İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Köy enstitülerinin kuruluş yıldönümü hk.

Yakup Kepenek

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 71. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Nisan 2003 · 595 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yakup Kepenek (CHP), 24 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ HK.); konuşma 595 kelime.

Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Köy enstitülerinin kuruluş yıldönümü hk”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-04-24-koy-enstitulerinin-kurulus-yildonumu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YAKUP KEPENEK (Ankara)Saygıdeğer izleyiciler, gündemimizde yazılı olduğuna bakmayın, köy enstitülerinin kuruluş günü 17 Nisandır ve bu hafta 63 üncü yıldönümünü kutluyoruz.

Bir hafta sonra da olsa, bu konunun, bu kürsüye getirilmesi olanağını verdiği için, Başkanvekilimiz Sayın Yakut'a içtenlikle teşekkür ediyorum.

Köy enstitüleri, geçmişin o parlak, o büyük atılımını selamlamak için değil, yalnız o amaçla değil, geleceğe dönük büyük projeler üretmek için de ders alınacak güçlü kuruluşlardır. Köy enstitüleri, temeli insan aklının özgürleşmesi olan Anadolu aydınlanmasının, laikliğin, kadın-erkek eşitliğinin, bilimin ve teknolojinin Anadolu'ya, Anadolu'nun köylerine taşınmasının ateşidir, girişimidir. Bir avuç yurtseverin, Cumhurbaşkanı İnönü, Eğitim Bakanı Yücel ve büyük eğitimci Tonguç'un öncülüğünde, bize özgü, bize özgün, dünyaya ders veren büyük kurumları saygıyla selamlıyorum; ancak, şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, bu kurumları yine biz kendi ellerimizle yıktık.

Enstitüler neyi yapıyordu; enstitülerin temel ilkesi, üretim ile beynin birleşmesiydi; son yıllarda, dünyada, şuuruna, bilincine varılan bu ilke, köy enstitülerinin esasını oluşturuyordu.

Enstitüler şuralarda kurulmuştu: Akçadağ, Akpınar, Aksu, Arifiye, Beşikdüzü, Cılavuz, Çifteler, Dicle, Düziçi, Erciş, Gölköy, Gönen, Hasanoğlan, İvriz, Kepirtepe, Kızılçullu, Ortaklar, Pamukpınar, Pazarören, Pulur ve Savaştepe.

Sayın vekiller, bulabilirseniz eğer, bu yerlerin, bu çağdaş eğitim ve bilim merkezlerinin haritadaki yerlerine bir bakın. Cumhuriyeti kuranların, Anadolu'nun bölgesel kalkınmasına ne kadar önem verdiklerini çok rahat, çok güçlü bir biçimde yakalarsınız, görürsünüz.

Gelişmenin bütünlüğü olmayınca, ilerleme olmuyor. 1950'lerde, köy enstitülerinin kapatılmasından sonra, değerli vekillerim, benden önce konuşan arkadaşım ve öbürleri, o tarihten başlayarak, cumhuriyetin temel ilkesi olan gelişmenin bütünlüğü bir yana bırakıldı. Yalnızca karayolu uzunluğuna, yalnızca baraj sayısına, yalnızca otomobil sayısına indirgenmiş bir gelişme, kalkınma doğru değildir, eksiktir, topaldır; eksik olan kültürdü, okuldu, eğitimdi.

Bugün, 2000 yılında, Devlet İstatistik Enstitüsü verileri bize şunu gösteriyor: 6 ve daha büyük yaşlarda olan, 1 900 000'i erkek ve 5 700 000'i kadın olmak üzere, 7 600 000 insanımız okur yazar değildir. Bu büyük ayıbın, bu utanç verici durumun, bu yüzkarası gelişmenin sorumlusu, 1950'lerden bu yana bu ülkeyi yöneten siyasetçilerdir. Dilerim, bundan sonra yönetenler bu yanlışı yapmazlar.

Köy enstitüleri deneyiminden alınacak çok büyük dersler vardır. Ülkenin gelişmesinin, kültüre, sanata dayalı boyutunun bir yana bırakılması, ihmal edilmesi, giderek gelişmenin, ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmenin önündeki en büyük engeldir. Bu engeli elbirliğiyle aşabiliriz. Günümüzde kırsal, kentsel ayırımı yapmadan, yoksul çocuklara ve gençlere laik bir ortamda, eğitimde fırsat eşitliği sağlayan bütüncül bir kurumsal yapı, bir kamusal düzenleme, derli toplu bir proje, bir program yoktur. Yapmamız gereken, enstitüleri örnek alarak, bilgisayar odaklı, bilişim ve iletişim teknolojilerine ağırlık veren bir eğitim projesini yaşama geçirmek olmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YAKUP KEPENEK (Devamla)Sayın Başkan, 2 dakika eksüre istiyorum.

BAŞKANBuyurun Sayın Kepenek.

YAKUP KEPENEK (Devamla)Değerli arkadaşlarım, köy enstitülerinin kurulduğu günlerde ülkenin üretim gücünü artırmak isteyenler, Şevket Süreyya Aydemir'in deyimiyle "şeker istiklali" diyordu; yani, bizim, bugünlerde, satmaya çalıştığımız şeker fabrikalarını kuruyordu. Bugün, bize düşen, bilgisayar üretiminde, bilgisayar yongası yapımında, uluslararası düzeyde durumumuzun ne olduğunu sorgulamak olmalıdır; çünkü, ulus olarak, dünyaya, yalnızca, bu alandaki başarımızla ortak olabiliriz, dünyadaki gidişe ayak uydurabiliriz. Müzikten resme, sinemadan heykele, edebiyatın her türünden, tasarıma ve sanatın her dalına kadar, ulus olarak, katkılarımızı, köy enstitüleri ilkelerini benimseyerek ancak uluslararası düzleme çıkarabiliriz; bunu başarmanın yolu, Mustafa Kemal'in deyimiyle "ileriye bakmaktan geçiyor" geriye doğru değil. Aklın özgürleşmesinin önündeki tüm engelleri elbirliğiyle kaldırmalıyız. Bu engeller, ister yoksulluk olsun ister bağnazlık olsun ister tutuculuk olsun ister ezbercilik olsun. Her konuya eleştirel bakabilen beyinler bu toplumun en büyük gereksinimidir, ihtiyacıdır. Bu konularda köy enstitülerinin özgün deneyiminden ulus olarak çok ders alabiliriz, dünyaya örnek olabiliriz.

Son olarak, köy enstitüleri, dün kutladığımız Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının toplumsallaşmasında bu konudaki köşe taşlarından biridir ve bu ikisini birleştirerek, hepinizin hem bayramını kutlar hem de köy enstitüleri ülküsüne sahip çıkmanızı dilerim, saygılar sunarım.(Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 24 Nisan 2003

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook