İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)

Fevzi Topuz

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Mart 2008 · 933 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fevzi Topuz (CHP), 6 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 933 kelime.

Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 6 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2008-03-06-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FEVZİ TOPUZ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, başta çalışan kadınlarımız olmak üzere tüm bayanların Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum, hepsini saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, kanun tasarısının gerekçesi incelendiğinde, kırsal alanda bulunan küçük yerleşim birimlerinde belediyelerin yerel kaynak oluşturma kapasitesi bulunmadığı, küçük belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylara bağımlı hâle geldikleri, yeterli nüfus büyüklüğüne sahip olmayan belediyelerin kaynak sıkıntısı nedeniyle mali yapının bozulduğu ve borçlarının giderek arttığı ve bu yerlerdeki idari ve teknik kapasitenin yetersizliği nedeniyle imar ve ruhsat uygulamaları başta olmak üzere belediye hizmetleri yeterli kalitede ve mevzuata uygun olarak verilmediği vurgulanmıştır. Gerekçede, bu durumun hem vatandaşlar hem de belediye yönetimleri açısından büyük sıkıntıya neden olduğu ve söz konusu belediyelerin kapatılma nedeni artan borçları olduğu ifade edilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu gerekçeler bir gerekçe değildir. Çünkü, belediyelerimizin bu gerekçelerle bugüne kadar hizmet yaptığı ve bu gerekçeleri öne sürerek belediye başkanı arkadaşlarımız kendi bölgelerinde yaşayan vatandaşlarına hizmet etmek için büyük gayret sarf etmişlerdir.

Değerli arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarımız, bu kanunun hafta başından itibaren yaptığı çalışmaları ve Hükûmetin alelacele hazırladığı bu kanun tasarısı üzerindeki bazı eksiklikleri objektif olarak ortaya koydular ve değişiklik önergeleri verdiler. Hükûmet yetkilileri ve AKP Hükûmetinin değerli milletvekilleri hiç bu değişiklik önergelerini dikkate almadan, oy çoğunluğunu dikkate alarak sürekli reddetme cihetine gittiler. Bugüne kadar başta Başbakan olmak üzere Hükûmet temsilcileri, hep uzlaşma kültürünü ön plana getirerek uzlaşma ile o ülkede yaşayan 70 milyon insana hizmet edeceğiz diye yola çıktıklarını ifade ettiler, ama yaptıkları uygulama hiçbir zaman bunu göstermiyor ve bu yapılan çalışmaların da insanlar arasında, vatandaşlar arasında siyasi ayrımcılığa neden olduğunu görmekteyiz.

Değerli arkadaşlarım, bu genel gerekçede gördüğümüz, genelleme yapılarak öne sürülen iddialara katılmak mümkün değildir. Kırsal alanda bulunan bu küçük yerleşim birimlerinde belediyelerin yerel kaynak oluşturma kapasitesi bulunmadığı iddiası, bugün beldesinin sahip olduğu kırsal, doğal ve tarihî ya da kıyı kaynaklarını beldesinin, bölgesinin ve ülkesinin yararına kullanan ve koruyan beldelere yapılmış büyük bir haksızlıktır. Sahip olduğu bu kaynakları koruma-kullanma dengesini gözeterek kullanan ve beldesine hizmet veren birçok belediyenin varlığı yadsınamaz. Örneğin, Muğla ili Marmara ilçesine bağlı Turunç beldesi, Muğla ili Milas ilçesine bağlı Bafa Belediyesi, Nevşehir iline bağlı Göreme Belediyesi bunlardan sadece birkaç tanesidir. Bu belediyelerimiz sahip oldukları kaynakları ülke kalkınma planları, çevre düzeni planları ve bu planlara uygun olarak projelendirilmiş, ülke turizmine marka hâline getirmişlerdir.

Dolayısıyla, yeterli nüfus büyüklüğüne sahip olmadığı gibi nesnel olmayan bir ölçütle köye dönüştürülmelerini ve bu yapıya sahip alanlardaki belediyelerin kapatılmasında sadece nüfus ölçütünün ön plana çıkartılmasını, bu bölgenin insanına, bölgede yatırım yapmış turizmciye ve yörenin sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihî değerlerine, bu bölgelerde turizm faaliyetlerinde bulunmak üzere gelen ve konaklayan konuklara yapılmış iyi niyetten yoksun bir davranış olarak görüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yerlerdeki idari ve teknik kapasitenin yetersizliğinden bahsetmek büyük haksızlıktır. Söz konusu turizm bölgelerinin altyapı sorunu yoktur. Yine biraz önce bahsettiğim gibi, Turunç beldemiz birçok ilçe ve il belediyesinin sahip olmadığı altyapıya ve arıtma tesisine sahiptir. Ayrıca, bu altyapı ve arıtma tesisi Turunç Belediyesinin tamamen kendi kaynaklarıyla gerçekleştirilmiştir.

Genel gerekçede belediyelerin kapatılma nedeni olarak öne sürülen belde belediyelerinin artan borçları ise birçok belediyemiz için de geçerli değildir.

Örneğin, yine Marmaris ilçemiz Turunç Belediyesinin devlete bir tek borcu yoktur. O zaman Turunç Belediyesi niye ve niçin kapatılmaktadır? Kaldı ki belediyeler artan borçları nedeniyle kapatılacaksa bugün gazete sayfalarında gördüğümüz Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun 2006 yılı faaliyet raporuna göre AKP’li Ankara Büyükşehir Belediyesinin bir kuruluşu olan EGO’nun 676 milyon YTL’lik doğalgaz borcunun BOTAŞ tarafından silindiği ortaya çıkmıştır. Yüksek Denetleme Kurulunun raporuna göre, oluşan zarar Hazineden tahsil edilmek istenmektedir ve AKP’li Melih Gökçek’in yaptığı borçlar, sadece Ankaralı yurttaşlarımızın değil, tüm ülkenin sırtına yüklenmek istenmektedir. AKP’li Ankara Büyükşehir Belediyesinin, AKP İktidarının desteğiyle kamu borçlarının üzerine yattığı bilinmektedir. Küçük belediyeler, AKP İktidarı tarafından borçları nedeniyle kapatılırken AKP’li Ankara Büyükşehir Belediyesinin hiç konu edilmemesi dikkat çekicidir.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; belediyelerin kapatılma nedeni AKP’nin siyasi bir projesidir. Esas olan, bu beldelerin sahip oldukları kırsal, doğal ve kıyı kaynaklarının varlığıdır, bugünkü hâliyle kontrol edilme sorunu yaşanan mera, yayla, Hazine arazisi gibi kırsal alan varlıklarının ve su kaynaklarının yönetilmesi ve kontrolüdür. Bu yasa tasarısı yerel kaynaklara el koyma ve toprak rantının bir aracıdır. Bu yasa tasarısı, AKP’nin yürürlüğe koyduğu KÖYDES ve BELDES projelerini desteklemektedir. Tasarının 3’üncü maddesinin beşinci fıkrasında tüzel kişiliği kaldırılan ve köye dönüştürülen yerlerde il özel idaresi ve köylere hizmet götürme birlikleri tarafından içme suyu, kanalizasyon, temizlik, çöp toplama, ulaşım, itfaiye ve diğer hizmetlerin yürütülmesi gibi gerekli tedbirlerin alınacağının ve ihtiyaç durumuna göre bu hizmetleri yürütmek üzere hizmet birimleri kurulabileceğinin yer alması iddiayı doğrulamaktadır. Böylece, hizmet götürme konusunda tereddüde düştüğü kimi beldelerin köye dönüşmesi, siyasi kimliğini kaybetmesi AKP İktidarının işlerini kolaylaştıracak ve KÖYDES projeleri kapsamında köye dönüşecek yerleşimler siyasi arenaya ve rant alanına dönüşecektir.

Görüleceği üzere, AKP il başkanlarını müteahhitliğe sevk eden KÖYDES ve BELDES gibi projelerle, kamuoyunda BİT diye anılan belediye şirketlerinin harcamalarının Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimi dışında tutulması, KÖYDES ile Kamu İhale Kanunu’nun bay pas edilmesi, Sayıştay yasası çıkmadığı için bu harcamaların hesabının sorulmaması ve kamuoyu vicdanını rahatlatacak kamu denetiminin var olmaması, bu iki projenin ilginç biçimde diğer kamu harcamalarından farklı pek çok istisna ve muafiyeti barındırması AKP Hükûmetinin elbette iştahını kabartmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bir taraftan şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgulanarak yasal düzenlemeler yapılırken, diğer taraftan, hesap verebilirlik, saydamlık, açıklık ilkeleri çiğnenmekte, mali disiplin dışına çıkılarak yeni oluşumlara milyarlarca YTL aktarılmaktadır. AKP Hükûmeti sözcülerinin genel seçimlerin ardından “Bu zaferi KÖYDES ve BELDES sayesinde kazandık. Eğer böyle devam ederse yerel seçimlerde oy oranımızı daha da yükseltiriz.” açıklamaları boşuna değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

65 konuşma daha · 6 Mart 2008

65 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook