İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Temmuz 2003 · 533 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 24 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU (S.S.237)); konuşma 533 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2003-07-24-esnaf-ve-sanatkarlar-ve-diger-bagimsiz-calisanlar-sosyal-sigortalar-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Sayın Bakanım, her şeye barış dedik, vergi barışı dedik, diğer barışlar dedik; ama, bu insanlara haksızlık yapıyoruz. Bundan sonra borçlarını ödemeyen insanlara da aynı faiz oranını uygulayacaksınız, bugüne kadar borçlarını ödememiş insanlara da aynı faiz oranını uygulayacaksınız. Tabiî, barış dedik, barışla, borçlarını bugüne kadar ödemeyenlere birtakım imkânlar sağlandı; ama, bugüne kadar sigorta prim borçlarını ödeyemeyen -bu insanlar bugün toplumun en az gelirli kısmı çünkü- Bağ-Kur primini yatıramayan bu insanlar, hastanesinden, ilacından, hiçbir şeyden faydalanamayacak; bunları göze alarak Bağ-Kur primini yatıramıyorsa imkânsızlıktan yatıramamış demektir. Eğer, bu kesime -verdiğiniz rakamla aylık 3,6'nın faizi yaklaşık yüzde 60'a geliyor- yine, yüzde 60 gibi bir faiz uygularsanız, yine, bu insanları perişan ederiz, bu insanlara barış eli uzatamayız. "Her şeye barış dedik" ama, hâlâ prim borçlarını ödeyemeyen insanlara -bunlar toplumun en dar gelirli insanları - bu faiz oranlarını, eğer, bu şekilde uygularsanız, bu insanlardan bu faizi alamayız ve bu insanlar da sosyal güvenlik imkânlarına kavuşamazlar. Sayın Bakanım faiz oranlarını bir kez daha gözden geçirmenizi özellikle istirham ediyorum.

Değerli üyeler, maddede "özerklik" diyoruz. Özerk, hiçbir yere bağlı olmamak demektir. Bana göre, özerk olmuyor, üçüncü halka oluyor. Yani, dün Bakanlığa bağlıydı, bugün ise, bu yasayla, Bakanlık, sosyal güvenlik kurumu ve kurum; üçüncü halka ilave ediliyor buraya; aslında, özerk bir kurum olmuyor.

Tabiî, başından beri, yıllar önce bu kurum özerk olsaydı, finansal özerkliği olsaydı, yine söylüyorum, tüm sosyal güvenlik kurumlarında kesinlikle aktuaryel açık olmazdı. Eğer, bir kurum, malî açıdan özerk değilse, bir yerlere halkalarla bağlıysa, ben, özerkliğin kâğıt üzerinde kalacağına inanıyorum değerli arkadaşlar.

Tabiî, kurumu özerkleştiriyoruz, özerk olsun diyoruz, kağıt üzerinde de olsa; ama, bir başkalarını da ayaklarından bağlıyoruz; muhtarlar. Hepiniz seçim bölgelerine gidiyorsunuz "muhtarım, hoş geldin, sefa geldin" diyorsunuz, en baş köşeye geçiriyorsunuz; 99 000 000 lira maaş veriyoruz bu insanlara; aldıkları maaş 99 000 000 lira; birinci basamak Bağ-Kur primi 125 000 000 lira! "Sen muhtar oldun, gel buraya, öde 125 000 000 lira primi" diyorsunuz! Arkadaşlar, bu insanların ne yaptığını hepiniz çok iyi biliyorsunuz, muhtarların ne kadar zorluklarla mücadele ettiğini hepiniz çok iyi biliyorsunuz; ama, bir taraftan, Bağ-Kurla ayaklarını bağlıyorsunuz; prim ödeyeceksin... Arkadaşlar, bu insanlar, meccanen, elli kere, bir sürü vilayete, oraya buraya, sırf köyüne hizmet etmek için gidiyor. Hakikaten, bu insanların yaptığı görev kutsal görevdir; ama, biz de bu insanları ayaklarından bağlayıp aşağıya çekiyoruz. Gelin, hep beraber bir kanun teklifi verelim. Hiç değilse, bu muhtarlarımızın, birinci basamak Bağ-Kur primlerini... Onları sosyal güvenliğe kavuşturalım, onların sosyal güvenlikleri olsun. Bu insanların ya maaşlarının üzerine, ayrıca ödeyeceği Bağ-Kur primi kadar bir ilave yapalım veya Bağ-Kur primlerinden muaf tutarak, bu insanları da sosyal güvenliğe kavuşturalım, onları da dahil edelim arkadaşlar.

Muhtarların ne yaptığını hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Hepiniz gidiyorsunuz, en baş köşeye geçiriyorsunuz, çok değer veriyorsunuz; ama, gelin, o insanlara bu Yüce Mecliste değer verelim; gelin, o insanların ayaklarını aşağıya çekmeyelim. Bu insanların, bugün, dünya kadar Bağ-Kur prim borçları var.

Ben, bir kez daha bunu dikkatinize sunuyorum. Gelin, muhtarları çok zor durumdan kurtaralım. Onlar, hepimizin emanetçisi; kamu adına görev yapıyor bu insanlar, meccanen görev yapıyor. Bir kez daha bunu dikkatlerinize sunuyorum. Eğer, bu yasada olmuyorsa -Sayın Bakanıma arz ediyorum- gelin, Yüce Meclis olarak, hep beraber bir kanun teklifi verelim, bu insanları bu zor durumdan kurtaralım.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 24 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook