah olduğu bilinmiyor. Bunlardan kaç tanesi gerçek silaha dönüştürülmüştür, ne yazık ki bu da bilinemiyor. Bugün, kurusıkı tabancayla etrafa ateş ederek panik yaratan magandalar ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşabiliyor. Nitekim, Yargıtay 8. Ceza Dairesi 22 Şubat 2007 tarihinde bu çerçevede bir karar verdi. Bu kararla, meskûn mahalde havaya kurusıkı tabancayla ateş ederek korku ve panik yaratan bir magandaya yerel mahkemenin vermiş olduğu beş aylık hapis cezası ne yazık ki Yargıtayca bozuldu. Neden? Yasal boşluk nedeniyle.

İşte bu yasa tasarısı, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; böyle boşlukları doldurmayı amaçlıyor. Ayrıca kurusıkı tabancaların üretimi, ithalatı, alım ve satımıyla bulundurulması konuları yeniden düzenleniyor. Kurusıkı silahların namlu değiştirilerek gerçek silaha dönüştürülmesi üretim aşamasında alınacak tedbirlerle önlenmek isteniyor. Kurusıkıların üretim ve ithalatı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı denetimine bağlanıyor. Biraz sonra bir önerge vereceğiz 2’nci maddeyle ilgili. Bu konuda biraz daha başka sorumlulukların da olması gerektiğine inanıyoruz. Silahları çeşitli mercilerden izin almadan üretenlere veya üretim için belirlenmiş esas ve uygulamalara aykırı olarak imal edenlere bir ila üç yıla kadar ve adli para cezaları yüz günden beş yüz güne kadar getiriliyor, hapis ve adli para cezaları.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Grup adına konuşan arkadaşımızın da belirttiği gibi, bu yasa tasarısını destekliyoruz ama bu yasa tasarısının, başka, az önce söylediğim konunun özüyle, esasıyla ilgili konularla da ayrıca desteklenmesinin kaçınılmaz olduğuna inanıyoruz.

Sözlerime son vermeden önce, bireysel silahsızlanma konusunda öncü rol oynayan bir vakfımızın da burada çabalarına değinmek istiyorum, Umut Vakfı. Buradan Umut Vakfına ve kurucu Başkanı Sayın…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

… Nazire Dedeman’a teşekkürlerimi sunuyorum.

Umut Vakfı hepimizin bildiği gibi uzun zamandır her yıl Bireysel Silahsızlanma Günü düzenliyor. Anımsayacaksınız “Sessiz Ayakkabılar” ismiyle düzenlenen bu etkinlik, yıllardan beri düzenlenen bu etkinlik, bu Umut Vakfının etkinliğidir ama ne yazık ki Türkiye, Bireysel Silahsızlanma Günü’nü her yıl bir önceki yıla göre çok daha fazla silahlanmış olarak kutlamak mecburiyetinde kalıyor! Öyle sanıyorum ki, konunun özüyle ilgili diğer önlemler de alındığında ve bu yasanın da, çıkarılacak yasanın da ciddi bir şekilde uygulanması sonucunda, o Umut Vakfının da amacının önemli ölçüde erişileceğini düşünüyorum.

Hepinizi en iyi dileklerimle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bu maddenin hayırlı olmasını diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 23 Ocak 2008

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook