Dünya bankası grubu ve uluslararası para fonu guvernörler kurullarının 2009 yıllık toplantıları münasebetiyle türkiye cumhuriyeti hükümet ile dünya bankası grubu ve uluslararası para fonu arasında düzenlenen mutabakat zaptının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:327)
Tekirdağ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 76. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Nisan 2009 · 841 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Enis Tütüncü (CHP), 14 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA BANKASI GRUBU VE ULUSLARARASI PARA FONU GUVERNÖRLER KURULLARININ 2009 YILLIK TOPLANTILARI MÜNASEBETİYLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMET İLE DÜNYA BANKASI GRUBU VE ULUSLARARASI PARA FONU ARASINDA DÜZENLENEN MUTABAKAT ZAPTININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:327)); konuşma 841 kelime.
Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Dünya bankası grubu ve uluslararası para fonu guvernörler kurullarının 2009 yıllık toplantıları münasebetiyle türkiye cumhuriyeti hükümet ile dünya bankası grubu ve uluslararası para fonu arasında düzenlenen mutabakat zaptının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:327)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2009-04-14-dunya-bankasi-grubu-ve-uluslararasi-para-fonu-guvernorler-kurullarinin-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Sayın Başkan nasıl uygun görürse efendim.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Grup adına.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın Enis Tütüncü.
Buyurun.
On dakika süreniz var.
CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısının bütünü üzerinde görüşürken bazı noktalara dikkatinizi çekmeye çalışmıştım. Şimdi, burada, bir başka konuya, son derece önemli gördüğüm IMF’yle ilgili bir konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Uluslararası yatırım bankalarının raporlarında Türkiye'nin dış borcuyla ilgili yanlış birtakım değerlendirmeler yapılmış. Bu değerlendirmelerin, yanlış değerlendirmelerin kaynağının ne olduğu konusunda araştırmalar yaparken, bugün gazetelerden birinde, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Sayın Özince’nin bir açıklamasıyla karşılaştım. Sayın Özince de bu konuya değinmiş ve gerçekten uluslararası yatırım bankalarının raporlarında Türkiye'nin dış borcuna ilişkin değerlendirmeler yanlış. Nereden kaynaklanıyor bu? Uluslararası yatırım bankaları IMF’nin verilerini kullanıyor, IMF’nin verilerini kullanıyor. O nedenle, bu yatırım raporları Türkiye’yle ilgili yanlış birtakım değerlendirmelere yol açıyor. Bu nedenle, burada Hükûmete seslenmek ve uyarımızı yapmak istiyorum: Merkez Bankasının verilerinin kullanılmasında yarar var, yani IMF’nin uyarılması gerekiyor. Hükûmetin bir an önce IMF’yi uyarması ve Merkez Bankasının verilerini IMF’nin tekrar kendi verileriyle revize etmesi ve gerekirse uluslararası yatırım bankalarına da bu çerçevede IMF aracılığıyla bir uyarının gitmesinde yarar var diye düşünüyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uluslararası yeni finansal mimarinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili, yeni bir düzen kurulmasıyla ilgili görüşlerimizi ifade etmeye çalıştık. Burada, IMF’ye yeni bir işlev ve Dünya Bankasına da yeni bir işlev öngörülecek.
Burada Hükûmetin IMF’yle ilgili bir gelgitler içinde, gelgit anlayışı içinde olduğunu tespit ettik. En azından bu mutabakat raporunun onaylanması anında, bu konuyla da ilgili yüce Meclisin bilgilendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu düşündük.
Bakınız, 9 Nisan günü, yani -bugün 14 Nisan- beş gün önce Devlet Bakanı Sayın Şimşek bir soru üzerine şöyle diyor: “Bu kez IMF anlaşması pek de önemli değil.” “Bu kez IMF anlaşması pek de önemli değil.”
Şimdi, değerli milletvekilleri, bu revize program hangi amaçla yapıldı, kimin direktifiyle yapıldı, hangi niyetle yapıldı ve beş gün önce Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir bakanının bu şekilde bir konuşma yapmasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Daha da ötede başka bir şey var, yani dün yapılan o açıklamayla taban tabana zıt. Sayın Bakan diyor ki: “Türkiye'de hane halkının durumu iyi, bankaların durumu iyi, özel sektörün durumunda da korkulacak bir durum yok.” Arkasından da diyor ki: “Reel ekonomideki kötüleşme uzun sürerse bundan finans sektörü de etkilenir.”
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Ne lahana ne turşu…
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yani, böyle bir şey olabilir mi?
OKTAY VURAL (İzmir)Kriz geldi kriz, bir anda.
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Böyle bir pembe tablo… Tamam, pembe tabloyu çiziyorsun, ama beş gün sonra Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en büyük revizeyi yapıyorsun, 7 puanlık, 7,3 puanlık bir yanılma ekonomik büyümede, istihdamda yanılma, işsizlikte yanılma, bütçe açığında çok büyük bir yanılma, ama beş gün önce pembe bir tablo. Beş gün önce bu pembe tabloyu çizerken ve zımnen bir itirafta bulunuyorsun, reel ekonomideki kötüleşme uzun sürerse finans sektörü de etkilenir. Yani, bu pembe tablonun içinde çok büyük bir çelişki. Bu pembe tabloyu çiziyorsan reel ekonomide de bir şey olmaması lazım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kafa karışıklığı, bu samimiyetsizlik, önümüzdeki dönem için yapılan bu revizyonun da güvenilirliğini çok büyük ölçüde zedelemektedir.
Buradan hemen reel ekonomiyle ilgili bir sıkıntıyı ve alınması gereken bir önlemi dikkatlerinize sunmak istiyorum: “Garanti Fonu” diye –biliyorsunuz- bir çalışma var. Uzun süredir gündemde olan ve bir türlü alınamayan bir tedbir, Kredi Garanti Fonu. Dünkü açıklamalarda bu konuda en ufak bir şey yok. Reel ekonomiye can suyu vermek lazım. Yani, geçen dönemde bir can suyu verilecekti, biliyorsunuz, Anadolu Yaklaşımı’yla. Anadolu Yaklaşımı’yla -bizzat Hükûmetin ifadesi- 42 bin KOBİ can suyu bekliyor demiştiniz. Dedik ki yapmayın, bu yasa ölü doğuyor, şu, şu, şu, şu konularda eksiklikler var; dinletemedik. Ama 42 bin KOBİ’ye çıkarılmış olan o can suyu projesine sadece 93 firma başvurabildi ve 93 firmadan da 41 tanesi yararlanabildi, kapsama girdi. Şimdi, yani, çok büyük bir sıkıntıda. Özellikle geçen seneye göre bu yıl reel ekonomideki kriz dayanılması güç boyutlarda artmıştır. Bu nedenle, Garanti Fonu’nun bir an önce –dün açıklanması gerekiyordu bunun- yürürlüğe girmesi lazım.
Piyasa kilitlendi Sayın Başkan, değerli milletvekilleri. Piyasa hareketi, biliyorsunuz, vadeli çekler ve banka kredileriyle sağlanıyordu. Vadeli çek sistemi çöktü. Bankalar, kredi riski nedeniyle kredileri kesti. Reel sektörün ayakta kalabilmesi için, çökmemesi için, reel sektörün işçi çıkarmaması için, üretimi başlatabilmesi için kredi desteğine ihtiyacı var. Garanti Fonu kredi çarkının harekete geçmesini sağlayacak bir kararın bir an önce yürürlüğe konması gerekiyordu. Bunun yeri ve zamanı dünkü açıklamaydı. Yani dün açıklanmadı bu son derece önemli önlem. Ne zaman açıklanacak? Onu bilemiyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kapasite kullanım oranlarına da dikkatinizi çekeyim. Yani martta bir önceki aya göre kapasite kullanım oranlarında az da olsa bir düzelme var ama şubattaki kapasite kullanım oranları tarihin en düşük kapasite kullanım oranlarıdır, yüzde 63,3’e hiçbir zaman düşmemişti, şimdi martta yüzde 64,7’ye çıktı. Neden çıktı? Bunu da biliyoruz. Yapılan ÖTV ve KDV indirimlerinin belirli sektörlerde kapasite kullanım oranlarını artırdığını anlıyoruz. Ama şimdi kamu yatırımları artırılmadı, artırılamıyor. Dün açıklanan revize rakamlarla daha da daraltılacak. İş talep canlandırılamadı, canlandırılamıyor. Dün açıklanan revize rakamları daha da daraltılacak. Peki…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 14 Nisan 2009