2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 36. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2010 · 795 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fevzi Topuz (CHP), 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 795 kelime.
Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FEVZİ TOPUZ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2011 Mali Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Tasarısı’nın Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimizi belirtmek üzere söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün asli görevlerine bakarsak ülkemizin tesis kadastrosunu yaparak tapu sicilini tesis etmek, taşınmaz mallarla ilgili her türlü akit ve tescil işlemleri yürütmek, Hazinenin sorumluluğu altındaki tapu sicilini düzenli olarak tutmak, mülk emniyetini sağlamaktır. Kadastronun ülkemizde, mülkiyet güvencesi, ekonomiye, mekâna yönelik her türlü planlama faaliyeti, emlak vergilendirme ve yargılama sürecinde önem taşımaktadır.
1925 yılında başlayan kadastro süreci, hem politika hem hukuk hem uygulama hem kurum düzleminde gelişmiştir. 2010 yılına geldiğimizde hâlen ülkemiz kadastro sistemi sorunlarla karşı karşıyadır. Kuruluş kadastrosu çalışmalarının ülke genelinde tamamlanamamış olması, özellikle büyük kentler başta olmak üzere, kadastronun yüzde 60’ının eskimesi, gereksinimleri karşılayamaması ve yenilenmesi gereği, Türkiye kadastrosunun yalnızca tapu sicillerini kurma hedefi koymuş olması, yasal altlıkların yetersizliği ve kurumun siyasallaşmasıdır.
Değerli milletvekilleri, kentlerin planlaması ve yönetilmesini akılcı bir biçimde yönlendirebilmek için ülke düzeyinde coğrafi bilgi sistemi, kent bazında ise kent bilgi sisteminin bir an önce kurulmasına ihtiyaç vardır. 2010 yılına gelindiğinde bazı Avrupa ülkelerinin ikinci, üçüncü kez kadastro çalışması yapmasına karşın ülkemiz hâlen ilk tesis kadastrosunu tamamlayamamıştır. Ülkemizin kadastro çalışmalarının bir an önce bitirilmesi gerekmektedir. Orman alanları, bugüne dek Orman Bakanlığının izlemiş olduğu hatalı politikalar sonucu orman alanlarımızın kadastrosu yapılamamıştır.
2/B’ler ilk aşamada kadastro ve güncelleme işlemleri tamamlanan ve büyük bölümü sahil şeridinde yer alan 36 ilde satışa çıkarılacaktır. Kadastro ve güncelleme çalışması yapılan ve 2/B arazilerinin ilk etapta satışa sunulması planlanan iller içerisinde İstanbul yer almaktadır. Yapılan düzenlemeler İstanbul Bebek sırtlarında, Sarıyer sırtlarındaki, Beykoz’daki, Acarkent’teki hazine ya da 2/B kapsamındaki havuzlu villaların malikâne sahiplerine tescil edilmesine yarayacaktır. Anlaşılan devletin mülküne, kamu malına, halkın malı üzerine kaçak yapı yapanların ödüllendirilmesi, bir anlamda yasa dışılığın olağan hâle getirilmesi, suçun yaygınlaştırılması dönemine geçilmiş olacaktır.
2/B düzenlemesi içinde köylümüz yok. Köylümüzün düşünülmediğini bir örnekle açıklamak istiyorum: Muğla ili Fethiye ilçesi Karaçulha mevkisinde bulunan araziler ile Yarenbelini ve Derepınar meraları 2/B alanları içerisinde olmadığı hâlde 2/B içine alınmak istenmektedir. Yüzyıllardır atalarından beri topraklarını kullanmakta olan köylülerimizle rant amaçlı yakılıp ya da yapılaşan ormanlık alanları ayırt etmek gerekmektedir. Kısaca, devletin hüküm ve tasarrufunda bulunmayan, tam aksine öteden beni köylümüze ait olup ekilen, biçilen arazilerin ve kullanılan meraların serbest olarak arazi tapularını bedelsiz olarak hak sahiplerine vermek gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, lisanslı harita kadastro mühendisleri büroları faaliyete geçti fakat onlarca büro şu anda yaşam mücadelesi vermektedir. 2005 yılında yürürlüğe giren 5368 sayılı Kanun’la bu bürolara verilen cins değişikliği yetkisi, 2009 yılında Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan değişiklikle ortadan kaldırılmıştır. Açılan lisans sınavında beş yıl deneyim koşulu getirilmesi nedeniyle 3 bin genç harita mühendisi bu sınava girememiştir. Ayrıca Anadolu’da mevcut harita mühendislik büroları kapanmayla karşı karşıya kalmıştır.
Değerli milletvekilleri, kadastronun ülkemizin mülkiyet güvencesi, mekâna yönelik her türlü planlama faaliyeti, emlak vergilendirme ve yargılama için taşıdığı önem yeterince kavranmış değildir. AKP Hükûmeti ve bakanları bugüne kadar sorunları çözmek yerine göz ardı etmeyi tercih etmiştir. Sorunun boyutuna bir örnek verecek olursak, Muğla ilinin Bodrum Mazı köyünün kıyı kenar düzenlemesinin dışında kadastro çalışmaları bundan tam altı yıl önce başlamış ancak üç yıl önce de bitirilmiş. Bitirilmiş olmasına rağmen askıya çıkartılıp tapular vatandaşların adına tescil edilmesi gerekirken bir türlü çalışmalar bitirilmemektedir. Bunun sebebi nedir?
Değerli milletvekilleri, AKP Hükûmetlerinin iktidara gelmesinden sonra Bakanlığın görev alanı hızla daraltılmış olup neredeyse tasfiye sürecine girmiştir. AKP’nin bu politikaları sonucunda kurumun kapatılan bölge müdürlüğü, kadastro müdürlüğü, taşra birimleri dikkate alındığında ortalama yüzde 50 civarında daraltılmıştır. Vatandaşların tapu işlemleri için taşınmazın kayıtlı bulunduğu tapu müdürlüğünde işlem yapılması zorunluluğunu kaldırdınız. İşlemlerin ülkenin herhangi bir yerindeki tapu müdürlüğünde yürütülmesi çağdaş bir uygulamadır. Fakat sistem, altyapının hazır olmaması, altyapının hazır hâle gelmemesi nedeniyle, vatandaşın saatlerce, hatta günlerce kuyrukta beklemesine neden olabilir. Kaliteli iş yapısının bozulması söz konusudur. Büyükşehirlerde iş yoğunluğu o kadar artar ki asıl büyükşehirlerde hizmet alacak olanlara hizmet veremez duruma düşersiniz.
Değerli milletvekilleri, Tapu ve Kadastro Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle tapu ve kadastro hizmetleri paralı hâle gelecek, tüm kamusal alan çok uluslu şirketlerin talanına açılacak, daha çok vergi, daha az ve kalitesiz hizmet verilecek, kamu çalışanlarının iş güvencesi ortadan kaldırılacak, sözleşmeli personel çalışma esası, tam ve kısmi zamanlı sözleşmelerle çalışma barışı bozulacak, sosyal hak ve güvenceli istihdam ortadan kaldırılacak, işsizlik ve yoksulluk yaygınlaşacaktır. Tapu kadastro hizmetlerini ücretsiz alan halk bundan sonra müşteri olarak görülecek, adım adım hizmetler özelleştirilecektir.
Bu arada, müfettiş kadrolarını kaldırdınız. Bu durum denetimden kaçma değil midir?
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri, topraklarımızın tapu yoluyla satılmasıdır. AKP İktidarının sekiz yıllık verilerine baktığımızda, Türkiye topraklarının haraç mezat satıldığını da görmekteyiz. Toprak satışının gelindiği noktaya bir göz atacak olursak…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FEVZİ TOPUZ (Devamla)…yetmiş sekiz bin parça taşınmaz, toplam 55 milyon metrekare alan 86 bin kişiye satılmış.
Değerli arkadaşlar, zamanımız kısa olduğu için bu kadar.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 19 Aralık 2010