Edirne'de meydane gelen gelen sel felaketi hk.
Trabzon Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Mart 2006 · 1.801 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Nafız Özak (AK Parti), 21 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EDİRNE'DE MEYDANE GELEN GELEN SEL FELAKETİ HK.); konuşma 1.801 kelime.
Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon). “Edirne'de meydane gelen gelen sel felaketi hk”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-22-2006-03-21-edirne-de-meydane-gelen-gelen-sel-felaketi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 11 Mart 2006 tarihinden itibaren, Tunca, Meriç ve Arda nehir havzalarındaki kar erimesi, sağanak yağışlar ve Bulgaristan'ın mevcut barajlarından su bırakması neticesinde başlayarak, etkisini şu anda azaltmakla birlikte halen devam eden Edirne İlimizdeki üzücü sel baskını nedeniyle gündemdışı söz alan Edirne CHP Milletvekili Sayın Nejat Gencan ve Edirne AK Parti Milletvekili Ali Ayağ Beyin konuşmalarına katkıda bulunmak üzere huzurlarınızdayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Evvela, çok değerli Edirneli hemşerilerimize geçmiş olsun diliyorum; Allah'a çok şükür can kaybı yok, en büyük tesellimiz bu.
Öncelikle, sel felaketinin yaşandığı yörede bulunan nehirler hakkında kısaca teknik bilgiler vermek istiyorum.
Esasen Bulgaristan topraklarında doğan ve yağış alanları bu ülkede bulunan Meriç, Arda ve Tunca Nehirleri, Edirne merkezinde birleşmektedirler. Bu nehirlerin yurdumuza girdiği noktadaki yıllık su potansiyelinin toplamı 5 842 000 000 metreküptür. Meriç Nehrinin toplam uzunluğu 492 kilometre olup, bunun 305 kilometresi Bulgaristan'da, 187 kilometrelik bölümü ise Türk-Yunan sınırını teşkil etmektedir. Arda Nehrinin toplam uzunluğu 203 kilometre olup, bunun sadece 300 metrelik bölümü Türkiye topraklarındadır. Tunca Nehrinin toplam uzunluğu 283 kilometre olup, 40 kilometresi Türkiye topraklarında bulunmaktadır. Bu nehirlerin Bulgaristan sınırları içerisinde, Meriç Nehri üzerinde 7 tane, Arda Nehri üzerinde 4 tane, Tunca Nehri üzerinde 4 tane baraj mevcut olup, bunların kapasiteleri 1 milyar metreküp, 1,2 milyar metreküp, 565 000 000 metreküptür. Söz konusu bu üç nehrin toplam yağış alanı 35 300 kilometrekaredir. Bunun yüzde 97'si Bulgaristan, yüzde 2'si Türkiye, yüzde 1'i ise Yunanistan topraklarında bulunmaktadır.
Edirne İlimizde meskûn mahalleri taşkından korumak için, Tunca ve Meriç Nehirleri kenarında, 1950'li yıllarda kışlık seddeler yapılmıştır. Kışlık sedde şu: Meskûn alanları korumak için yapılan kilden seddeler. Yazlık seddelerin kapasitesi 1 000 metreküp/saat, kışlık seddelerin kapasitesi ise 4 000 metreküp/saattir. Yazlık seddeler de, hububat, ekim alanlarını koruyan seddelerdir.
Meriç Nehri, takriben 17 kilometrelik bölümde tamamen ülkemiz topraklarından akmaktadır. Geri kalan kısmı üç ülke arasında sınır teşkil ettiği için, bu nehrin temizlenmesi ve düzenlenmesi çalışmaları, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde yapılabilmektedir. Bu sebeple, Meriç Nehri ana yatağında yapılacak yatak düzenlemeleri için, diplomatik yollarla, ilgili ülkelerle mutabakata varılması gerekmektedir. Özellikle Lozan Antlaşmasında bu konu konuşuldu, anlaşmaya bağlandı, Meriç Nehri ortası sınır kabul edildi. Bu nedenle, biz, burada çalışma yapamıyoruz, Yunanistan da yapamıyor. Nerede yapabiliyoruz; kendi kenarımızda sedde yapıyoruz ve mahmuz yapıyoruz, onlar da kendi kenarlarında sedde ve mahmuz yapıyor. Bu defa, Meriç Nehrinde, bırakın iyileştirmeyi, daha beter boğulma oluyor; bunu nasıl aşacağız, biraz sonra anlatacağım.
Bulgaristan topraklarından doğan Tunca Nehri üzerinde yapılması planlanan Suakacağı Barajının gövdesi ülkemizde, göl alanı ise Bulgaristan'da kalmaktadır. Barajın yapılması sonucu düzenleyeceği akım miktarı toplam akımın yüzde 12'sidir. Bu itibarla, Meriç taşkınlarına olan etkisi yüzde 12 mertebesindedir.
Suakacağı Barajıyla ilgili Sayın Ali Ayağ bilgi verdi, ben de bilgi vereyim. 6 Haziran 2006'da, Edirne'de, Sayın Enerji Bakanımız ile Bulgaristan Çevre ve Su Bakanı bir toplantı yapacağız; son aşamaya geldi. Orada, barajın gövdesi Türkiye'de yapılacak, havzası Bulgaristan'da kalacak. Bu, enerji üretecek, taşkından koruyacak ve bir de sulama yapabileceğiz. Enerjiyi müşterek kullanacağız. Ne kadarını biz, ne kadarını onlar; katkı ne kadarsa bu oranı paylaşacağız. Burada bir konsorsiyum olacak, bunun finansmanı ve projesi tartışılacak. Bunun sulamasını biz kullanabileceğiz, taşkından da bizi koruyacak. Özellikle bunun kret kotu 50 metre olacak ve bu taşkınları önleyebilecek. 33 000 000 kilovat/saat enerji üretecek. Tabiî, bunun için 6 Haziranı tarih olarak anlaştık. İnşallah, bunu o gün halletmeye çalışacağız.
Özellikle bu, Meriç Nehrindeki toprak adacıklarından bahsetmek istiyorum. Gerçekten, bunlar son derece önemli. Avrupa Birliğiyle Sınır Ötesi Kapsamında Taşkın Uyarı Sistemi ve Kapasite Artırma Projesi var. Bulgaristan ile biz partneriz. 4 000 000 euroluk bir proje bu. Bulgaristan bize partner oluyor, Meriç için, 17 kilometrelik kısmında kum adacıkların temizlenmesi için. Burada 29 tane kum adacığı var ve 1 000 000 metrekare yüzölçümünde bir kum; bunun yüzde 65'i silis olan bir kumdur bu. Bu taşınabilirse sıvada kullanılabilir; ama, bu, tabiî, çok zor; buna çalışacağız. Burada ne yapacağız; buraları nehir ıslahı yaparak burayı kurtarmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili ÇED uygunluk raporu alınmaya başlandı, çalışılıyor. DPT'de uygunluk belgesi verilecek ve proje yürürlüğe girecek. 2006'da danışmanlık projesi çıkacak, 2007'de ihale gerçekleşecek. Gerçekten, bu, son derece önemli.
Bunun dışında tabiî -biraz evvel de anlattım- seddelerin yıkılması var. Bu seddelerin yapımı için, Devlet Su İşleri olarak, biz, bu yıl 10 trilyon lira para ayırdık; bunu yapmaya çalışacağız; ama, esas önemli olan, birincisi, bu barajın yapılmasıdır. İkincisi, bu dediğimiz 4 000 000 euroluk, kum adacıklarının iyileştirilmesi çalışmasıdır. Üçüncüsü seddelerdir. Tabiî, daha başkaları da var; onları da biraz sonra anlatmaya çalışacağım.
Özellikle 2 630'dan 1 621'lere indi debi. Bu, iyileşmeyi gösteriyor. İki gece evvel İpsala'da büyük sorun yaşadık. Karayollarımız da oradaydı gece, sabahlara kadar; gerektiğinde yolu da açacaktık; ama, çok şükür, orada da bir iniş oldu. Vali Beyle devamlı konuşuyoruz. Özellikle bu yirmiiki yılın en büyük taşkınları olup, yüz yıllık tekerrürlü taşkın debilerine karşılık gelmekte; yani, yüz yılda bir olabilen bir taşkın bu. Bunlar, tabiî ki, Edirne-Karaağaç-Pazarkule yolunda ulaşım ortadan kalkmış, tarihî köprüler, Sarayiçi, bazı meskûn mahaller sudan zarar görmüşler.
Bunlardan fazla bahsetmek istemiyorum; arkadaşlarımız, değerli CHP milletvekillerimiz, AK Parti milletvekilimiz bahsettiler. Bu bahsettiğimiz yukarıdaki sedde yırtıklarına DSİ Bölge Müdürlüğünün mevcut makine parkıyla hemen müdahale edilmiş, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörden temin edilen ilave kamyon ve iş makineleri ile özel sektörden temin edilen ve yapılan çalışmalar sonucu, taşkının meskûn mahallere yayılması büyük ölçüde önlenmiştir. Dün tarihi itibariyle, taşkın mahallinde çalışan toplam 127 tane iş makinemiz var ve gerektiğinde daha da artırılabilir. Sular çekildikten sonra, hasar tespitine başlayacağız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; başta Saygıdeğer Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Dışişleri Bakanımız Sayın Abdullah Gül, İçişleri Bakanımız Sayın Abdülkadir Aksu -ki, üç gün evvel oradaydı, Varna'da İçişleri Bakanları toplantısında konuştu, onlarla bu konuları tartıştık, daha sonra İpsala ve Süloğlu'na gitti, orada incelemeler yaptı- ve hep beraber ilk günden itibaren yoğun çalışmaya başladık. Biz de çarşamba günü oraya intikal ettik. Ali Bey zaten oradaydı. Biz, Sayın Hilmi Güler'le beraber gittik, Necdet Beyle beraber gittik. Değerli CHP milletvekillerimiz, Deniz Baykal Beyefendi oradaydılar. Gerçekten, halkla bütünleştik, halkın sorunlarını yerinde çözmeye çalıştık. Biz, Orman Bakanlığına ait bir helikopterle gitmiştik. Bu kariyerlerle köprüyü geçtik, sele uğramış olan bölgede incelemelerde bulunduk. Gerçekten, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Kızılayımız, il özel idaremiz, valiliğimiz, özellikle sosyal yardımlaşma vakfımız çok güzel çalışmalar yaptılar.
3 tane okulumuz kapalıydı, bugün 2 tanesi açıldı biliyorsunuz, yarın diğeri de açılacak.
Özellikle, Maliye Bakanımız da bu hafta sonu gidecek ve belki bugün veya yarın, Tarım Bakanımız da yöreye intikal edecekler. Özellikle, oradaki suların çekilmesinden sonra tarımda neler olmuş, ne kadar hasar var, bunları tespit edecekler.
Özellikle, ben, fazla zamanınızı almadan kısa kesmek istiyorum; ama, şunları anlatmak istiyorum: Özellikle, bugün, Sayın Başbakanımız Grupta da açıkladı, dün, Bakanlar Kurulunda bunu hep konuştuk. Sanayi Bakanımız şu öneriyi yaptı, hemen kabul edildi: Biliyorsunuz, pancar üreticilerine 8 trilyon ödemiştik, 7 trilyon haziranda ödenecek paramız vardı. O 7 trilyonu hemen bugün ödüyoruz, bugün ödüyoruz. Ayrıca, 25 trilyon civarında yalnız Edirne için, ürün primleriyle ilgili ödemeyi haziran ayında yapacaktık tüm Türkiye'de; fakat, tüm Türkiye'yi nisana çekiyoruz; ama, yalnızca Edirne'yi bu hafta yapacağız, onu da söylemek istiyorum.
Özellikle 823 trilyondur bu, Türkiye'de pamuğa, ayçiçeğine, kanolaya ve diğerlerine... Ama, tekrar söylüyorum: 7 trilyon lira pancardan, 25 trilyona yakın ürün primi olarak, ki, bu, çeltiğe ve diğer, ayçiçeğine ödenecektir; ondan sonra, bu, diğer, Türkiye'deki 823 trilyonu da nisan ayında ödeyeceğiz. Bunu da çiftçilerimize bir müjde olarak vermek istiyorum.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız tarafından Edirne İlimizde SSK ve Bağ-Kurlularla ilgili neler yaptık, paylaşmak istiyorum.
Bunların mevcut birikmiş borçları, SSK kapsamındakilerin mevcut birikmiş borçları ile sel felaketinin meydana geldiği tarihten sonra ortaya çıkacak üç aylık prim borçları, Bağ-Kur kapsamındakilerin ise mevcut borçları ile sel felaketinin meydana geldiği tarihten sonra ortaya çıkacak altı aylık prim borçlarını kapsayacak bu erteleme. Prim borcunun ertelendiği sürede zamanaşımı işlemeyecek ve ertelenen prim borcuna gecikme zammı uygulanmayacak. Bu haktan yararlanmak isteyen SSK kapsamındakilerin sel felaketinin meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde, Bağ-Kur kapsamındaki il sigortalılarının ise altı ay içinde Edirne'deki SSK ve Bağ-Kur İl Müdürlüklerimize zarar gördüklerini belgeleyerek başvurmaları gerekmektedir.
Devlet Su İşleri tarafından 10 trilyon kaynak ayrıldı; bunu söyledim. 6 Haziran 2006'da, barajla ilgili toplantıyı söyledim. Özellikle Edirne İlimizde, İpsala'da, Uzunköprü'de, Meriç'te, Enez'deki hasarları söyledik. Özellikle okulları söyledik, onunla ilgili.
Edirne Valiliğimiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Kızılay Aşevi işbirliğinde 2 100 kişilik kumanya, 1 500 kişilik sıcak yemek, 340 koli şişe suyu, 22 paket çocuk bezi, 200 adet battaniye, ısınma amaçlı katalitik soba, malzemeler aynî olarak mağdur ailelere ulaştırılmıştır. Ayrıca, Kızılay Genel Merkezince görevlendirilen ekipler -50 adet kurulması amacıyla- yeni bir çadırkent kurdular; burada, üç öğün yemek veriyorlar. Bunların bedeli Valilik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından karşılanıyor. Biz, Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, hemen 500 milyar lira gönderdik. Ayrıca, bizim dışımızda, Başbakanlığımız, acil fondan 750 trilyon gönderdi. Daha evvel biz, Edirne'nin ilçe ve beldelerine 335 trilyon göndermiştik; toplam rakam 1 trilyon 570 milyar TL oluyor. Eski fiyatlarla 1 trilyon 570 milyar gönderilmiş olacak.
Ben akşam Sayın Valimizle konuştum, tabiî bu paralar yetmeyebilir; biz yine destekleyeceğiz. Sayın Başbakan dün Bakanlar Kurulunda talimat verdi, biz de Afet İşleri Genel Müdürlüğünce takip ediyoruz. Sayın bakanlarımız da bugün yarın orada olacaklar; bunu da söylemek istiyorum.
Çözüm önerilerini zaten söylemiştik: Suakacağı Barajının yapılması. Bu, 4 milyar euroluk, özellikle, bu 17 kilometrelik Meriç Nehrinde adacıkların temizlenmesi projesi, seddelerin yapılması projesi. Kaçak yapılaşmayı mutlaka önlememiz gerekiyor ve Bulgaristan'ın kontrollü bırakması, yapması lazım; bunu mutlaka halletmemiz lazım. Özellikle, Tapu Kadastroyla ilgili şunu söylemek istiyorum: Edirne Merkez, Uzunköprü, Meriç, Enez, İpsala'da Etkilemiştir burada, 381 000 dekarı, bunun 365 000'i çeltiktir, 16 000'i ekili alandır. Sel dolayısıyla tarla sınırları kaybolmuş, suların çekilmesiyle, isteyen vatandaşlarımız için sınırlar tekrar yerinde tespit edilecektir; bunu da söylemek istiyorum. Zaten, Edirne İli kadastro durumuna bakarsak, toplam mahalle ve köy 314'tür. Biten birim mahalle ve köy: Tamamı bitirilmiştir. Yani, burada çalışma tamamlanmıştır. Bunu da söylemek istiyorum.
RASİM ÇAKIR (Edirne)Sayın Bakanım, belediyelere hiçbir şey söylemediniz.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Devamla)Belediyeyi söyleyeyim. Hemen söyleyeyim…
RASİM ÇAKIR (Edirne)Belediyeleri hiç muhatap almıyorsunuz, niçin almıyorsunuz?
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Devamla)Hayır, söyleyeyim. Hemen söyleyeyim. Hemen söyleyeyim. Konuşmamın sonunda hemen söylüyorum.
RASİM ÇAKIR (Edirne)Bekliyoruz.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Devamla) -Özellikle, belediyeyle ilgili, yanıma aldım, onları da söyleyeyim. Hemen söyleyeyim.
Şimdi, tabiî, 2000 yılında Edirne Belediyemize 1,550 trilyon, 2001'de 3 trilyon, 2002'de 3,6, 2003'te 4,264 trilyon, 2004'te 6,5 trilyon, 2005'te 8,4 trilyon ödenmiş. Yani, 2 katına çıkmış bizim dönemde.
RASİM ÇAKIR (Edirne)İller Bankası payı efendim o.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Devamla)Hayır...
RASİM ÇAKIR (Edirne)İller Bankası payı o.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Devamla)Ancak, bakın, Edirne Belediyemizin kanalizasyon borcu -ki, bizden evvel başlamış, hâlâ devam ediyor- 18,5 trilyon olmasına rağmen; ayrıca, SSK, vergi, Emekli Sandığına 12,5 trilyon olmasına rağmen, bu borçlar ödenmiştir; ama, geçmişte ne yapılıyordu; yüzde 40-60 değildi, hangi belediyedeyseniz, ona gönderiliyordu, öbürüne gönderilmiyordu. Diğer gönderdiklerimi de siz biliyorsunuz. Arkadaşlarımızın talebiyle, onları da bulup hemen söyleyeyim size. Özellikle, yani, burada belediyelerimize, biz gerçekten, AK Parti, CHP, ANAP, hiç ayırım yapmıyoruz, adil davranıyoruz, bunu siz de biliyorsunuz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 21 Mart 2006