İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çalışanların tasarruflarını teşvik hesabının tasfiyesi ve bu hesaptan yapılacak ödemelere dair

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 71. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Nisan 2003 · 473 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 24 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR); konuşma 473 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Çalışanların tasarruflarını teşvik hesabının tasfiyesi ve bu hesaptan yapılacak ödemelere dair”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2003-04-24-calisanlarin-tasarruflarini-tesvik-hesabinin-tasfiyesi-ve-bu-hesaptan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; bir kere, burada oturan herkes, 1988 yılında çıkan bu Kanunun bir dayatma, bir zorba olduğunu kabul ediyor. Bunun amacı işçiyi tasarrufa alıştırmak değil, işçiden ve işverenden devlete borç almaktı. Aynı işçiye -şöyle bir şey yapsaydık- arkadaş, yine, aynı oranlarda hazine bonosu alacaksın deseydik o günlerde, bu mecburiyeti getirseydik -amaç bu değil miydi; temel amaç buydu- ve bunu da, bir şekilde devlete keserek değil de, işçiden ve işverenden kestiğimiz oranda, o insanlara aynı oranda hazine bonosu almasını öngörseydik, bugün o insanlar mağdur olmazdı. Tabiî, bir tarafta, aynı işçi, kendi tasarrufuyla aynı miktarda hazine bonosu alsaydı, bugün, 10 katı daha fazla bir nema alacaktı. Bu, bir hakkaniyet değil. Devlet kimseyi aldatmaz. Devlet, vatandaşını aldatmaz. Bu, bir aldatmacaydı ve devlet vatandaşını aldattı.

Bir kere, bu Yüce Meclis, devleti bu içborç girdabından, içborç sarmalından kurtarmanın yolunu mutlak bulmalı; ama, birbirimize alınarak, birbirimize darılarak değil. Bu, sizin iktidarınızın da sorunu değil; ama, yanlışsa, yanlışları devam ettirmeyelim, hiç kimse burada alınganlık yapmasın; bu ülke, bu ülkenin geleceği çocuklarımız, yarın ekmek bulamayacaktır. Ne olursunuz, müdafaa etmeyelim, yanlışa, hep beraber, bu yanlıştır diyelim, bu yanlışı hep beraber yok edelim; çünkü, bu ülkenin içborç sarmalı... Seneye 100 katrilyon lira faiz ödeyeceğiz. 2004 bütçesinde, Sayın Bakanım, buraya 100 katrilyon lira faiz getirecektir. Hesap meydanda Sayın Bakanım. 165 katrilyon lira içborcumuz var, 46 katrilyon lira bütçe açığımız var. Bugün, ortalama faiz yüzde 60, borçlanmanın ortalama maliyeti yüzde 62'dir. Bu saatten sonra yüzde 40'la borçlansanız, bunun ortalaması yüzde 50'ye gelecektir; bu da, 200 katrilyon lira içborcun faizi 100 katrilyon lira yapar arkadaşlar.

Tabiî, bunu tasfiye etmek için emeği geçenlere teşekkür ediyorum; ama, bunu eğer tasfiye etmeseydik, 2,5 katrilyon lira şubatta nema ödeyecektik, 2,5 katrilyon lira faiz ödeyecektik bu insanlara. Devletin devlete 80 katrilyon lira borcu var; devletin devlete... Devlet devlete yüzde 30 reel faiz öder mi?! Sayın Bakanım, o zaman, diğer borçları da aynı paralelde enflasyon artı yüzde 5'e getirin. Halen Merkez Bankası, faizi yüzde 44'te tutmaya devam ediyor; devam ettiğimiz sürece, hazine bonosu faizleri aşağıya düşmez. Ha, piyasa değil bu; yukarıda tutuluyor ve hazine bonosu faizleri de yüzde 60'ların altına inmiyor. Bu ülkenin, çocuklarımızın geleceği, içborç sarmalına neşter vurulmadığı sürece... Bu, onlardan bir tanesi. Teşekkür ediyorum emeği geçenlere; ama, devlet, vatandaşına haksızlık yapmaz. 12 000 000 kişiye haksızlık yapıyoruz. Gelin, öbür tarafta, geri kalan borcun kaç kişiye ait olduğunu sayalım. 80 katrilyon lira devlete... Devlete enflasyon artı yüzde 30 veriyoruz; vatandaşa vermiyoruz, işçimize vermiyoruz. Bu, bir adalet değil. Bu, yine, sizin suçunuz değil. Suçsa, bunu Yüce Mecliste bu hale getiren insanlarındır. Sen suçlu, ben suçlu kavgasını yaparsak, hiçbir şeyi çözemeyiz.

Gelin, bu önergemizi, lütfedin, 12 000 000 kişinin, hiç değilse, bundan sonraki... Bugüne kadar, zaten çoktan gitti. Aslında, ta başından beri aynı nemayı yapsak, bu 100 katrilyon lirayı geçiyor. Gelin, hiç değilse, bu saatten sonra bu insanları mağdur etmeyelim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 24 Nisan 2003

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook