T.c. hükümeti ile uluslararası çalışma örgütü arasında uluslararası çalışma (s.s.84)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 89. Birleşim · 1. yasama yılı · 4 Haziran 2003 · 647 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erdal Karademir (CHP), 4 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. HÜKÜMETİ İLE ULUSLARARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜ ARASINDA ULUSLARARASI ÇALIŞMA (S.S.84)); konuşma 647 kelime.
Erdal Karademir (CHP, İzmir). “T.c. hükümeti ile uluslararası çalışma örgütü arasında uluslararası çalışma (s.s.84)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2003-06-04-t-c-hukumeti-ile-uluslararasi-calisma-orgutu-arasinda-uluslararasi-ca (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Uluslararası Çalışma Örgütünün -ILO'nun- Ankara'daki Ofisi İçin Yer Tahsisine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde kişisel olarak söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sosyal adalet ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacına yönelik olarak hükümetler, işverenler ve işçiler, birlikte hareket edecekleri bir örgüt modeli çerçevesinde, 1919 yılında, Versay Anlaşması sonucunda milletler cemiyetinin özel ve özerk bir hükümetlerarası örgütü olarak kurulan ILO, insan haklarına saygılı, yeterli yaşam standartları, insanca çalışma koşulları, istihdam olanakları, ekonomide güvence ve benzeri gibi temel ilkelerin dünya çapında uygulanması düşüncesiyle insanlığın hizmetinde olmuştur.
Savaş sonrası dönemde evrensel ve sürekli barışın, ancak, sosyal adaletle sağlanabileceği temel ilkesiyle çalışmalarını hızlandıran ILO, 1944 yılında Philadelphia'da toplanan Uluslararası Çalışma Konferansında oluşan, bir anlamda sosyal manifesto denilen Philadelphia Bildirisini de onaylamıştır. Bu bildiride "emek, ticarî bir mal değildir. Düşünce ve sendika kurma özgürlükleri kalıcı bir ilerlemeyi gerçekleştirmenin esas unsurlarıdır. Fakirlik, görüldüğü her yerde refaha yöneltilmiş bir tehlikedir. Bütün insanlar, ırk, inanç ve cinsiyetleri ne olursa olsun, kendi maddî durumlarını ve manevî gelişmelerini özgürlük, onur, ekonomik güvence ve fırsat eşitliği koşulları altında geliştirmek haklarına sahiptir" denilmektedir.
27 Mayıs 1946 tarih ve 4907 sayılı Yasayla üye olduğumuz ve imzaladığımız bu kararların, aradan geçen bunca zamana rağmen, bırakın pratik yaşamdaki uygulamalarını, hâlâ birçok konuda yasal altyapısının bile hazır olmadığını görmek, ileri, modern ve çağdaş ülke hakları karşısında benim yüzümü kızartıyor, başımın öne eğilmesine neden oluyor.
İşçi haklarının gasp edildiği, ücretlerin gerilediği, işçi -memur kıyımının olduğu, sendikal hak ve özgürlüklerinde yüzyıllar öncesine dönüldüğü, grev ve örgütlenme haklarının gayrımeşru bir şekilde engellenmeye çalışıldığı, insanlık onurunun zedelendiği, ekonomik güvence ve iş güvenliği ile fırsat eşitliğinin gözardı edildiği, üniversite mezunu gençlerimizin dahi işsiz olduğu bir ülkenin insanı olarak, böylesi çifte standart uygulamaları görüp yaşadıkça, üzülmemek ve isyan etmemek mümkün mü!
Değerli milletvekilleri, çifte standarda örnek mi istiyorsunuz; 15-16 Mart 2003 tarihlerinde Yüce Meclisimizin çatısı altında yaşananlar, buna en güzel örnektir. Bir yandan ILO'nun uluslararası anlaşma ve sözleşmelerini imzalayıp, onaylıyoruz, diğer yandan da, bu doğrultuda yasallaşmış İş Güvencesi Yasasının yürürlüğe girmesini aylarca uzatıp, engelliyorsunuz; hatta, kazanılmış hakların gasp edilip, budanması için, işçilerin, çalışanların aleyhine olan İş Kanununu, Cumhuriyet Halk Partisinin düşüncelerini dahi dikkate almadan yasalaştırdınız.
Bunların hepsini, daha sonra uzun uzun tartışacağız. Ben, şimdi, sizlerin dikkatini çekmek için, sadece iki konuya, kısaca değineceğim. Birinci olarak, 1999'da kabul edilen ve ülkemizin de onayladığı 182 nolu Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Önlemler Sözleşmesi uyarınca madenlerde, çiftliklerde, taşocaklarında, fabrikalarda, atölyelerde çalıştırılan çocukların bu koşullarda çalıştırılmasının yasal ve idarî tedbirlerle yasaklanması gerekmektedir. Kölelik koşullarına ve fuhuşa itilen, milyonlarcası ömür boyu sefalete ve yoksulluğa mahkûm edilen çocuklar için ILO'nun başlattığı "Çocuk İşçiliğine Kırmızı Kart" kampanyasını yürekten destekliyorum. 15 Ocak 2002 tarihinde Afrika'da başlatılan bu kampanya çerçevesinde...
Maalesef, ülkemizdeki durum da çok iç açıcı değil. Okul çağındaki çocuklarımız, sanayi sitelerinde, işporta tezgâhlarında, tarımda ve daha birçok uygunsuz ortamda, ucuz emek anlayışıyla çalıştırılmaktadır. Kanımca, bunlara kırmızı kart göstermenin zamanı gelmiştir, hatta, geç de kalınmıştır.
İkinci olarak da, kadın işçilerimizin durumuna kısaca değinmek istiyorum. Dünyaca ünlü ozanımızın da dediği gibi "sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelen" sigortasız, sendikasız, sağlıksız ve ağır koşullarda ucuz emek olarak çalıştırılan kadın işçilerimiz, bunlar yetmezmiş gibi, bir de cinsel tacizle karşı karşıya kalmaktadır. Kadınlarımız, kendilerini iki kat ezen bu durum karşısında çaresiz kalmakta, ekonomik özgürlüğü ve iş güvencesi olmadığından, sanki kaderiymiş gibi bunları kabullenmek zorunda kalmakta, kabullenmeyenler de işlerinden olmakta, açlığa ve sefalete sürüklenmektedirler.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizlere çağrıda bulunmak istiyorum: Gelin, hep birlikte, 22 nci Dönem milletvekilleri olarak, bir ilke imza atalım; 115 ülkenin ve ülkemizin de kabul edip onayladığı ILO ilkelerinin ve sözleşmelerinin yasal altyapısı ve uygulamalarının denetlenmesi, olumsuz uygulama yapanlara en ağır yaptırımların uygulanması için çalışalım. Başımızı öne eğmeden, dik tutarak, tüm dünyaya "işte benim ülkemin kadınları, işte benim ülkemin çocukları, işte benim ülkemin geleceği" diye haykıralım.
ILO'ya arsa tahsis eden bu yasa tasarısını canı gönülden destekliyor; ülkemiz, halkımız ve emeğiyle geçinen tüm insanlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 4 Haziran 2003