Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 58. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Şubat 2011 · 523 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fevzi Topuz (CHP), 3 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 523 kelime.
Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2011-02-03-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FEVZİ TOPUZ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 89’uncu maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önerisi üzerine söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu maddeyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici 17’nci maddesi, geçici 23’üncü maddesi ve Gelir Kanunu’nun geçici 68’inci maddesi değiştirilmek istenmektedir. AKP İktidarının hazırladığı son yıllardaki kanun tasarılarını incelediğimizde karşımıza ilginç bir tablo çıkmaktadır. İlgili kanun maddeleri direkt değiştirilmek yerine tek bir tasarıyla birçok yasa değiştirilmektedir. Buradaki amaç, Türkiye Büyük Millet Meclisinin işleyişini bozmak ve denetimden kaçmaktır. Bu noktada hazırlanan maddeler kural dışı hazırlanmaktadır.
Bu maddeyle iki farklı yasanın üç geçici maddesi değiştirilmekte ve geçici madde, adı üstünde belirli bir dönemi kapsar. Bir ülke de on beş-yirmi yıl sürecek geçici maddeler ile yönetilemez. Maddelere ekleme yapmakla kimden neyin kaçırılmak istendiğini anlamış da değiliz.
Değerli milletvekilleri, AKP Hükûmeti, mali af yasası şeklinde hazırlanırken araya işçilerin haklarına el koyan, memurlara da sürgün dönemi başlatan bir iktidar dönemi olmuştur. Bu torba yasası ile İş Kanunu’ndan sosyal güvenliğe kadar pek çok alanda değişiklik yaparken asıl amacın ücretli çalışanların haklarının ortadan kaldırıldığı açıkça görülmektedir. Yasa tasarısı bu şekilde geçirildiği takdirde, AKP Hükûmeti olarak taşeronlaşma ve sürgün dönemini başlatan iktidar olarak tarihte yerinizi almış olacaksınız. Bu tutumun çalışanları orta çağ karanlığına sürüklemek anlamına geldiğini hatırlıyoruz.
Yine, bu düzenlemeyle, il özel idareleri ve belediyelerin sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçilerin Millî Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatındaki işçi kadrolarına atanması gündeme getirilmektedir. Başka bir kente gönderilen kişinin beş günde işe başlamaması durumunda işçi işinden atılacaktır denmektedir. İnsanlık dışı bu uygulamanın işçileri yıldırmak ve istifaya zorlamak anlamına geldiği açıktır. Bu kapsamda işçi nakleden mahalli idarelerin nakil sonrasında oluşan işçi sayısında sınırlama getirilmekte ve yapılması gereken işleri de hizmet alımı yoluyla yapabileceklerdir. Bu durum, taşeronlaşmanın yaygınlaştırılması amacını taşımaktadır. Kadrolu çalışanlar sürgün edilecek, yerine taşeronlar sokulacaktır.
Değerli milletvekilleri, yapılan bu kanun tasarısı ile esnek çalışmanın yaygınlaştırılmasından İşsizlik Fonu’nun yağmalanmasına ve iş güvencesinin ortadan kaldırılması anlamına gelen düzenlemeler bulunmaktadır.
Aynı zamanda memurlara yönelik kimi düzenlemeler hak kaybına neden olmaktadır. Memurlara performans kriterleri gündeme getirilmekte, böylelikle çalışanlar arasında çatışmayı arttıracak ve çalışma barışını bozacak düzenlemeler yapmaktasınız. Bu anlayışla, ancak yandaş çalışanlar diye bir grup ortaya çıkarırsınız.
Ayrıca tasarıda, memurların başka bir kuruma gönderilmesi düzenleniyor. Bir yılda en fazla altı ayı geçmemek üzere kurumlar arası geçici süreli görevlendirme yapılmasıyla memurlar için sürgün dönemi başlamaktadır.
Gelecekte, ücretli çalışanlar bu düzenlemelerin acısını uzun yıllar çekecektir. Ücretli çalışanlar, sosyal devletin getirdiği haklarını tekrar alabilmeleri için uzun mücadele vermek zorunda kalacaklardır.
AKP Hükûmeti olarak, sosyal devleti yok ediyorsunuz. Anayasayı ihlal ediyorsunuz. Cumhuriyetin kuruluşundan beri iş barışını bozan bir hükûmet ile karşı karşıyayız. Çalışanlar meşru hakları için artık sokaklardalar. İşçileri, memurları sokağa dökmeyle ne elde etmek istediğinizi anlamış da değiliz. hakkınız var mıydı?
Değerli milletvekilleri, memur ve işçilerin haklarını elinden alacaksınız. Bu noktada memur ve işçilerin seslerini duyurabileceği tek alan kalıyor: Yürüyüş ve miting yapmak. Bu, aynı zamanda demokrasiyle yönetilen ülkelerde kullanılan en doğal haktır.
Siz burada ne yapıyorsunuz? Memur ve işçilerin yürüyüş ve miting yapmasını engelliyorsunuz. Üstüne üstlük birde biber gazı kullanıyorsunuz, dövüyorsunuz, toplananları dağıtıyorsunuz. Bu, baskı değil de nedir? Çıkıp memur ve işçilerden özür dilemediğiniz sürece bundan sonra sizlerin “demokrasi” kelimesini ağzına almamanız gerekir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 3 Şubat 2011