Çalışanların tasarruflarını teşvik hesabının tasfiyesi ve bu hesaptan yapılacak ödemelere dair
Ardahan Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 71. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Nisan 2003 · 672 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ensar Öğüt (CHP), 24 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR); konuşma 672 kelime.
Ensar Öğüt (CHP, Ardahan). “Çalışanların tasarruflarını teşvik hesabının tasfiyesi ve bu hesaptan yapılacak ödemelere dair”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2003-04-24-calisanlarin-tasarruflarini-tesvik-hesabinin-tasfiyesi-ve-bu-hesaptan (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ENSAR ÖĞÜT (Ardahan)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; zorunlu tasarruflarla ilgili kanun tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bizleri izleyen tüm vatandaşlarımıza selam ve saygılarımı iletiyorum.
Değerli arkadaşlar, 1 Nisan 1988 tarihinde, Turgut Özal döneminde, 3417 sayılı Kanun çıkarılarak, çalışanlardan kesinti yapılıp, Tasarrufu Teşvik Hesabına para aktarıldı.
Bu konu, yaklaşık 8 000 000 insanı ilgilendiriyor -tabiî, bu 8 000 000'u 5'le çarparsanız- bu, aileleriyle birlikte 40 000 000 kişi yapar. Geçmiş hükümetler, bu insanları çok mağduriyet içerisinde bıraktı. Bu hükümet de, maalesef, ondan farklı bir şey yapmamaktadır. Şöyle ki "çalışanların kalan paralarına TÜFE+ yüzde 5 faiz uygulanacak" deniliyor şimdiki hükümet tarafından; ancak, değerli arkadaşlar, bununla ilgili yapılan bir araştırma var. Çalışanların ne kadar mağdur olduğunu, ne kadar düşük faiz olduğunu takdirlerinize arz edeceğim.
1988 yılından 2003 yılına kadar, alt kademeden emekli olacak bir memur 8 milyar para alıyor. Eğer aynı memur, o 8 milyar parasını yüzde 2 faizle dolara yatırsaydı, 14 milyar lira oluyordu; yine, aynı memur, parasını altına yatırsaydı, 11,5 milyar lira oluyordu; yine, aynı memur -sıkı durun- hazine bonosu alsaydı, tamı tamına 84 milyar lira oluyordu. Evet; aynı memur, o parasıyla hazine bonosu alsaydı, bugün, 84 milyar liraydı. Şimdi, bu 84 milyarı değil de, 8 milyarı verip, insanlarımızı avutmanın bir anlamı var mı; hakla, adaletle bağdaşan bir yanı var mı?! Eğer bunların üçünün ortalamasını alırsak, 36,5 milyar lira yapıyor; en azından, 36,5 milyar lirayı ödememiz lazım, ödenmesi lazım.
HASAN ANĞI (Konya)Neyle ödeyecek?!
ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Efendim, müsaade edin; arz edeceğim, nereden ödeyeceğinizi söyleyeceğim.
İki gün önce, 22 Nisan Salı günü, Hazine iki defa ihale yaptı, borçlandı. Yüzde kaçla, biliyor musunuz; yüzde 56,48'le borçlandı. Yani, ülkemizi batıran tefeci zihniyet rantiyecilere bu paralar veriliyor da, fabrikalarımızı çalıştıran işçimize, memurumuza niye verilmiyor?! Aynı faiz uygulansın, bizim istediğimiz bu. Yani, hak, adalet varsa, bu da öyle olması lazım. Artan fiyat artışlarına, enflasyona yetişmesi mümkün olmayan çalışanların böyle bir mağduriyeti söz konusu olabilir mi?!
Şimdi, muhalefetteyken ayrı, iktidarda ayrı konuşmamanız lazım.
HASAN ANĞI (Konya)Öyle yapıyoruz zaten.
ENSAR ÖGÜT (Devamla)Evet, aynen öyle yaptın Sayın Başkanım!
Bakın, 23 Haziran 2000 tarihinde Fazilet Partisi Grup Başkanvekili Sayın Abdüllatif Şener'in Meclis araştırma önergesini okuyacağım. Sayın Abdüllatif Şener diyor ki: "Devlet, enflasyonun yüzde 69,7 olduğu bir ortamda zorunlu tasarruf kesintilerini yıllık yüzde 5,2 oranında nemalandırmıştır. Yine, aynı şekilde, 1999'da, hükümet, nema oranını yıllık yüzde 1,6 olarak uygulamış ve enflasyon yüzde 68,8 olarak gerçekleşmiştir."
Değerli arkadaşlar, ben, takdir ediyorum ve teşekkür ediyorum. O zaman böyle konuşuyorsa, bugün de ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısıysa, Sayın Abdüllatif Şener'e buradan sesleniyorum; sözünüzde durun. Siyaset, sözdür arkadaşlar. Mukavelesi, sözleşmesi yok. Söz çok önemlidir. Siyasette sözümüzde durursak toplum bize güvenir; sözümüzde durmazsak toplum bize güvenmez. Bu kadar basit ve nettir. Şimdi, bu konunun üzerinde duralım, rica ediyorum. 69,7 enflasyon varken, hükümet nemaya 5,2 faiz vermiş; Sayın Abdüllatif Şener, hükümeti yerden yere vurmuş ve demiş ki: "Bu, gasptır." Aynen burada yazıyor.
HASAN ANĞI (Konya)"TÜFE + 5" demiş.
ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Efendim "TÜFE artı 5" dediğiniz zaman buna gelmiyor ki.
MEHMET CEYLAN (Karabük)Enflasyonun üzerinde bir değer veriyor.
ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Müsaade edin...
O zaman bunu savunan arkadaşınız bugün de hükümetteyse aynı konuyu yapsın. Burada şunu istiyoruz: Reel faizdir. Değerli arkadaşlar, bakın, biz...
MEHMET CEYLAN (Karabük)Orada "enflasyon" demiş; yine enflasyon...
ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Efendim, hükümet olarak siz veya Meclis olarak bizler salı günü -iki gün önce- 56,46 ile Hazineyi borçlandırdık. Aynı faizi uygulayalım, yasa tasarısına aynısını koyalım. Niye "TÜFE + 5" diyoruz? Bizim, Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerinde durduğumuz bu; yani, benim paramı alıyorsunuz, kullanıyorsunuz, bedava kullanıyorsunuz; niye bedava kullanıyorsunuz kardeşim?
HASAN ANĞI (Konya)Alan kim?
ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Efendim, yani, almış. Şimdi, biz hükümetteyiz, siz hükümettesiniz; yani, biz Meclisteyiz. Gelin, bunu düzeltelim. Gayet basit; gelin, düzeltelim. Ben, başka bir şey demiyorum ki! Yani, bunun müsebbibi siz de değilsiniz Sayın Başkanım; ama, gelin, düzeltelim. Düzeltmenin yolu da, çalışanın emeğinin, alınterinin, parasını, değerini verelim; çünkü, enflasyon o kadar acımasız fiyatlar yükseltiyor ki, hiç kimsenin alım gücü kalmıyor. Bu nedenle, ben istirham ediyorum hükümetten...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 24 Nisan 2003