Mersin ilinin 3 ocak'ta düşman işgalinden kurtarılışı sebebiyle
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 40. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ocak 2004 · 542 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ersoy Bulut (CHP), 8 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN İLİNİN 3 OCAK'TA DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTARILIŞI SEBEBİYLE); konuşma 542 kelime.
Ersoy Bulut (CHP, Mersin). “Mersin ilinin 3 ocak'ta düşman işgalinden kurtarılışı sebebiyle”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ersoy-bulut-22-2004-01-08-mersin-ilinin-3-ocak-ta-dusman-isgalinden-kurtarilisi-sebebiyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ERSOY BULUT (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin İlimizin düşman işgalinden kurtarılışının 82 nci yıldönümü nedeniyle söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti ve televizyonda bizi izleyen vatandaşlarımı saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, Birinci Dünya Savaşı 1914 yılında başlamıştır. Halkımızın "seferberlik" dediği ve dört yıl süren bu Dünya Savaşında, Osmanlı orduları çok geniş bir cephede savaşmış, Osmanlı Devletinin de içerisinde bulunduğu topluluk yenilmişti.
Osmanlı her yandan zedelenmiş, yapılan müzakereler sonunda, çok ağır koşullar taşıyan Mondros Mütarekenamesi 30 Ekim 1918'de imzalanmış ve aynı günün geceyarısı yürürlüğe girmiştir.
Ulu Önder Atatürk, o günleri, Söylev'inde şöyle anlatmaktadır: "1919 yılı mayısının 19 uncu günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve görünüş: Büyük savaşın uzun yılları boyunca, ulus, yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve yurdu genel savaşa sürükleyenler, kendi başlarının kaygısına düşerek, yurttan kaçmışlar. Padişah ve halife olan Vahdettin, soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça yollar araştırmakta. Damat Ferit Paşanın başkanlığındaki hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir oluşuma boyun eğmiş. Ordunun elinden silahları alınmış ve alınmakta."
Değerli milletvekilleri, fevkalade ağır koşulların hüküm sürdüğü o günlerde, itilaf devletleri, ateşkes anlaşması hükümlerine uymayı gerekli görmüyorlar ve uydurma nedenlerle, yurdun çeşitli yerlerini işgal ediyorlardı. Mersin İli de, 17 Aralık 1918 günü, İngiliz ve Fransız birliklerince işgal edildi.
Değerli arkadaşlarım, millî mücadelede, gerek Mersin ve gerekse diğer Anadolu şehirlerinin işgaline karşı Anadolu'nun ortaya koyduğu birlik ve beraberlik çok anlamlıdır. Bu tablo, aynı zamanda, Anadolu ve Rumeli toprakları üzerinde yaşayan insanların kader ve gönülbirliğini de ifade etmektedir.
Ulu Önder Atatürk Söylev'inde bu durumu şöyle açıklamaktadır: "Osmanlı Devletinin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti. Ortada bir avuç Türkün barındığı atayurdu kalmıştı. Son olarak bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşılmaktaydı. Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunların hepsi, kavramını yitirmiş birtakım anlamsız sözlerdi. O halde, sağlam ve gerçek karar ne olabilirdi? Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı; o da, ulus egemenliğine dayanan, kayıtsız, koşulsuz, bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak. Bu kararın dayandığı en sağlam düşünüş ve mantık ise, Türk Ulusunun, onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Türkün onuru ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. Öyleyse, ya bağımsızlık ya ölüm. İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktır" demektedir. İşte bu his ve millî duygularla bütün Anadolu'da Kuvayı Milliye oluşturulmuş ve işgallere karşı konulmuştur.
Düşman işgaline örnek mücadelelerden birini de Mersin vermiştir. İlçe beylikleri, kadını, erkeği, genci, yaşlısı, kısaca tüm halk, Fransız ve İngilizlere karşı amansız bir mücadeleye girişmiş, direniş sürecinde Toroslara çıkmış, teslim olmayarak, ilk şehitlerini Toros eteklerinde vermiştir. dört yıllık bir mücadele sonucu, Mersin, 3 Ocak 1922 günü düşman işgalinden kurtarılmıştır.
Ulu Önder Atatürk, Mersin'e özel ilgi göstermiş ve 1938 yılına kadar Mersin'i 6 kez ziyaret etmiş ve Mersinlilere "Mersinliler, Mersin'e sahip çıkınız" öğüdünde bulunmuştur. Mersinliler de Mersin'e sahip çıkmış, büyük ölçüde kendi iç dinamikleriyle kalkınmasını ve gelişmesini sağlayan Mersin, bugünkü konumuna gelmiştir.
15 853 kilometrekare alanı kapsayan Mersin İlimiz -Merkez dahil- 10 ilçe, 70 belediye ve 513 köyü ve toplam 1 651 400 nüfusuyla Türkiye'nin 8 inci büyük kenti durumundadır.
Mersin, tarım, ticaret ve turizm kenti olması nedeniyle, bir cazibe merkezi olmuş, bu da, oldukça fazla içgöç almasını beraberinde getirmiştir. Bu durum ilin gelişmesini olumsuz etkilemektedir. Tarımsal üretim bakımından; Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretiminin yüzde 7'si...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 8 Ocak 2004