Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Van Milletvekili ·
Genel Kurul, 89. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Nisan 2008 · 902 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fatma Kurtulan, 10 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 902 kelime.
Fatma Kurtulan (Van). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-kurtulan-23-2008-04-10-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DTP GRUBU ADINA FATMA KURTULAN (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 119 sıra sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın dördüncü bölümü üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce Sayın Bakana, dün yaptığı konuşmasına istinaden -dün gerçekten ses tonunu hayli yükselterek, hayli öfkeli olduğunu görerek, gözlemleyerek- bir soru sormak istiyorum: Sokağın sesine “Bunların amacı uzlaşı değil, başka bir şey.” dedi. Acaba bir memuru bir memura dövdürtme emrini, talimatını Bakanımız mı verdi diye merak ediyorum. Bu konuşmasından sonra -vardığım sonuç- sormak istediğim böyle bir soru var, cevaplandırırsa memnun olurum.
Değerli arkadaşlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik, yasa tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken yaptığı konuşmada şöyle diyordu: “Ülkemizin bir yılda yarattığı gayrisafi millî hasıla diye tabir ettiğimiz bu değerden daha fazla bir para sosyal güvenlik kurumlarının açıklarına on üç yıl içerisinde transfer edilmiştir. Buna herkesin fedakârlık göstermesi gerektiği bir ortamda bulunduğumuz inancındayım. Mevcut bir yük söz konusu ise bu yükün herkes tarafından eşit ve adil bir şekilde paylaşılması gerektiği inancındayız.” Bu konuşmaları hatırlatma gereği duyuyorum. Çünkü yükün eşit ve adil paylaşımından bahsediyor. Oysa önümüzdeki yasa bu yükü tamamen emekçilerin, yoksulların sırtına yıkmıştır. IMF’ye verilmiş bir faiz dışı fazla taahhüdü var ve AKP Hükûmeti bu taahhüdü yerine getirebilmek için yeniden emekçilerin gırtlağına yapışıyor. Evet Sayın Bakan, haklısınız, mevcut bir yük söz konusuysa bu yükün herkes tarafından eşit ve adil bir şekilde paylaşılması gerekiyor. Ama şu an görüşmekte olduğumuz yasanın işçi ve emekçi kesimin kazanılmış haklarını elinden aldığı açıkça ortadadır. Bir taraftan, başta temel gıda maddelerinde olmak üzere enflasyon başını alıp giderken, bir taraftan da emeklilerin cebine giren aylıkları azaltan bir yasa çıkartıyorsunuz. Gerçek enflasyon rakamlarına göre beyaz peynirin fiyatı yüzde 90, limonun fiyatı yüzde 59, elmanın fiyatı yüzde 53 oranında artmıştır. En temel iki harcama kalemi olan ekmek ve kiradaki artış oranı da yüzde 20’lerdedir.
Değerli milletvekilleri, AKP Hükûmeti, IMF’ye verdiği faiz dışı fazla taahhüdünü yerine getirebilmek için en kolay yolu tercih etmiş, emekçi ve yoksul kesimlerin boğazına yapışmıştır. Çağdaş sosyal güvenlik sistemleri, bir yandan sosyal risklerin bireyler üzerindeki etkisini ortadan kaldırmayı hedeflerken, diğer yandan da bütün vatandaşların sağlık hizmetlerinden eşit olarak yararlanmasını ve geleceğinin devlet tarafından güvence altına alınmasını garanti eder, ama hazırlanan taslağa baktığımızda devletin bu sosyal görevinden vazgeçmiş olduğu ortadadır.
Burada iktidar partisinin oylarıyla kabul edilen yasanın her maddesi, sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıran, erişimi zorlaştıran ve kazanılmış hakları gasbeden nitelikler taşımaktadır. Hak gasplarını bir kez daha topluca dikkatinize sunmak istiyorum.
Kadınlar için elli sekiz, erkekler için altmış olan emeklilik yaşı, hem kadınlar hem de erkekler için altmış beşe çıkarılıyor. Hem kadınlar hem de erkekler için emeklilik yaşı yükseltilirken kadınlar lehine olan iki yıl erken emekli olma hakkı da ortadan kaldırılmıştır.
Evlenme yardımı kız ve erkek çocuklar için eşlere verilirken yeni yasayla evlenme yardımı sadece kız çocuklarına veriliyor.
Sigortalı olarak çalışmakta iken ölen sigortalının eşine sigortalılık süresi dikkate alınmaksızın cenaze yardımı yapılmakta iken yeni yasaya göre ölen sigortalı için prim ödeme şartı getiriliyor.
Sosyal güvenlik destek primi oranı yükseltildiği için emekli olduktan sonra çalışanlardan daha çok prim kesiliyor.
Aylık bağlama oranıyla güncelleme kat sayısı düşürülürken emeklilerin aylıkları düşürülüyor.
Başta basın emekçileri olmak üzere birçok iş alanındaki fiilî hizmet zammı ortadan kaldırılıyor.
Ev hizmetlerinde çalışanlar “sigortalı işler” kapsamına alınmayarak bu alanda çalışan kadınlara sağlık hizmetlerinden yararlanma ve emekli olma hakkı tanınmıyor.
Alt sınır aylığı 550 YTL’den 200 YTL’ye düşürülerek emekliler açlığa mahkûm ediliyor.
Sigortalının aile bireyleri hiçbir ücret ödemeden yataklı tedavi hakkına sahipken, tasarıya göre, sigortalı ile aile bireylerinden “otelcilik hizmeti bedeli ve öğretim üyesi muayene ücreti” adı altında fark ücreti alınması öngörülüyor.
On beş yaşına kadar hasta çocukların sevkinde hekimin öngörmesi aranmadan refakatçi verilmekteyken tasarıda yaş şartı kaldırılarak refakatçi verilmesi hekim raporuna bağlanıyor.
Sigortalılarla birlikte eş ve çocuklarının tedavilerinde hangi yöntemin uygulanacağına, verilecek ilacın dozuyla süresine, proteze hekim karar vermekteyken bu yetki hekimin elinden alınarak Sosyal Güvenlik Kurumuna veriliyor.
Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için on sekiz yaşından itibaren prim ödeme şartı getirilerek ailesi prim ödemeyenler sağlık hakkından yoksun bırakılıyor.
Vergi vermek, prim ödemek yetmeyecek, hastalar bir de katılım payı ödeyerek ancak sağlık hizmeti alabilecekler. Sağlık hizmeti alabilmek için vergi vermek, genel sağlık sigortası primi yatırmak ve katılım payı ödemek de yetmeyecek bir de “ilave ücret” adı altında para ödemek gerekecek.
5510 sayılı Yasa’da doğumdan sonra altı ay süreyle emzirme yardımı verilmesi öngörülürken bu yasayla emzirme yardımı AKP Hükûmetinin insafına bırakılmaktadır.
Yürürlükteki Yasa’ya göre sağlık primi ödemeksizin isteğe bağlı sigortalı olan kadının, eşinin sağlık sigortasından yararlanma hakkı varken bu hak tasarıyla kaldırılmış, isteğe bağlı sigortalı kadın için genel sağlık sigortası primi ödeme yükümlülüğü getirilmiştir.
Yürürlükteki Yasa’ya göre işten çıkartılan sigortalının eşi altı ay süreyle sağlık yardımından yararlanmaktayken bu süre doksan güne düşürüldü.
Primini ödemeyen çiftçilerin ürününe el konuluyor. Tarımda verimin ve gelir artışının ciddi oranlarda düştüğü ülkemizde, yasada belirlenen koşullar “çiftçinin hasadını elinden almak” anlamına geliyor.
Sonuç olarak: Sayın Bakanın dediği gibi yük eşit olarak paylaşılmıyor, tüm yük emekçinin, yoksulun sırtına yükleniyor. Kazanılmış hakların geri alınmasına gerekçe olarak sosyal güvenlik sistemindeki açık gösteriliyor.
Mevcut hâliyle bile çağdaş ülkelerin çok gerisinde olan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası sistemi, yapılan değişiklikle tam anlamıyla bir sosyal güvensizliğe dönüştürülüyor. AKP Hükûmeti bu yasayla halka “Paranız kadar gelecek güvencesine ve paranız kadar sağlık hizmetine razı olmak zorundasınız.” diyor. Ama emekçiler, bu gün bir kez daha bir iş bırakma eylemi yaparak buna razı olmayacaklarını göstermişlerdir.
Bizler de emekçilerin, kadınların, yoksulların, yetimlerin, emeklilerin haklarını bu kürsüde savunmaya devam edeceğiz diyorum, hepinize saygılarımı sunuyorum. (DTP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
50 konuşma daha · 10 Nisan 2008