İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)

Feridun Ayvazoğlu

Çorum Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Mayıs 2006 · 768 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Ayvazoğlu (CHP), 24 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAŞBAKANLIK TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HK (S.S 1180)); konuşma 768 kelime.

Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-05-24-basbakanlik-teskilati-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; daha önce, Divriği Ulucamisi ve Şifahanesinin Korunması ve Çevresinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi verilmiş idi. Bu kanun teklifinin, bugün verilen önergeyle, öne alınması şeklinde, görüşülmesini talep etmiş bulunuyoruz.

Öncelikle, Sivas İli Divriği İlçesinin kanun teklifine konu edilen Ulucamii ve Şifahanesinin ne anlam taşıdığını, bunun gündemde ne yer etmesi gerektiğini sizlere anlatmanın bir görev olduğunu düşünerek huzurlarınızdayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözü edilen ve kanun teklifine konu yapılan Ulucami ve Şifahanesi sekizyüz yıllık bir geçmişe sahip. Buranın, 1228 yılında, Mengücekoğullarından Hükümdar Süleyman Şah oğlu Ahmed Şah tarafından yaptırıldığı ve bu şekilde yıllardan beri hizmet veren; ancak, Osmanlı döneminden sonra da buranın, özellikle son zamanlarda iyice korunmaya muhtaç durumda ve bizleri üzmesi gereken konuma geldiği gerçeğini de anlatmak zorundayız.

Değerli arkadaşlar, gerçekten, 13 üncü Yüzyılda yapımı gerçekleştirilen ve o günden bugüne kadar ibadethane, cami olarak hizmet veren ve hemen yanı başındaki yapıtlarıyla buranın medrese şeklinde hizmet verdiği, yine, o yıllarda ve devamında ruh hastaları için şifa dağıtan bir yer olarak, külliye şeklinde adlandırıldığı ve tarihe bu şekilde geçtiği gerçeğini de vurgulamak istiyorum.

1985 yılında, burası, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış bir yer değerli arkadaşlarım; ama, son zamanlarda, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı döneminde gündeme getirilen, buranın zaman zaman yapılmaya çalışılan ihalelerinin buraya çözüm üretmediği, burayı çözüme kavuşturmadığı da bir gerçektir. Bu ihalelerle, gerçekten, tarifi eğer uygun ise, o kadar uydurma, o kadar bilimden uzak, tarihî kökeninden uzak bir şekilde, yapıtın temeline, amacına aykırı bir şekilde -ihale sonucu- yapımlar, inşaatlar sürdürülmüş ki, gerçekten, bunları anlatmanın bizlere burada üzüntü verdiğini de sizlere söylemek durumundayız.

Mimarîsi, estetiği, kültürel ve evrensel değeriyle, gerçekten, gözümüz gibi bakılması gereken bir yer; ama, maalesef, zamanında şehir dışında kalmış olan bir yer, daha sonra -ki, Türkiye'nin acı gerçeği olan çarpık kentleşme sonucu orada da kendini gösterdiği gibi- buranın, çarpık bir şekilde kentleşmesiyle şehir içinde kalmış olması, etrafının gecekondularla donatılmış olması ve hemen yanı başında imam-hatip lisesinin bulunması ve oradaki öğrencilerimizin masumane bir şekilde, oranın bakımsızlığını görmek suretiyle, buranın işe yaramaz bir yer olduğu intibaına kapılarak, orada, maalesef, top oynayarak, o külliyenin, o sanat eserinin, tarihe karşı dirençle dayanan, dayanmak isteyen o güzelim eserin yok olmasına, maalesef, bizler, şu anda gözümüzün ucuyla bakıyoruz.

Değerli arkadaşlar, daha önce bu teklife Meclisten verilen olumlu oylar sonucu bu aşamaya kadar gelindiğini biliyoruz. Ancak, şimdi, gerçekten hepimize düşen bir görev var. Eğer, bu görevi, sizlerin, buranın, zamanında, insanlarımıza, Müslümanlara hizmet veren bir cami olarak, eğitim veren, ruh hastalarına şifa dağıtan bir yer olarak, buraya vereceğiniz olumlu oyların, tarih önünde de, bir şekilde, bizlere düşen sorumluluğu yerine getirmek olacağını, sizlere düşen sorumluluğu yerine getirecek olacağını da unutmayalım.

Bu nedenle, buranın, bir külliye olarak, bir tarihî miras olarak, daha önce, nasıl ki, Kazakistan'da, Ahmet Yesevî Türbesi'nin bakımsızlığının, daha sonra yapılan çalışmalarla, şu anda dünya tarihinde kültür mirası olarak önümüzde duruyorsa, bir örnek olarak bu varsa, buranın da -Sivas'ın Divriği İlçesinde- aynı şekilde olabilmesinin hiçbir şekilde kaçınılmaz olduğunu bilmeliyiz.

Turizmin bir ülke için ne derece önemli olduğunu hepimiz biliyoruz; ama, bir baktığımızda, üçbuçuk yıllık İktidarınızda, turizmin, Anadolu'daki bu tarihî miraslara sahip çıkmadan yeşertilebileceğine, geliştirilebileceğine dönük olmak üzere de hiçbir çalışma yapılmadığını görüyoruz. Anadolumuza bakıldığında, Çorumundan, Sivasından, Tokatından, Amasyasına kadar, bütün Anadolu'da, tarihe dayalı, 5 000 yıllık, 7 000 yıllık medeniyetlerin var olduğu gerçeği karşısında... Ama, maalesef, ne Hitit medeniyetlerine ne de Eti medeniyetlerine olsun, asırlara dayanan medeniyetlerin beşiği olan Anadolu'daki bu turizm atıl bırakılmıştır, bakılmamıştır, yeşertilmemiştir. Sadece ve sadece deniz kentlerine turizmin gündemde tutulduğunu hepimiz görmekle, bunun Anadolu'ya yansıtılmamış olması da, bizleri üzen ayrı bir gerçektir.

Adalet ve Kalkınma Partisi olarak, eğer, önümüze gelen bu teklifin, bizler tarafından, sizler tarafından, olumlu bir şekilde gündeme getirilmesinden uzak bir tavır sergilersek, bilmiyorum; ama, yarın bir gün -Cumhuriyet Halk Partisi tarafından getirilen bu teklifin- manevî değerlerimizin başında olan camie bu İktidar tarafından verilen değerin ne şekilde olup olmadığını sizler nasıl hesap verirsiniz, onu bilemeyiz.

Ama, sayın milletvekilleri, geliniz, hep birlikte, buraya kalıcı bir çözüm bulalım. Kalıcı bir çözüm bulmanın yolu da, şimdiye kadar hep yapılagelen; ancak, kalıcı çözüme kavuşturulmayan, ihaleler sonucu yine o eksiklikleri giderilmeyen Ulucamiin bu şekilde kalmaması için, harabe olarak tarihte çürüyüp yok olmaması için, bu değerli varlığımızın kalıcı olarak çözüme kavuşturulması amacıyla, 3 maddelik bir teklife olumlu oy vermenizi bizler bekliyoruz. Biz, sadece, burada, milletvekilleri olarak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kanun teklifini veren arkadaşlarımız olarak beklemiyoruz; bunu, Sivaslılar bekliyor, Divriğililer bekliyor, bütün Anadolu'daki geçmişe dönük tarihimize sahip çıkmak isteyen bütün insanlarımız bekliyor. Turizmin adına, manevî değerlerimizin adına verebileceğiniz, vereceğiniz oyla, biz, bunları, burada ispat edelim diyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, kanun teklifimizin görüşülmesi hususundaki Cumhuriyet Halk Partisinin olumlu oylarının yanında, sizlerin de olumlu oylarınızı görmek istiyoruz.

Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 24 Mayıs 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook