Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 135. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Temmuz 2008 · 498 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fatma Nur Serter (CHP), 24 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER HAKKINDA (S.S.269)); konuşma 498 kelime.
Fatma Nur Serter (CHP, İstanbul). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)”. TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-nur-serter-23-2008-07-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FATMA NUR SERTER (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 269 sıra sayılı yasanın 4’üncü maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunuyorum.
Bu değişiklik önergesinde, 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinde yapılan değişikliklerin bir kısmından vazgeçilmesini önermekteyiz özetle. Çünkü 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesiyle ilgili yapılan ve yasanın 4’üncü maddesinde yer alan bu değişikliklerden bir kısmı, özellikle yardımcı sağlık personeline döner sermaye katkı payını artırmayı amaçlayan kısmını tümüyle onaylıyoruz ve bu girişimin doğru olduğu inancını da taşıyoruz.
Başhemşirelere döner sermaye katkı payının yüzde 200 oranında verilmesi, hemşirelere, sağlık personeline ve sözleşmeli personele verilen katkı payının artırılmasıyla ilgili görüşlerimiz olumludur ancak bu değişiklik yapılırken rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, başhekim ve başhekim yardımcılarına daha önce verilmekte olan +4 katına ulaşan döner sermaye katkı payının yüzde 10’la sınırlandığı görülmektedir.
Şimdi, değerli milletvekilleri, durumu belki daha somut hâle getirebilmek için rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, işte başhekimlik yapan insanların yaşamlarından bu görevlere ne kadar uzun bir süreyi ayırdıklarını biraz değerlendirmek gerekir. Bu görevi ifa edenler hem attıkları her imzayla, ita amiri sıfatıyla, çok ağır yükümlülüklerin altına girmekte hem de zamanlarının çok büyük bir kısmını bu hizmetlerin görülmesi için ayırmak mecburiyetinde kalmaktadırlar. Normal bir öğretim üyesinin çoğu kez 2 katı zamanla çalışmakta, hafta sonu tatillerinde bu görevleri için zaman ayırıp çalışmakta ve geç vakitlere kadar ağır bir sorumluluğu taşımaktadırlar.
Herhangi bir tıp fakültesi öğretim üyesini ele alalım. Mevcut düzenleme, bu öğretim üyesine saat 14.00’ten sonra yapmış olduğu çalışma için yani hasta bakmasının karşılığında 10 katına kadar döner sermaye katkı payı alabilme hakkı tanımaktadır. O hâlde tıp fakültesinden seçilmiş olan bir rektör ya da tıp fakültesi dekanı ya da hastanenin başhekimi çok daha fazla süreyle bu yönetim görevini yapmış olmasına rağmen alacağı ek katkı payı yüzde 10’la sınırlandırılmaktadır. En başta bu, hak ve adalet prensiplerine aykırıdır ve bir geri dönüş anlamını taşımaktadır.
Ayrıca şunu özenle belirtmek istiyorum: Değerli milletvekilleri, burada belirtilen katkı payları en üst düzeydir. Yani bugün bu katkı paylarını ödeyebilen üniversite sayısı son derece sınırlıdır. Ben tek tek devlet üniversitesi rektörlerini aradım ve sordum, yüzde 200 katkı payı ödeyen kaç kişi var diye. Üç beş üniversitenin dışında yüzde 200 katkı payı ödeyebilen üniversite zaten yok. Niye yok derseniz, çünkü üniversitelerin döner sermayeleri özellikle 2005 yılından sonra AKP Hükûmetinin uyguladığı politikalarla çökmüştür, çöküşe geçmiştir, onun için yok. Onun için siz bu yasada isterseniz başhemşireye yüzde 200 döner sermaye katkı payı veriyorum deyin, isterseniz hemşireye yüzde 150 veriyorum deyin bunları uygulayabilecek bir döner sermaye yok zaten. Çünkü üniversiteler ne yazık ki çökertilmiştir döner sermayeleri itibarıyla.
Üniversiteler, döner sermayelerinden yapmış oldukları ödemelerin karşılığında devletten borçlarını bugün tahsil edememektedirler. Biraz, sosyal güvenlik kurumundan bir miktar borçlarını tahsil etmekle birlikte, özellikle belediyelerden ve diğer kamu kuruluşlarından borç tahsili yapamamaktadırlar. Bugün 2002 yılına ait borcunu tahsil edememiş çok sayıda üniversitemiz bulunmaktadır.
Şimdi bakıyoruz, Ocak 2008 tarihine kadar üniversite hastanelerinin hizmet gelirlerinin yüzde 15’ini, hazine payı olarak, peşin olarak Maliye Bakanlığına ödettirmişsiniz, yüzde 15’ini. Aynı dönemde acaba devlet hastanelerine ve devlet eğitim hastanelerine ödettirdiğiniz hazine katkı payı nedir? Yüzde 1…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 24 Temmuz 2008