İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 6. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Coğrafi işaretlerin korunması hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 221)

Fevzi Topuz

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 6. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Ekim 2008 · 853 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fevzi Topuz (CHP), 15 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: COĞRAFİ İŞARETLERİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 221)); konuşma 853 kelime.

Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “Coğrafi işaretlerin korunması hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 221)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2008-10-15-cografi-isaretlerin-korunmasi-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamede-degi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FEVZİ TOPUZ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 221 sıra sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, coğrafi işaret, eşyaların üzerinde kullanılan bir işaret olup ürünün belli bir coğrafi bölgeden kaynaklandığını tanımlayan ve ürünün kalitesi, ünü veya karakteristik özelliklerinin belirli bir coğrafi bölgeden kaynaklandığını işaret eden bir haktır.

Coğrafi işaretler tarım ürünleri gibi çeşitli ürünler için kullanılabilmektedir. Örnek olarak, peynir: Edirne peyniri, Bergama peyniri, Erzincan tulumu gibi; zeytinyağı konusunda ise yine Milas zeytinyağı, Ayvalık zeytinyağı gibi.

Coğrafi işaretlerin kullanımı tarım ürünleri ya da alkollü içecekler ile sınırlı olmamaktadır. Aynı zamanda coğrafi işaretler bir ürünün, ürünün kaynaklandığı yerde bulunan özel üretim becerileri ve gelenekleri gibi insani faktörler nedeniyle oluşan özel niteliklerini vurgulayabilir. Anılan menşe bir köy, kasaba veya bir şehir olabilir. Örnek olarak Antep baklavası, Milas halısı gibi.

Ticari marka, bir şirket tarafından kendi mallarını ve hizmetlerini diğer şirketlerin mal ve servislerinden ayırt etmek için kullanılan bir işarettir. Bu işaret sahibine diğer şirketlerin bahse konu işareti kullanmasını engelleme hakkı vermektedir. Bir coğrafi işaret ulusal ve uluslararası kurallara uygun olarak çeşitli şekillerde korunabilmektedir. Ülkemiz Dünya Ticaret Örgütü müzakerelerinde coğrafi işaret korunması konusunda şarap ve alkollü içecekler ile diğer ürünler arasında süregelen ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve oluşturulması düşünülen çok taraflı mekanizmadan coğrafi işaret korunması sağlanabilecek bütün ürünlerin yararlanılması gerektiğini savunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; fikrî hakların yeterli ve etkin kullanılması uluslararası ticaretin ve yatırım hareketlerinin artırılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Fikrî hakların korunması alanında ülkelerin mevzuatında farklılık bulunmasının bazı ülkelerde koruma olmasının ve korumanın ihtiyaca cevap verecek boyutta sağlanamamasının uluslararası ticaret üzerindeki olumsuz etkilerine ilgisiz kalınmamış ve Dünya Ticaret Örgütünün kurucu anlaşması ve yer alan Ticaretle Bağlantılı Fikrî Haklar Anlaşması’yla üye ülkelerde bu alanda var olan farklılıkları ortadan kaldırarak kurallara bağlanmış öngörülebilir bir ortam yaratılması ve sorunların sistematik olarak çözümlenmesi hedeflenmiştir. Söz konusu anlaşma çok taraflı ticaret sisteminin temel prensiplerinin ve fikrî haklarla ilgili diğer uluslararası anlaşmaların uygulama, koruma anlaşmazlıklarının hâlline ilişkin düzenlemelere yer vermektedir. Fikrî Haklar Anlaşması eser sahibinin hakları ve komşu haklar, markalar, coğrafi işaretler, endüstriyel tasarımlar, patentler, entegre devlet topografyaları, açıklanmamış bilgilerin korunması ile sözleşmeye bağlı lisanslarda rekabete karşı uygulamaların denetimi konularını kapsamaktadır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye gerek Fikrî Haklar Anlaşması gerekse Avrupa Birliğinin fikrî haklarla ilgili düzenlemelerine uyumun bir parçası olarak 1995 yılında fikrî haklar konusunda önemli yasal değişikliklere gitmiştir. Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname bu kapsamda yürürlük kazanmıştır.

Coğrafi işaretlerin korunması ve küresel bilinirliğin artırılması, ülkemizin sahip olduğu doğa, kültür, sanat potansiyeli ve zengin ürün çeşitliliği dikkate alındığında, Türkiye'nin küresel rekabet gücünün artırılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Zira, yöre, il ve ilçe bazında özgün nitelik taşıyan, bu bağlamda coğrafi işaret konulmasına konu olabilecek bütün çeşitliliğin uluslararası ticari zeminlerde tanıtılması, söz konusu ürünlere yönelik ilgi ve talebin artmasına, dolayısıyla göreli rekabet üstünlüğüne yol açacaktır.

Değerli milletvekilleri, bu noktadan hareketle ilke olarak coğrafi işaretin tescilini kolaylaştıracak türden düzenlemelerin desteklenmesinin gereği kaçınılmazdır. Ancak, bu yaklaşımla birlikte mevcut değişiklik yasa taslağıyla bazı çekinceler ortaya konmalıdır.

Bunlardan birincisi, madde gerekçesinde vurgulandığı üzere başvuru sayısına nazaran tescil sayısının sınırlılığından hareketle, tescil kolaylığı getirilmesi için on yıl beklenmesidir. Ülkemizin rekabet gücünün artırılmasına yol açabilecek bir değişikliğin bir an evvel gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bu konuyla ilgili vurgulanması gereken bir diğer husus ise coğrafi işaret korunmasına yönelik tescil sayısının artırılmasının sadece yayımlanma yükümlülüğünün kolaylığının getirilmesiyle sınırlandırılmaması, bunun yanı sıra özellikle görece az gelişmiş yerleşim merkezlerinde yaşayan yurttaşların bilgilendirilmesi, eğitilmesinin önem teşkil etmesidir. Bu noktada, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Türk Patent Enstitüsünün ortak bir eylem planı dâhilinde eğitim, bilgilendirme faaliyetlerinin başlatılması yerinde olacaktır.

Ülkemiz kültürel ve yöresel ürün bakımından zengin bir coğrafi ürün çeşitliliğine sahiptir. Mevcut ürün çeşitliliğinin uluslararası ticarete taşınması, bu ürünlerin her şeyden evvel ülkemizde coğrafi işaret korunması altına alınmasıyla mümkündür. Yetkililer zamanında coğrafi işaret tescil başvurusunda bulunmadığı için birçok ürünümüz yabancılar tarafından sahiplenildi. Örneğin, lokumu İngilizler sahiplendi, beyaz peyniri ve yoğurdu Bulgarlar sahiplendi, baklavaya da Rumlar sahip çıktı. Bazı ürünlerimiz ise gümrüklerden geri gelmeye başladı. Örneğin, geçen yıl Rusya, tarım ürünlerimizde, sebze ve meyveler üzerinde böyle bir tescil olmadığından dolayı ve kullanılan ilaçların menşesi belli olmadığından dolayı geriye gönderdi ve ülkemiz, oldukça, sebze ve meyve ihracatı konusunda geriye kaldı.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son olarak, coğrafi işareti korumanın yaygınlaştırılmasının küresel rekabetin gücünü artırması için gerekli bir koşul olduğu kabul edilmekle birlikte yeterli bir koşul olarak değerlendirilemeyeceğini de vurgulamak gerekmektedir. Ürünlerimiz uluslararası piyasalarda yeterince tanıtılmadıkça tescil edilen coğrafi işaret sayısındaki artış hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bu nedenle, bir yandan, fikrî hakların müzakerelerinde coğrafi işaretlerin korunmasını sağlayacak ve bu korumayı genişletecek hükümlerin anlaşma kapsamına alınması yönünde çaba gösterilirken diğer yandan, özgün niteliklere sahip olan ve coğrafi işaretin korunmasına konu olabilecek nitelikteki ürünlerimizin uluslararası zeminlerde tanıtılmasının gerçekleştirilmesi amacıyla gerekli adımların atılması, Hükûmet tarafından atılması gerekmektedir. Dileğimiz, dile getirdiğimiz konuların ele alınması noktasında Hükûmet tarafından hızlı hareket edilmesidir. Tabii, bu konuda hızlı hareket edilmezse bir on yıl daha kaybedilmiş olabilir ve dolayısıyla tescil konusunda büyük bir zamandır on yıl gibi bir süre, bu mallarımızın ihraç edilmesi ve tescillendirilmesi konusunda on yıl uzun bir süredir.

Değerli milletvekilleri, biraz önce AKP Grup Başkan Vekili Arkadaşımız, milletvekillerinin konuşması üzerinde sanki, böyle hedef alan, bazı gerçeklerin saptırıldığını ifade…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

51 konuşma daha · 15 Ekim 2008

51 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook