İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı nedeniyle

Fahrettin Üstün

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Mayıs 2006 · 586 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Üstün (CHP), 17 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI NEDENİYLE); konuşma 586 kelime.

Fahrettin Üstün (CHP, Muğla). “19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2006-05-17-19-mayis-ataturk-u-anma-genclik-ve-spor-bayrami-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle gündemdışı söz aldım; sözlerime başlarken, hepinizi, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Danıştaya yapılan saldırıyı nefretle ve esefle kınıyorum. 2. Daire Başkanı Sayın Mustafa Birden, Sayın Ayfer Özdemir, Sayın Ahmet Çobanoğlu, Yücel Özbilgin, Ayla Gönenç'e acil şifalar diliyorum. Laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalacağına dair namus ve şerefi üzerine içmiş olduğu andı defaaten çiğneyip, laik cumhuriyete saldırmayı görev bilenlere, bu saldırının bir ders olmasını diliyorum.

Sayın Kemal Anadol'un biraz önce yapmış olduğu konuşmada siyaset yapılmadı. Sayın Anadol tespitler yaptı ve bu tespitler konusunda sizlerin hassas olması konusunda da uyardı. Gelinen nokta, siyaseten yorumdur. Sizi heyecanlandırmak için konuşmadı Sayın Anadol; geldiğimiz noktayı size hatırlatmak için, siyasî sorumluluğunuzu hatırlatmak için görev yaptı.

Gençlik, sen ki, Abdülhamit zulmüne karşı verdiği mücadeleyle bütün dünyada ün yapmış Jöntürklerin mirasçısısın. Dünyanın neresinde bir devrimci olsa, ona "genç Türk" diyorlar. Üniversiteli ağabeyleriniz Çanakkale'yi savunmaya kitleler halinde koştu. Kurtuluş Savaşında yurt parçaları işgal edilmeye başlayınca, yurtsever gençlik, halka önderlik etti, kitleleri alanlarda topladı, vatanı savunmaya andiçti. Gençlik, Mustafa Kemal Paşanın mücadele yoldaşıydı. Tıp fakültesi öğrencileri, okulun hamamında toplantı yapıp, Sivas Kongresine temsilci seçti. Tıbbiyeli Hikmet, bütün gençleri temsilen manda ve himayeye karşı çıktı. Anadolu'daki gençler, gençlik örgütleri kurup, halkına önderlik etti. Vatana ve ulusa en başta gençler sahip çıktı.

Sevgili gençler, sizin Türkiye için ne büyük güç olduğunuzu bilenler, sizi etkisizleştirmek için büyük planlar, projeler yürürlüğe koydular, gençliği kamplara bölüp birbirlerine kırdırmaya çalıştılar, sonra da bunu bahane edip, kendi yanlarına çektikleri adamları aracılığıyla, gençliği acımasızca ezdiler. Amfiler, sınıflar bir ölüm sessizliğine büründü. Sizi okumaktan, düşünmekten, yurduna ve halkına sahip çıkmaktan, kendi sorunlarını çözmekten alıkoydular. Sizi emperyalist güçlerin, ülkelerin gençliğine benzetmeye çalıştılar. Siz gençleri ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesinin bir parçası haline getirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, yapmaya çalışıyorlar. Yedi düvele karşı koyan Mustafa Kemal'i anlamayanlar, Kurtuluş Savaşımızı zaferle sonuçlandırarak yurdumuzu düşmanlardan kurtaran, destanî Başkomutan, ezilen ulusların bağımsızlık savaşlarında örnek aldığı Ulu Önder, ümmet anlayışına dayalı bir toplumdan çağdaş Türk Ulusunu yaratan, cumhuriyetimizi kuran ve dünyaya kabul ettiren büyük devlet adamı, devrimlerimizin eşsiz mimarı, ulusumuza akılcı düşüncenin erdemini, hukukun üstünlüğünü, bilimin ve çağdaşlığın önemini öğreten başöğretmen, ulusumuzun simgesi, geçmişimizin olduğu gibi geleceğimizin de ışığı ve aydınlığıdır.

Laikliği ve cumhuriyeti kemirmeye, türbanı siyasal bir simge haline getirmek için bayramlarda öğrencilere türbanla, çarşafla resmigeçit yaptıranlar, grup toplantı salonlarında tek tip türban şovu yapanlar, dini siyasete alet etmeye, hukuk devletini din devletine dönüştürmeye, kadını ikinci sınıfa itmeye kalkışanlar ile bu gibi kimselere "dur" demeyenler, engel olmayanlar, hatta ışık yakanlar, yol açanlar, asla, ama asla Atatürkçü olamazlar.

Ne şehit Kubilay'ın sapkın katilleri ve onların düşünce arkadaşları ne tarikat şeyhleri ve din bezirgânları ne tarikat şeyhlerini resmî devlet konutlarında ağırlamaya kalkışanlar ne cumhuriyete baş kaldırının siyasal simgesi haline getirdikleri türbanı meşrulaştırmaya çalışanlar ne İran usulü bir rejimi Türkiye'ye getirmeye heveslenenler, küçücük çocuklara Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı aşılamaya yönelenler emellerine ulaşamamışlardır, ne de kadrolaşmayla laik cumhuriyeti kuşatmaya heveslenenler, demokrasi, laiklik ve cumhuriyeti, takıyye olarak, savunur gibi yapıp aslında kemirmeye yönelenler, reform adı altında din devletinin altyapısını hazırlamayı düşleyenler, devletimizin varlık ve bağımsızlık belgesi olan Lozan Antlaşmasını rafa kaldırmaya hazırlananlar, tekrar Sevr Antlaşması koşullarını Türkiye'ye kabul ettirmeyi arzulayanlar, ulusumuzu ümmet anlayışı içinde eriterek yok etmeyi, ulusumuzun ve ülkemizin bütünlüğünü parçalamayı hedefleyenler, toplumumuzu çağdaşlıktan tutuculuğun karanlığına itmeyi, kadınlarımızı ikinci sınıfa geriletmeyi isteyenler emellerine ulaşamayacaklardır; çünkü, Atatürk'ün gücü buna asla ve katiyen izin vermeyecektir. Çılgın Türklerin kurduğu Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

Gençlik, ölçü tanımamak, büyük hayal gücüne sahip, cesaretin çekingenliğe, maceranın rahata üstün geldiği insandır. Gençlik, bir yaş değil, bir tavırdır.

Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 17 Mayıs 2006

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook