İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 16. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)

Faruk Septioğlu

Elazığ Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 16. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Kasım 2008 · 454 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Septioğlu (AK Parti), 12 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 454 kelime.

Faruk Septioğlu (AK Parti, Elazığ). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-septioglu-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FARUK SEPTİOĞLU (Elâzığ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 275 sıra sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ile Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 9’uncu maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; günümüz ekonomisinde ulusların rekabet üstünlüğü, firmaların verimliliği artırabilmelerinde, bilgiyi üretebilmelerinde ve stratejik bir girdi olarak kullanılarak yenilik yaratabilmelerine bağlı hâle gelmiştir. Bu açıdan ülke gelişmişliğini artırmak için doğrudan yabancı yatırımları çeken yeni teknolojik yatırımlara ve kullanmada imkân sağlayan serbest bölgeler ülkelerin yenilik yaratma merkezlerini oluşturmaktadırlar. Serbest bölgeler, ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sınai ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber gümrük hattı dışında sayılan, fiziki olarak ülkenin diğer kısımlarından ayrılan yerler olarak tanımlanmaktadır.

Serbest bölgeler ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknolojilerin geliştirilmesine imkân verecek ortamı sağlamak, üretimde önemli yer tutan bazı ham madde ve ara malların kolaylıkla, istenilen miktarda ve zaman kaybı olmadan temin edilmesini sağlamak, sağlanan teşvik ve avantajlar yardımıyla düşük maliyetli mal üretilmesine katkıda bulunmak ve bu üretimi ihraç edebilmek, Türkiye dışından gelen malların transit olarak diğer ülkelere geçişini sağlamak, yeni istihdam olanakları yaratmak, ihracatı kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla kurulmuşlardır.

Serbest bölgelerimizin yirmi yılı aşkın bir geçmişleri vardır. Bu geçen süre içerisinde dünya ekonomisinde ve dünyada değişmeler çok hızlı olmuştur. Bu gelişmelerin sonucunda serbest bölgelerimizin işleyişi ve uygulamalardaki sıkıntıların giderilmesi için bu yasa tasarısı hazırlanmıştır.

Dünya ticaretinde sanayicilerimizin ellerini güçlendirmek, ihracata yönelik yatırım ve üretimlerin hem fiziki şartlarının hem de hukuki şartlarının günümüz uluslararası ticaret koşullarına uygun hâle getirilmesi için 1985 yılında yürürlüğe giren 3218 sayılı Serbest Bölge Kanunu’nda değişiklikler yapılması önemli bir ihtiyaç hâline gelmiştir. 2008 yılı Ekim ayı itibarıyla Türkiye’de 3.030’u yerli, 637’si yabancı olmak üzere 3.667 firma 21 adet serbest bölgede faaliyet göstermekte olup istihdam hacmi ise 53.413 kişiye ulaşmıştır.

Hedef, 2007 yılında ulaşılan 24,7 milyar dolarlık serbest bölge ticaret hacminin daha da artırılması ve ülkemizde yüzde 9 olan serbest bölgelerin ihracata olan katkısının dünya standartlarına çıkarılması; ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; serbest bölgelerde arazi kiralayarak bina ve tesislerini inşa eden üretici firmalara otuz yıl, üretim dışında faaliyet gösteren diğer kullanıcılara yirmi yıl süreli faaliyet ruhsatı verilmektedir. Bu kanun ile mülkiyeti hazineye ait serbest bölgelerde faaliyette bulunan yatırımcı kullanıcılara, hazinenin mülkiyetinde bulunan arazi ve arsalar, binalar doğrudan veya irtifak hakkı tahsisi suretiyle kırk dokuz yıla kadar kiralanabilmesi imkânı getirilmiştir. Arazisi hazineye ait serbest bölgelerde arazi kiralamak suretiyle üstyapısını inşa eden firmalardan üretim faaliyetinde bulunacak olanlar otuz yıl, üretim dışında faaliyet gösterecek olan firmalar yirmi yıl süreli faaliyet ruhsatı alabilmektedir. Belirtilen sürenin sona ermesini müteakip mevcut üstyapılar hazinenin mülkiyetine geçer.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 12 Kasım 2008

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook