İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 5. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)

Hakkı Ülkü

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 5. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ekim 2003 · 616 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Ülkü (CHP), 9 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S:S:248)); konuşma 616 kelime.

Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2003-10-09-bilgi-edinme-hakki-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-k (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HAKKI ÜLKÜ (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2000 yılı itibariyle dünya üzerinde 17 ülke bilgi edinme hakkıyla ilgili yasaları yürürlüğe koymuş, 23 ülkede ise hükümetler ellerindeki bilgiyi yurttaşlarına açmayı gerektiren çeşitli yasaları benimsemiş bulunmaktadır.

Bu bağlamda, bilgi edinme hakkını kullanacak yurttaşların da anlayışının bu yönde olması, hesap sormayı bilmesi, yılan ve dokunmama ikileminden sıyrılması zorunludur.

Tasarı değerlendirilirken dünya üzerindeki genel kabule ve konuyla ilgili yasalara bakıldığında, sınırlamalar belli başlı bazı alanlardadır; savunmada, uluslararası ilişkilerde, ulusal ekonomik çıkarlarda, yasaların uygulanması ve adalet sisteminin yönetilmesinde, kişi güvenliğinde, kamusal ve ticarî çıkarlarda.

Şimdi, yönetmelikle ilgili belirlenecek olan koşullar saptanırken -bu tasarı yasalaşıyor biraz sonra hepimizin kabul edeceği gibi- bu tasarı yürürlüğe girmiş ve belki de bir açıklık kültürü de yaratılmış olacak. Hükümet ve yurttaşlar yasayı destekliyor olsa bile, istenilecek bilgiler sunulmaya hazır olmadıkça, bilgi edinme özgürlüğünün yayılmasına değin çabalar pek başarıya ulaşamayacak gibi görünmektedir.

İstatistik tutma, kayıtları düzgünce arşivleme, teknolojiyi yeterince ve sağlıklı kullanma konusunda özürlü bir ülkeyiz. Tasarı yasalaşmadan önce devlet kayıtlarının başvurulara yanıt verebilecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Gerçekten denetlenebilir olmayı isteyen yönetimler ayrıntılı kayıt programları kurmalı ve geliştirmelidir. Kayıt yönetimi ve programlar için bir standart saptanmalı, başvuruda bulunan yurttaşlar farklı kurum ve kuruluşlarda değişiklik ve karmaşıklık yaratıcı uygulamalarla karşılaşmamalıdırlar. Bu bir hükümet politikası değil devlet politikası olarak belirlenmeli, bürokratlar ve siyasîler düzeyinde uygulayıcılar rollerini ve sorumluluklarını benimsemelidirler.

Yaklaşık on yıldır uygulamaya konulmaya çalışılan UYAP ve MERNİS projeleri, kayıtlama anlamında olumlu adımlardır, tabiî, hangi amaçla kullanılacağı siyasî bir tercih sorunu yapılmadığı sürece.

Gündemimizde olup olmadığını bilemediğimiz bir yasa tasarısı olan -bu tasarıyı incelerken iki tasarı arasında bağlantı kurulabilir kanısındayım. Konuyla ilgilenenlerin bu metinleri birlikte okumasının ya da bilmesinin yararlı olacağını zannediyorum- Ulusal Bilgi Güvenliği Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanunun -ki, MİT varken bu teşkilata neden gereksinme duyulduğu sorusu herkesin aklına gelebilecek bir sorudur- genel gerekçesinden ve madde gerekçelerinden ikna edici bir sonuç çıkmazsa, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin teknolojiyi buradan yakalamak istediğini görmekteyiz. Bilgi toplumu bakanlığının kuruluş ve görevleri hakkında kanun taslağı olsa, Avrupa Birliği yolunda yapılması gerekli bir işlem olduğu kanısını uyandırmakta. Bilgi edinme hakkındaki tasarı yasalaşırken, uygulamada pek çok zorluğa, karmaşaya, anlaşmazlığa yol açacağını söylemek kehanet sayılmamalı.

Gerçi, yurttaşların bu yasayı kullanmadaki ilgisinin ya da hukukçuların ve medyanın bunu duyurmadaki heyecan ve isteğinin ne olacağını tam olarak kestiremiyoruz; ama, yönetmeliklerle bunların düzeltileceği kanısındayız, yönetmeliklerle bunların işlerliğe kavuşturulacağı kanısındayız.

Biz, kendi dönemimizde, yapmış olduğumuz belediye başkanlığı döneminde, birçok uygulamayı, bu bilgi edinme hakkı yasası çıkmazdan önce de yapmıştık. Size bunlardan iki örnek vermek istiyorum.

Birisi, konuşmacılardan bir arkadaşımızın söylemiş olduğu, İmar Yasasının 18 inci maddesinin uygulanması esnasında, bilgi edinme hakları olmadığı nedeniyle, birçok belediyenin, haklarında karar verilmiş olan insanlarla ilgili meclis kararlarını kendilerine vermemelerinden ötürü vatandaşlar mağdur duruma düşmektedirler. Bu, bilgi edinme hakkı yasasıyla, belki, izale edilebilir duruma gelebilecektir.

Bir başka konu da şudur: Belediyelerin sık teftiş edildiği zamanlarda müfettiş raporlarının kamuoyuna duyurulmasının yasaklılığı söz konusudur. Oysa, bu bilgi edinme hakkı yasasıyla birlikte, yapılacak olan, belki de kendiliğinden olabilecek işlemlerden bir tanesini biz yıllar öncesinden de uygulamaktayız, uygulanmasının sayısız yararlarını da görmekteyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ülkü.

HAKKI ÜLKÜ (Devamla)O da şudur: Müfettiş, raporunu hazırlar; bu rapor, bulunduğu yöredeki insanlara çeşitli şekillerde yansıtılmak istenir ve spekülasyonları yapılır. Bunların önüne geçebilmek için, bazı belediyeler -ki, o belediyeler içerisinde biz de vardık- müfettiş raporlarını kentin değişik yerlerindeki panolara asarlar. O panolarda, müfettişlerin kendilerince senaryolaştırılmış olan, tutmuş oldukları bazı asılsız raporlarla... Böylece, gündemde o belediyenin, o belediye meclisinin ve o belediye çalışanlarının haksız yere suçlanmasını da önlemek gibi bir tedbiri almaktadırlar.

Dolayısıyla, sayısız yararlar vardır açık topluma gidilebilmesi açısından ve bu Bilgi Edinme Hakkı Yasasının, eğer uygulanabilirse, gerçekten de Türkiye'de son yıllarda çıkarılmış olan en önemli bir yasa olabileceğine inanıyoruz.

Bu inançla, yasaya olumlu oy vereceğimizi belirtmek istiyoruz. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 9 Ekim 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook