İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Chp grup önerisinde

Feridun Ayvazoğlu

Çorum Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Mayıs 2006 · 1.014 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Ayvazoğlu (CHP), 24 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 1.014 kelime.

Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-05-24-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1180 sıra sayılı tasarıyla ilgili olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, böyle bir tasarının hangi amaca dönük olduğunu ve neyi değiştirmek istediğini, gerçek amacının ne olduğu hususunda, yasadan yola çıkarak, sizlere sunmanın bir görev olduğunu düşünüyorum.

3056 sayılı Kanunla, Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, 10.10.1984 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar uygulanagelmiştir. Amacına bakıldığında, bu amacın 1 inci maddede sayıldığı gibi "bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak, hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetmek, devlet teşkilatının düzenli bir şekilde işlemesini temin etmek" şeklinde, Anayasaya da atıf yapmak suretiyle belirtilmiştir.

Anayasamızın 112 nci maddesinde Başbakanın görevleri sayılmaktadır ve sorumluluklar belirtilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarının 3 üncü maddesinde ise, tasarının genel gerekçesinde de belirtildiği gibi, sadece ve sadece buradaki değişiklik "Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü" olarak değiştirilen bir tabirdir. Bunun hemen yanı başında da dış ve iç güvenlik tabirlerinin hemen yanında terör ibaresinin yer almasıdır.

Değerli arkadaşlarım, başkanlığın, genel müdürlük olarak değiştirilmiş olması, teknik yönden, Anayasanın, gerçekten 112 nci maddesinde Sayın Başbakana verilmiş bulunan görevler arasındaki görevlerle uyuşup uyuşmadığı konusundaki Anayasaya aykırılık durumununda düşünülüp tartışılması gerekir diye, bunu ifade etmek istiyorum öncelikle.

Esas değerlendirilecek konu ise, burada terör tabirinin bu tasarıda yer almasıdır ve genel gerekçeye bakıldığında, sözümona bakanlıklar arasındaki koordinasyonun sağlanması suretiyle, iç ve dış güvenliğin sağlanması açısından ve terörün önlenmesi açısından, böyle bir yasa değişikliğinin görüşülüp karara bağlanması, yasalaşması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Bütün tasarıların, kanunların gerekçelerine bakıldığında, şimdiye kadar olduğu gibi, Adalet ve Kalkınma Partisinin bütün tasarılardaki gerekçesi hep ideal olmuştur, hep amacının çok iyi niyetlere dönük olduğu yazılmıştır; ama, buna rağmen, biz, üçbuçuk yıldan beri, her tasarının gelişinde, her görüşmede, gerçek amacın, idealinizdeki amacın, getirmek istediğiniz yasalarla gerçekleşmeyeceği noktasında, sizleri uyarageldik; ama, maalesef, gördük ki, bizlerin, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Anamuhalefet Partisi olarak yapmış olduğumuz uyarılar, sizler tarafından gerçekten hiç nazara alınmadı, kale alınmadı.

Bunu biz nerelerde gördük değerli arkadaşlarım; bunu biz, terörü önlemek adına, dağdaki teröristi şehre indirmek adına, sözümona "Eve Dönüş Yasası" adı altında getirdiğimiz yasada görüşmeler sırasında dile getirdik. Böyle bir yasayla, sizin arzuladığınız, terörün önlenmesinin mümkün olmadığını dile getirdik. Bununla, böyle bir yasayla, cezaevindekileri dışarıya çıkarmak; ama, dağdaki, hasbelkader, o insanlarımızın, oralarda, terörist olarak adlandırılarak, orada, dağda terörist şeklinde, askerlerimizi, polislerimizi şehit edenleri şehre indirmenin, evlerine döndürmenin mümkün olmadığını söylemiştik; ama, geldik gördük ki bugünlere, öyle bir yasadan, şimdiye kadar, masumane bir şekilde faydalanabilecek hiçbir kimse hemen hemen çıkmamıştır.

Bununla ilgili olarak, son günlerde artan terör olaylarının bilimsel açıdan araştırılması, siyaseten, ekonomik yönden araştırılması için Cumhuriyet Halk Partisi tarafından 15 Eylül 2005 tarihinde Sayın Genel Başkanımız tarafından istenilen genel görüşme isteğiyse, maalesef, 19 Eylülde reddedilmiştir ve devamında, yine, terörü önlemek adına "Terörle Mücadele Yasası" adı altında bir tasarı getirilmek istendi; böyle bir tasarıyla ise, 6 ncı maddede çok konuşulduğu gibi, gerçekten, olayların özüne inildiğinde, bu maddenin, terör örgütünün kurucularına ve yöneticilerine gizli bir af getirdiğini Cumhuriyet Halk Partisi olarak dile getirmemiz ve bunu kamuoyuyla paylaşmamız sonucu da böyle bir tasarı, şu anda, Hükümet tarafından, ne olduğu belirsiz bir şekilde, alt komisyona sözümona verilmek suretiyle uyumaya ve uyutmaya terk edilmiş durumdadır ve yine Yargıtaya güvenlik görevlisi alınmasıyla ilgili, 30 güvenlik görevlisi alınmasıyla ilgili olmak üzere bir tasarı getirildi. Biz, bu tasarıya Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu oy verdik; ama, olumlu oy verirken şunu söylemiştik sayın milletvekilleri: Biz bu tasarıya olumlu oy veriyoruz; ama, bu, şunu gösteriyor. Yargıtaya, en yüksek dereceli mahkememize, eğer, güvenlik açısından 30 tane güvenlik görevlisiyle bunların korunmasının mümkün olabileceğini söylüyorsanız, iddia ediyorsanız, tamam, biz bu tasarıya olumlu oy veriyoruz; ama, bu, sizin, AKP olarak, âcizlik belgenizin bir itirafıdır diyerek olumlu oy vermiştik. Gün geldi ve bunlar gösterdi ki, bizim o söylediklerimizin gerçeği ortaya çıktı ve maalesef hepimizi, bütün ülkeyi yasa boğan ve şimdiye kadar hiçbir şekilde, katliama dönüşecek bir biçimde, Danıştayımıza, en büyük yargı organlarımızdan birisine bir saldırı gerçekleştirildi, katliam yapıldı ve böyle bir katliamda ise yine Adalet ve Kalkınma Partisinin, İktidarın âcizliği ortaya çıktı.

Biz bunları hep söyledik; ama, Sayın Başbakan tarafından ve bu işlerden, İktidarın sorumluluğunu, siyasî sorumluluğunu taşıyan Adalet ve Kalkınma Partisinin İktidarının temsilcisi, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı tarafından bu sorumluluk hiçe sayılmak istendi. Neredeyse, böyle bir sorumluluğu kendi İktidarında görmeyerek, kendisinde görmeyerek bir başkalarını sanki komplonun içinde imiş gibi göstermeye çalıştı ve geldik, gördük ki, o gün Danıştaya yapılan o hain saldırı sonucu şehit olan o büyük insan, yargıcın cenazesinde Adalet ve Kalkınma Partisini, bırakınız o topluluk hiçbir şekilde de organize olmadan; ama, kendiliğinden organize duruma gelmiş bulunan o topluluk tarafından sayın bakanlara yapılan o saldırıları oturup sayın bakanların, Adalet ve Kalkınma Partisinin düşünmesi gerekir. Sorumlu olarak o topluluğu göremeyiz; sorumlu olarak bu duruma getiren, üçbuçuk yıldan beri tek başına iktidar olarak yürüten Hükümeti sorumlu olarak görmek zorundayız ve düşününüz değerli milletvekilleri, hepimizi üzmesi gereken, sizleri oturup derin derin düşündürmesi gereken öyle bir toplulukta organize olmamış, kendiliğinden, insanların hislerini ortaya dökebilmek için toplanmış olan öyle bir topluluktan Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına "katil Başbakan" diye bağırılmıştır. Elbette, böyle bir tabire hepimiz üzülüyoruz; ama, neden böyle bir tabiri Sayın Başbakan duymazdan gelmiştir, görmezden gelmiştir?! Oturup da kendi kendisini bir özeleştiriye tabi tutmaksızın suçlu aramaya çalışmıştır. Kendisinin dışında, İktidarının dışında suçlu aramaya çalışmıştır. Bir oturunuz, Sayın Başbakan, kendi kendinize özeleştiri yapınız. Danıştayın vermiş olduğu karardan sonra…

FATMA ŞAHİN (Gaziantep)Siz de kendinize yapın…

AHMET YENİ (Samsun)Çete yakalandı, yakalandı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim.

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla)Danıştaya yapılan o saldırıdan çok önce Sayın Başbakanın çıkıp da dairenin vermiş olduğu karardan sonra "biz bundan sonra bizimle gitmeyeceklerle gitmeyiz, bizimle gideceklerle yola devam ederiz" demenin sorumluluğunun nerelere kadar uzayabileceğini nasıl görmezsiniz?! İşte, görmezseniz, maalesef, bu olaylardan siz kendinizi sorumluluktan kurtaramazsınız.

AHMET YENİ (Samsun)Çeteden söz etsene, çeteden…

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla)Elbette, meydana gelen olayın kim tarafından, kimler tarafından yaptırılıp yaptırılmadığı ayrı bir olaydır; ama, bütünün içerisinde değerlendirildiğinde, bu olaylara kim sebebiyet vermiştir, hangi sorumlu ve sorumlular sebebiyet vermiştir. Bunun araştırıldığında da tek bir cevap ve muhatap vardır; bunun tek sorumlusu da, Adalet ve Kalkınma Partisinin İktidarıdır.

Değerli milletvekilleri, bu âcizliğin faturasını bu insanlarımız çekmek zorunda değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla)Sayın Başkan, bitiriyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 24 Mayıs 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook