Tarım sektörünün sorunları hk.
Antalya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 9. Birleşim · 1. yasama yılı · 12 Aralık 2002 · 401 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fikret Badazlı (AK Parti), 12 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI HK.); konuşma 401 kelime.
Fikret Badazlı (AK Parti, Antalya). “Tarım sektörünün sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fikret-badazli-22-2002-12-12-tarim-sektorunun-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FİKRET BADAZLI (Antalya)Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin çok güzide üyeleri; sözlerime başlamadan önce, hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.
Ben, tarımın sorunlarını anlatmak üzere söz istedim; bu bağlamda huzurunuzdayım; ancak, verilen 5 dakikalık sürede, değil tarımın sorunlarını anlatmak, paragraflarını bile ifade etmek zordur diye düşünüyorum. Dolayısıyla, sizlere, tarım üzerinde kabaca bir tur yaparak, fikirlerimi, görüşlerimi nakledeceğim; bilahara, çeşitli vesilelerle tarım konuşulurken, Bakanlığın bütçesi görüşülürken bu değerlendirmelerin faydası olur diye düşünüyorum.
Bilindiği gibi, ülke nüfusumuzun yüzde 40-42'si tarımla iştigal etmektedir. Bu rakamın bir kısmı işçilik, bir kısmı işletmedir. Nüfusumuzun bu yüzde 40-42'si, gayri safî millî hâsıladan toplam yüzde 13,7 pay almaktadır. Bu rakamlara baktığımızda, çiftçinin, zaten, ne kadar acz içerisinde olduğu ve gelir dağılımından ne kadar az pay aldığı açık seçik ortada görülmektedir. Buna rağmen, son yıllardaki ekonomik sıkıntılar ve basiretsiz yönetimlerle kamu maliyesinin darboğazlara girmeye başlaması sırasında, sanki bunun sebebi tarımmış, çiftçilermiş gibi, devletin tarıma daha önce verdiği destekler yavaş yavaş yavaş azaltıla azaltıla şubat krizine gelinmiş.
Şubat krizinde de, IMF, kredi verirken, kendi empozeleriyle, özel yasaları, zorla, baskıyla bize çıkarttırarak (işte, Şeker Yasası, Tütün Yasası örnekleri) tarımı iyice çökme noktasına getirmeye muvaffak olmuştur.
Tarımın sahibi var mıdır; vardır. Tarımın sahibi de vardır, bakanlığı da vardır. Bunlar tarımla ne kadar ilgilenmiştir; demişlerdir ki, doğrudan tarım desteği verelim, dekarına 10 000 000 Türk Lirası verelim, çiftçiler bununla çiftçiliklerini yapsınlar. Şimdi, bu 10 000 000 liralık tarım desteğini kimler alıyor?.. Buraya bir göz attığımızda; çiftçiden birçok belge istenir, tapu istenir. Zaten, bizim çiftçimizin çoğunun tapusu yoktur, işlediği arazi 2/B'dir, hazinenindir veya atadan kalmış tarlası ise, tapu, ninesinin, dedesinin, babasının üzerinedir; ne verasetten ilişkisini kesmiştir ne intikalini yapmıştır ne de taksimini yapmıştır. Dolayısıyla, doğrudan tarım desteğini de çiftçimizin bir kısmı, aslında, alamamaktadır.
Şimdi, doğrudan tarım desteği denilen destek, bize bunu empoze edenlerin ülkelerinde de var, bütün OECD ülkelerinde de var; ama, bu, tarıma verilen desteğin ancak yüzde 20'si kadar. Yani, ilaveten, bu verilen doğrudan desteğin 4 misli, 5 misli daha, girdilere ve fiyat politikalarına, destekleme alımlarına destekler vardır. Bizde bunlar yok. Bunlar kaldırıla kaldırıla, ülkemiz, daha on yıl evvel yiyeceğini dışarıdan almayan dünyada 7 ülkeden biri iken, bugün, buğdayını, mısırını, her şeyini, artık, dışarıdan alır hale gelmiş. Kastamonu Milletvekili kardeşimizin dün ifade ettiği sarmısak hikâyesi bunun canlı bir örneğidir. Bu gidiş devam ettiği sürece, biz, yakında, soğanı da patatesi de dışarıdan alırsak, şaşmamak lazım; ama, o ithal, bizim hükümetimizin sorunu ve icraatı değildi; bunu da, altını çizerek ifade ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
6 konuşma daha · 12 Aralık 2002