İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)

Eyüp Fatsa

Ordu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 93. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Mayıs 2005 · 425 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Eyüp Fatsa (AK Parti), 3 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)); konuşma 425 kelime.

Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2005-05-03-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

EYÜP FATSA (Ordu)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, 877 sıra sayılı, TÜBİTAK ile ilgili bir kanun teklifini hep beraber burada görüşüyoruz. Teklifle alakalı, muhalefetin yapmış olduğu eleştirileri saygıyla karşılarız. Elbette ki farklılıklar olacaktır, farklı düşünceler olacaktır; ama, muhalefet partisine mensup milletvekili arkadaşlarımız, burada, özellikle bu yasayı eleştirirken, bu kanun teklifini eleştirirken, sanki, bu kanun teklifi TÜBİTAK'ın bilimsel yapısını ve hizmetlerini elinden alıyor, sanki, geçmişteki, özellikle birtakım KİT'lerde uygulanan ve bugün milletçe faturasını ödediğimiz, acı faturasını ödediğimiz uygulamaları çağrıştıracak şekilde, efendim, siz burayı siyasî iktidarınızın bir yan kuruluşu, siz burada siyasî kadrolaşmanın bir örneğini ortaya koyuyorsunuz gibi, gerçekten, bu yasanın ruhuyla, bu teklifin ruhuyla, bu teklifi buraya getiren anlayışın gerçek niyetiyle hiçbir şekilde örtüşmeyen gerçekdışı beyanlarda bulunuyorlar.

Eğer, atama, bir konuyu siyasallaştırmaksa, bir kurumu siyasallaştırmaksa, elbette ki, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının, Türkiye Cumhuriyeti bakanlarının imzalarıyla görev almış, çok sayıda, ülkenin hizmetinin değişik kademelerinde, sayısını belki bizlerin burada takdir edemeyeceği kadar çok sayıda bürokrat görev almaktadır. Bu, AK Parti iktidarı döneminde de böyledir; bundan önceki iktidarlar döneminde, hükümetler döneminde de uygulama aynıdır; bundan sonraki süreçte de yine aynı usul ve yöntem takip edilecek ve aynı yöntemlerle bu atamalar yapılacaktır.

Değerli arkadaşlar, TÜBİTAK'ın çok önemli, çok verimli, çok faydalı, çok, gerçekten milletçe takdire şayan hizmetlerinin ve bilime, Türkiye'nin bilimine, teknolojisine önemli katkılarının olduğunu söyleyen arkadaşlarımız -ki, biz, bu düşünceye de saygı duyarız, elbette ki, saygı da duyuyoruz- emsalleriyle, dünyadaki emsalleriyle TÜBİTAK'ı bir mukayese etsinler yahu! Ya, ben, gerçekten, bunu, bir vicdan muhasebesi olarak akıllarınıza, insaflarınıza, vicdanlarınıza havale ediyorum, havale ediyorum. Yani, niye?.. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının buradaki atamalarda söz sahibi olmuş olmasının, bu ülkenin bilimine, bu ülkenin teknolojik gelişmesine, TÜBİTAK'ın bilimsel özerkliğine zararı nedir ya, nedir?!

Bakın, eğer bu düşünceden hareket edersek, bu ülkede, başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, birçok makamda oturan insanlar, birçok kurumun başında oturan insanlar da aynı gerekçelerle tayinler, atamalar, şunlar bunlar yapıyor. Ben, doğrusunu isterseniz, biraz önce Sayın Muharrem İnce'nin üslubuna ve kendisine de gerçekten yakıştıramadığım, mütenasip olmayan, bu atamalardan dolayı Sayın Başbakanı "Recep Ağa" gibi takdim etmiş olmasını ciddî bir dil sürçmesi veya talihsizlik olarak kabul ediyorum. Aksi takdirde, gerçekten, bu bir talihsizlik değilse, bir dil sürçmesi değilse, bunu büyük bir saygısızlık olarak kabul ediyorum. Bu Meclise ve bu Mecliste görev yapan hiçbir milletvekiline, bu ülkenin Başbakanına "ağa" diye hitap etme veya isimlendirme hakkının ve yetkisinin olmadığı inancındayım. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Eğer, birtakım kurumlar Türkiye'nin yakalamış olduğu trende, yakalamış olduğu performansa ayak uyduramıyor, hâlâ meseleleri çağın gerisinden takip ediyorlarsa, elbette ki, bu ülkede iktidar sorumluluğunu yüklenmiş insanların da bunun gereğini yapmasından daha tabiî bir şey olamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 3 Mayıs 2005

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook