Malatya ilinin ekonomisi ve kayısı ürününün sorunları hakkında
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 94. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Nisan 2006 · 769 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 26 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALATYA İLİNİN EKONOMİSİ VE KAYISI ÜRÜNÜNÜN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 769 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Malatya ilinin ekonomisi ve kayısı ürününün sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2006-04-26-malatya-ilinin-ekonomisi-ve-kayisi-urununun-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkanım, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkanım, teşekkür ederim; bu gündemdışı sözü evvelsi gün sizden istirham etmiştim, kayısının sorununu anlatacaktım; ama, maalesef, dün gece, çok üzgünüm, 2 ilçemizde, yine, kayısılar dondu ve ekmeğimiz gitti. Bu gece, yine, hava soğukluğu - 8 derece bekleniyor. Diliyorum ki, diğer ilçelerimizde de aynı sorun olmaz. Ben, buradan, Kuluncak ve Darende İlçelerimizdeki tüm çiftçilerimize geçmiş olsun diliyorum ve yarın, onların yanında olacağım, onlarla birlikte ne gerekiyorsa yapmaya çalışacağız.
Değerli milletvekilleri, kayısı, Türkiye'nin yüzde yüz millî bir ürünüdür. Dünya kayısı piyasasının yüzde 85'ine hâkimdir Türkiye, dünya kuru kayısı piyasasının yüzde 85'ine hâkim; ancak, bir ülke yüzde 85 ürününe sahip olduğu halde, kendi değerine sahip çıkmayan bir ülkeyiz.
Maalesef, evvelsi yıl don oldu. Burada defalarca konuştuk. Birtakım ürünlere afet fonundan para verilmesine rağmen, kayısıcı, tarım il müdürlüğünün raporlarına göre yüzde 75 kayısı ürününü kaybetmesine rağmen, maalesef, afet fonundan Malatya'ya bir kuruş ödeme yapılmadı.
Tabiî, don olayı evvelsi yıl vurdu. Geçen yıl ürünümüz iyiydi; ancak, sahip çıkan olmadı. Bir ülke eğer kendi ürününe sahip çıkmazsa, bir ülke eğer kendi ürününü malî boyutlarıyla desteklemezse… Yani, biz kimseden hibe para istemiyoruz, biz kimseden çiftçimizin cebine para koyun demiyoruz. Biz diyoruz ki, finansman sağlayın. Köylü Malatya köylüsü, ürünü çıktığı zaman, onuru için, şerefi için, aldığı unun parası için gidip ürününü satmak zorunda kalıyor; ama, pazara birçok ürün girdiği için, dışarıdaki alıcılar buradaki alıcı arkadaşlarımıza talimat vererek "almayın" diyor.
Maalesef, ülke ekonomisi… Size arz ediyorum, bir yıl önce 2 750 dolardan ihraç fiyatıyken ton başı, değerli arkadaşlarım, geçen yıl bu rakam 1 500 dolarlara kadar geriledi; yani, 1 250 dolar, Malatya çiftçisi, Türkiye ekonomisi zarar etti. Bu ne demektir; yaklaşık, 100 000 000 dolar demektir arkadaşlar. 100 000 000 doları da 50 000 aileye böldüğünüz zaman her aileye 2 000 dolar para gitmedi arkadaşlar. Yazıktır!..
Biz hibe istemiyoruz, Malatya çiftçisi, onuruyla, şerefiyle, alınteriyle bunu kazanıyor. İşçilik bedelini, geçen yıl işçilik bedelini dahi karşılayamaz hale geldiler arkadaşlar. Bir ülke, bu kadar, yüzde 100 dünya piyasasına hâkim bir ürününü ayaklar altına alamaz arkadaşlar. Biz, finansman istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz; ama, Malatya Ticaret Odası, Malatya'daki tüm kurumlar, tarım il müdürlüğü, her türlü önerisini yapmasına rağmen, maalesef, tek bir ses çıkmıyor.
Geçen yıl kayısı sezonunun açılışında Sayın Tarım Bakanım geldi Malatya'ya. Ne yaptı dedim; bir hiç… Sahip çıkan olmadı arkadaşlar. Malatya köylüsü bu kadar sahipsiz değil. Biz, bizim için istemiyoruz, Türkiye ekonomisi için istiyoruz. Türkiye ekonomisinin biz lokomotifiyiz. Yılda 300 000 000 dolar bir kayısı girdisi var arkadaşlar Malatya'ya. Türkiye'ye giriyor bu para ve yüzde 100 bu para da köylüye gidip, köylüden de tüm ekonominin her tarafına dağılıyor arkadaşlar. Ama, maalesef, geçen yıl bağırdık, evvelsi yıl bağırdık; olmadı.
Değerli arkadaşlarım, bir ülke kendi millî değerini, millî ekonomisine yüzde 100 döviz getiren bir ürününü bu kadar ayaklar altına alamaz. Yüzde 18, gübrede, KDV var arkadaşlar; enerji bedeli belli, işçilik belli. 1 kilogram kayısının 2 lira maliyeti var arkadaşlar. 2 lira maliyeti olan şeyi, bir ülke, eğer, 1,560 dolardan, yani 1,5 dolardan satıyorsa, hakikaten, bu ülkede, durup, bir şeylere bakmak lazım arkadaşlar. Malatya köylüsü, hakikaten emeğini, alınterini veriyor; ama, karşılığını alamıyoruz. Sadece Malatya değil, Türkiye ekonomisi kaybediyor arkadaşlar.
Değerli arkadaşlarım, bir Yeniden Yapılandırma Kurulumuz var; oradan bakıyor, Malatya Kayısıbirlik'e, vergi borcu var diye "arkadaş senin vergi borcun…" Tamam, vergi borcu olabilir. Devletin görevi vergiyi tahsil etmek; ama, siz, 50 000 çiftçinin geleceği için, bir yere küsüp tüm çiftçileri mağdur edemezsiniz. Siz devletsiniz, kontrol edin, oraya adam atayın. Birlikte yürütelim.
Finansman vermiyor… Ziraat Bankası ne işe yarar; Ziraat Bankasının bir tek görevi budur arkadaşlar, köylüye zamanında finansman yapmaktır. Eğer, kayısı üreticisine yılda 30 trilyon ön finansman -başka bir şey istemiyoruz biz; ön finansman- onuru için, un parasını ödemek için, ilaç parası ödemek için 30 trilyon bir ön finansman yapılsın, bu kayısı ihraç fiyatları, değerli milletvekilleri, 3 000 dolara çıkar tonu. Bu da, ülke ekonomisine, yaklaşık 400 000 000 dolar demektir.
Onun için, değerli milletvekilleri, ben, buradan, sayın hükümetten rica ediyorum. Dün iki ilçemiz gitti. Ekmeğe muhtaç oldu bu iki ilçemiz. Tek ürünümüz, insanların tek ekmeği; başka bir ekmeğimiz yok arkadaşlar. Ekmeğe saygı duyarak… İnşallah, diliyorum Yüce Tanrı’dan -bu gece -8 derece olacak- diğer ilçelerimizde sorun olmaz. Onun için, gelin, millî ürünümüz, millî ürünümüz, millî değerimiz ve bu ülkeye yüzde 100 döviz getiren bir ürüne sahip çıkmalıyız. Burada oturup bakmayalım. Ama, biz, hibe istemiyoruz, finansman istiyoruz; Türkiye için istiyoruz, Malatya için istemiyoruz, Türkiye için istiyoruz.
Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum ve buradan, tekrar, tüm çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve diyorum ki, bugün, inşallah, başka bir kaza olmaz, başımıza başka bir şey gelmez, don olayı tekrar yaşanmaz.
Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 26 Nisan 2006