İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 76. BİRLEŞİM · SALI

Sokak çocuklarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla (10/111,260,108) esas numaralı meclis araştırması komisyon raporu (s.s.829)

Güldal Akşit

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 76. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Mart 2005 · 2.181 kelime · yaklaşık 11 dakikalık okuma

Kaynak göster

Güldal Akşit (AK Parti), 29 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOKAK ÇOCUKLARININ SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN TEDBİRLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/111,260,108) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYON RAPORU (S.S.829)); konuşma 2.181 kelime.

Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul). “Sokak çocuklarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla (10/111,260,108) esas numaralı meclis araştırması komisyon raporu (s.s.829)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2005-03-29-sokak-cocuklarinin-sorunlarinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-tedbirl (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Iğdır Milletvekili Sayın Dursun Akdemir ve 45 milletvekili, Eskişehir Milletvekili Sayın Cevdet Selvi ve 23 milletvekili, Konya Milletvekili Sayın Orhan Erdem ve 45 milletvekilinin, çocukları sokağa düşüren nedenlerle sokak çocuklarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi için Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri üzerine kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporunun görüşülmesi amacıyla toplanmış bulunuyoruz.

Raporun hazırlanmasında emeği geçen değerli milletvekili arkadaşlarımı ve ilgili uzmanları kutlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarımız ve komisyonun Değerli Başkanı, çalışmalarla ilgili olarak, biraz evvel bizleri aydınlattılar.

Araştırma komisyonunun raporunun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, konu çok boyutludur. Konunun, Bakanlığıma bağlı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının doğrudan görev alanını ilgilendiren yönleri vardır. Hatta, konuyu bununla bile sınırlandırmamak gerekir diye düşünüyorum; yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının da, bu çerçevede, önemli fonksiyonları olduğu muhakkaktır. Tabiî, işin manevî boyutunu da unutmamak gerekir. Sadece belirli bakanlıklarla sınırlamak doğru değildir. Aslında, devletin her kurumunun, Millî Eğitim dedik, Sağlık Bakanlığı dedik, Adalet dedik, Diyanet İşleri Başkanlığı diyorum, her kurumun, bu konuyla, bir şekilde ilgilenmesi ve çözüm üretmesi gerekmektedir.

Raporda konunun boyutları, istatistikî bilgiler ve diğer teknik hususlar ayrıntılı olarak belirtildiği için, bu konuları burada tekrar ederek vaktinizi almak istemiyorum. Bakanlık olarak, konuyla ilgili sorumluluklarımızın bilinci içerisinde, imkânlarımız ölçüsünde, çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle son dönemde, konuyla ilgili hizmetlerimizin etkinliğini ve verimliliğini artırdık, yeni projeler geliştirdik ve uygulamaya koyduk. Bunlarla ilgili ayrıntıları, birazdan, sizlere sunmaya çalışacağım. Bu noktada, şunu ifade etmeliyim ki, araştırma raporunun sonuç bölümünde yer alan ve Bakanlığımı ilgilendiren çözüm önerileri de, bundan sonraki çalışmalarımıza ışık tutacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükümet olarak, ekonomik konularda olduğu gibi, sosyal konularda da, çok ciddî, akılcı, ülkemiz gerçeklerine uygun çözümler üretmeye devam ediyoruz. Bu çerçevede, özellikle son yıllarda ülkemiz gündeminde bulunan, sokakta yaşayan ve sokakta çalışan çocuklar, kapkaç olayları, çocukların ve gençlerin uyuşturucu madde kullanımıyla mücadele edilmesi konularının birlikte ele alınmasında yarar gördük. Sokakta yaşayan veya çalışan çocuklar sorunu, 1940'lı yıllarda, İstanbul'da tespit edilen 2 848 çocukla başlamış ve günümüzde boyutları genişlemiş ve acilen çözüm üretilmesi gereken sosyal bir sorun halini almıştır. Toplumun, sokak çocukları ve sokakta çalışan çocuklar problemine nasıl baktığı önemlidir. Bu noktada, kamuoyunda yanlış algılanan bir hususu düzeltmek isterim. Son dönemde sıkça rastlanılan gasp, kapkaç olayları gibi olaylar ve bunları gerçekleştirenlerin sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar olduğu şeklindeki kamuoyu kanaatinin doğru olmadığıdır. Toplum, bu çocuklarımıza damgalayıcı yaklaşmakta ve toplumun bir kısmı, bu çocuklarımızı tehdit unsuru olarak algılamaktadır.

Söz konusu çocukların rehabilite edilmek suretiyle, sağlıklı birer birey olarak topluma katılmalarını sağlamak için topluma dayalı modeller geliştirmek ve bu modelleri uygulamaya koymak için çalışmalara başladık. Sözü edilen sorunun çözümünün, ancak kurumlararası etkili işbirliğiyle mümkün olabileceğini biliyoruz.

Bu gerçekten hareketle, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla, Devlet Bakanı sıfatıyla benim koordinatörlüğümde, Adalet Bakanımız Sayın Cemil Çiçek, İçişleri Bakanımız Sayın Abdülkadir Aksu, Millî Eğitim Bakanımız Sayın Hüseyin Çelik ve Sağlık Bakanımız Sayın Recep Akdağ'dan oluşan bir komite kurulmuştur.

Komite, bir dizi toplantı yapmak suretiyle, sokak çocukları ve kapkaç olayları, uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi konularında çalışmalar yapmış, bu konuların birlikte ele alınması amacıyla, kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler belirlemiştir.

Çok ayrıntıya girmemek kaydıyla, kısaca ifade etmek gerekirse, kısa vadede, halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması, topluma bu yönde olumlu bir mesaj verilmesi amacıyla, İçişleri Bakanlığımız tarafından gerekli tedbirler alınmıştır ve alınmaya devam edilmektedir. Alınan tedbirlerin olumlu sonuçları da hemen beraberinde gelmektedir. Orta vadede çözüm üretmeye yönelik olarak, bakanlarımızdan oluşan komite, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu koordinatörlüğünde bir model geliştirilmesi kararı almıştır. Bu çerçevede, SHÇEK Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir model geliştirilmiş, bu modelin uygulanabilir olduğu konusunda ortak bir fikir oluşmuştur. Bakanlıklar ve kurumlararası etkili işbirliğine dayalı olarak gerçekleştirilecek bu uygulama, sorunun yoğun olduğu illerden başlanarak hayata geçirilecektir.

Sokakta yaşayan ve çalışan çocuklara yönelik hizmet modeli olarak adlandırılan söz konusu çalışma, sorunun yaşandığı tüm illere uygulanabilecek ölçektedir. Projenin öncelik sıralaması içerisinde, İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Adana, Mersin, Bursa, Antalya ve İzmir illeri yer alacaktır. Bu çerçevede, ilk uygulama İstanbul'dan başlatılmıştır.

SHÇEK Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sokakta yaşayan ve çalışan çocuklara yönelik hizmet modelinin ilk uygulama merkezi olarak seçilen İstanbul İli, modelin pratik bir değer kazanması ve yaygın uygulamaya geçilmesi noktasında da ayrıca büyük önem taşımaktadır. Bugüne kadar bu alanda gerçekleştirilememiş olan kurumlararası işbirliğinin etkili biçimde uygulamaya konulacak olması, SHÇEK'in koordinasyonunda diğer kurumların da bu hizmeti üstlenmede çok istekli davranmaları, sorunun çözümü adına atılmış ciddî bir adımdır. Bu işbirliğiyle sağlanacak olan başarı, birçok sosyal sorunun çözümü için de model oluşturulabilecek niteliktedir. Bu hizmet modelinde, her merkez, ihtiyaç gruplarından birisine hizmet verecek şekilde, bir sonraki hizmet ayağı belirlenmek suretiyle yapılandırılmıştır. Öncelikle sokaktaki çocuklar mobil ekipler aracılığıyla veya sokak ofisleri tarafından tespit edilecektir. Tespit edilen bu çocuklar, ilk uyumlandırmayı gerçekleştirmek üzere, ilk adım istasyonlarına yönlendirileceklerdir. Hizmeti reddederek, madde kullanımından vazgeçmek istemeyen çocuklar ise, korunmaları ve bu esnada da ikna edilmelerine yönelik çalışmaların gerçekleştirilmesi amacıyla barınaklara yönlendirileceklerdir.

İlk adım istasyonunda uyum süreci tamamlandığı kanaati oluşan madde bağımlısı çocuklar, Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan tıbbî tedavi merkezine, tıbbî tedavisi tamamlandıktan sonra, yine Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan tıbbî rehabilitasyon merkezine sevk edilecektir. Tıbbî rehabilitasyonu gerçekleşen çocuklar, sosyal rehabilitasyon merkezine teslim edileceklerdir.

İlk adım istasyonunda uyum sürecini tamamlayıp sokakta yaşayan; fakat, madde kullanmayan çocuklar, doğrudan sosyal rehabilitasyon merkezlerine havale edileceklerdir. Sosyal rehabilitasyon merkezinde, çocuklar, sorumluluk alma alışkanlığını kazandıracak etkinlikler aracılığıyla, örgün eğitim veya meslekî eğitime dahil edileceklerdir. Bu süreçleri tamamlayan çocukların, öncelikle aile yanına, bunun mümkün olmaması halinde SHÇEK kurumlarına veya Millî Eğitim Bakanlığına bağlı yatılı okullara yönlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu süreçlerden sonra meslek edinerek işe yerleştirilen ve aile yanına dönmesi mümkün olmayan ya da kurum bakımı hizmetlerinden yararlanmak istemeyen, yararlanmak üzere yaşı uygun olmayan çocuklar ise gençlik evlerinden yararlandırılacaklardır.

Bu hizmet modelinin ülke geneline yaygınlaştırılması amacıyla, 2005 Şubat ayında, İstanbul İlinde, ilgili tüm tarafların katıldığı toplantı gerçekleştirilmiş; İstanbul Eylem Planı oluşturularak uygulamaya konulmuştur.

Konunun önemi ve aciliyeti gözönünde bulundurularak, uygulamada görev alacak tüm kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu personelinin gereken ciddiyet ve hassasiyeti göstermelerini, uygulamaların yöneticiler tarafından dikkatle takibini ve herhangi bir aksamaya meydan verilmemesini teminen, 2005/5 nolu Başbakanlık genelgesiyle, 25 Mart 2005 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çalışmaların takibi Bakanlığımca yürütülmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, bu aşamada, izninizle, Bakanlığıma bağlı SHÇEK Genel Müdürlüğünün konuyla ilgili diğer çalışmaları hakkında da sizleri kısaca bilgilendirmek istiyorum.

Anayasamız, yasalar ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu, açıkça, çocuk ihmali ve istismarı konusunda ivedi tedbirlerin alınmasını öngörmektedir. Bu çerçevede, 2828 sayılı SHÇEK Kanunuyla, sokakta yaşayan ve çalışan çocuklara hizmet vermek amacıyla, 1997 yılından itibaren, çocuk ve gençlik merkezleri hizmet vermeye başlamıştır.

Çocuk ve gençlik merkezleri, eşlerarası anlaşmazlık, ihmal, hastalık, kötü alışkanlık, yoksulluk, terk ve benzeri nedenlerle sokağa düşerek sosyal tehlikeyle karşı karşıya kalan ve sokakta çocuk ve gençlerin geçici süreyle rehabilitasyonlarını ve topluma yeniden kazandırılmalarını sağlamak amacıyla kurulan, yatılı veya gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarıdır.

SHÇEK Genel Müdürlüğü, halen, 43 çocuk ve gençlik merkeziyle hizmetlerini sürdürmektedir. Merkezler aracılığıyla bugüne kadar ulaştığımız çocuk sayısı ise, 41 982'dir. Bu çocuklardan, hiç okula gitmemiş olup, okula başlatılan çocuk sayısı 1 893; okula devamı sağlanan çocuk sayısı 6 902; ailesi yanına dönmesi sağlanan çocuk sayısı 12 012; işe yerleştirilen çocuk sayısı 468; sosyal yardım alan çocuk sayısı 7 038; korunma altına alınan çocuk sayısı 225; madde bağımlısı çocuk sayısı 3 475. Bu çocuklar, madde bağımlılığı tedavi ünitelerine yönlendirilmektedirler.

Çeşitli meslekî çalışma ve sosyal hizmet müdahalelerine rağmen, çocuğunu sokakta çalıştırmakta ısrar eden ve bu nedenle suç duyurusunda bulunulan aile sayısı 770 olup, ceza alan aile sayısı 130, aynî, nakdî yardımdan yararlanan aile sayısı ise 1 124'tür. Çocuk ve gençlik merkezlerimiz, bu alanda yapılan çalışmaların ana hizmet birimleridir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sokakta yaşayan veya sokakta çalışan çocuk sorununun ve diğer sosyal sorunların çözümüne yönelik koruyucu ve önleyici çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Bu yöndeki çalışmalar da, Bakanlığıma bağlı SHÇEK bünyesindeki toplum merkezleri ve aile danışma merkezleri aracılığıyla yürütülmektedir. Bu kapsamda, ilgili tüm tarafların işbirliğiyle, 31 ilde, toplam 59 toplum merkezi hizmet vermektedir. Bu merkezler aracılığıyla, ayda yaklaşık 15 000 kişiye hizmet sunulmaktadır. Ayrıca, 21 ilde, 22 aile danışma merkezi oluşturulmuştur. Bu merkezler aracılığıyla da, ayda yaklaşık 600 aileye, rehberlik, danışmanlık ve eğitim hizmeti verilmektedir.

Ekonomik yoksunluk nedeniyle çocuklarını sokakta çalışmaya zorlayan aileleri bu uygulamadan vazgeçirmenin bir diğer yöntemi de, ailelerin aynî-nakdî yardımla desteklenmesidir. Bu yöndeki hizmetler de SHÇEK tarafından yürütülmektedir. 2005 yılında, bu amaçla ailelere yapılacak yardım miktarı, geçen yıla göre yüzde 100 oranında artırılarak, nakden 152 Yeni Türk Lirasına çıkarılmıştır. Ayrıca, bu çocuklar için, ilave olarak, sağlık, eğitim ve giyim yardımları da yapılmaktadır.

Koruyucu ve önleyici tedbirler kapsamında 2005 yılında, Uluslararası Çalışma Örgütü, yani, ILO Türkiye Temsilciliği ile SHÇEK Genel Müdürlüğü arasında, Sokakta Çalışan ve Çocuk İşçiliğinin Önlenmesine Yönelik İşbirliği Protokolü imzalanmıştır. Protokol gereğince, 11 ilde -ki, bu iller, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Şanlıurfa İlleridir- sokakta çalışan çocukların iş yaşamından çekilerek eğitime yönlendirilmeleri ve risk grubundakilerin de çalışmaya başlamalarının engellenmesi amaçlanmaktadır. Projeyle, 6 700 erkek ve kız çocuğa ulaşılacak olup, bunlardan halen işgücü içinde bulunan 2 700'ünün işgücü dışına çıkarılması, risk grubunda bulunan 4 000'inin ise işgücüne girmesinin önlenmesi sağlanacaktır.

Projedeki en temel hedeflerden birisi, çocuklara temel eğitime devamlarının sağlanması için ekonomik ve eğitim desteği verilmesidir. Proje uygulamalarının, sokakta çalışan çocukların yoğunlukla bulunduğu mahallelerde bulunan SHÇEK'e ait toplum merkezleri aracılığıyla gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu proje, çocukların sokağa çıkmadan önce mahallesinde desteklenerek topluma kazandırılması açısından büyük bir öneme sahiptir. Yine, bu proje kapsamında, anne babaların bilinç ve duyarlılık düzeylerinin artırılması amacıyla eğitim programları gerçekleştirilecektir. Bu çalışmayla da tahminen 6 000 çocuğa dolaylı olarak yarar sağlanması planlanmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sokakta yaşayan ve çalışan çocuk sayısının asgarîye indirilmesi, uyuşturucu kullanımının ve kapkaç olaylarının önlenmesi konuları, daha önce de belirttiğim gibi, kurumlararası etkin işbirliğini gerektirmektedir. Bu kapsamda, konunun asayişle ilgili boyutunu İçişleri Bakanlığımız yakından takip etmektedir. Uyuşturucu kullanan çocukların tıbbî rehabilitasyonlarıyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığımız çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Adalet Bakanlığımız, mevzuat çerçevesinde neler yapılabileceği üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, konunun çalışma yaşamı kapsamında, çocuk işçiliğinin önlenmesi boyutuyla ilgilenmektedir. Bu noktada, en önemli ve uzun vadeli çözümün eğitim olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle de Millî Eğitim Bakanlığımıza önemli görevler düştüğü konusunda hemfikir olduğumuzu zannediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclis araştırması komisyonunun yaptığı bu önemli çalışma nedeniyle konunun tüm boyutlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ele aldık ve tartıştık. Hepimiz için yararlı bir görüşme olduğunu düşünüyorum. Sosyal sorunların çözümü konusunda bundan sonra da sizlerle birlikte pek çok çalışmayı yapacağımızı ve bu araştırma sonuçlarının tarafımızdan değerlendirilerek daha etkin çözümlere ulaşılacağına inanıyorum.

Ancak, sözlerime son vermeden önce, Sayın Selvi'nin konuşmasının sonunda değindiği bir hususa değinmeden geçemeyeceğim. Kendileri, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ile Tarım Bakanlığı arasında halen sürmekte olan bir dava nedeniyle "Türkiye Jokey Kulübü" olarak ifade ettiler ve "gerekiyorsa ilgili Devlet Bakanının istifa edeceğini düşünüyoruz; tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır" dediler. Sayın Selvi, tüyü bitmemiş yetimin hakkını, şunu bilmenizi isterim ki, ben, sizlerden çok daha fazla düşünüyorum; çünkü, ben her gün onlarla yatıp kalkıyorum, onların sorunlarıyla yoğrulmuş vaziyetteyim; ancak, benim için üzücü olan şudur ki, Sayın Genel Başkanınızın, Sayın Baykal'ın da kulaktan dolma bilgilerle, bugün -kendisini dinleyemedim, ama- Grup konuşmasında bu konuyu ele aldığıdır. Ancak, ben, size burada şunu kısaca ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (Devamla)Sayın Başkan...

BAŞKANBuyurun Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (Devamla)Allah'a çok şükür, veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yok; çünkü, ortada, ne kesinleşmiş bir yargı kararı var, nihayetlenmiş bir yargı kararı var ne de başlamış ama, durdurulan bir tahsilat söz konusu. Dolayısıyla, bu bahsedilen trilyonların hangi trilyonlar olduğunu ben de merak ediyorum. Kaldı ki, davanın tarafları devletin iki kurumudur. Tarım Bakanlığı ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumudur; yani, devletin bir kasasından bir kasasına geçiş söz konusudur ve henüz bitmemiş bir yargıdan bahsediyoruz. Bakın, halen klasik usullerle siyaset yapmak çok kolaydır. "Sayın Bakanın talimatıyla tahsilat durdurulmuştur." Hangi tahsilattır bu?! Hangi başlamış tahsilattır?! Üstelik, kaldı ki, bu dava, 59 uncu hükümetten önce, hatta 58 inci hükümetten önce, 57 nci hükümet döneminde açılan bir davadır, o dönemde bitmiştir ve o dönemin Bakanı Sayın Gemici, acaba tahsilat için niye harekete geçmemiştir?! Sonra, kaldı ki, bu yasa, bu yasal düzenleme, 1983 yılında yapılmıştır. 1983'ten bugüne kadar...

M. CEVDET SELVİ (Eskişehir)Sayın Bakan, onun yapmaması sizin yapmamanızı gerektirmez ki!..

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (Devamla)Ben sizi bölmeden dinledim; lütfen dinleyin!..

NECATİ UZDİL (Osmaniye)Biz de sizi dinledik.

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (Devamla)Lütfen dinleyin!..

NECATİ UZDİL (Osmaniye)Sizi hiç bölmeden dinledik.

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (Devamla)Ve 1983'ten bu yana bu konuda yine bir girişim olmamıştır. Ben, kimseyi suçlayarak değil, ama, vicdanen son derece müsterihim ve şunu da ifade etmek istiyorum ki, tahsilat anı geldiğinde, gecikme faiziyle alınacak bir alacak söz konusudur. Bu konuda benim ya da tahmin ediyorum ki, diğer ilgililerin veremeyecek hesabı yoktur; ama, bunun bu şekilde gündeme getirilmiş olması, kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmiş olması yanlıştır.

Gönül isterdi ki, bir Anamuhalefet Partisi Lideri bu konuyu ağzına aldığında, ilgili Bakanlıktan da sorsun "siz, bunu niye tahsil etmediniz, karar kesinleşti niye uygulamaya koymadınız" desin; ama, maalesef, ne bize sorulan bir soru vardır ne bu konuda bilgi istenilmiştir; ancak, sağdan soldan, gizli ajanlarla alelusul alınan bilgilerle bu yola gidilmiştir. Ben, bunu Yüce Meclisin takdirine bırakıyorum. Zaten, günü geldiği zaman gerekli bilgilendirme yapılacaktır.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mart 2005

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook