İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 83. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Atlantik ton balıklarının korunmasına ilişkin uluslararası sözl.hk. kan. tas. ( s. sayısı : 120 )

Halil Akyüz

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 83. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Mayıs 2003 · 1.034 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Akyüz (CHP), 22 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ATLANTİK TON BALIKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN ULUSLARARASI SÖZL.HK. KAN. TAS. ( S. SAYISI : 120 )); konuşma 1.034 kelime.

Halil Akyüz (CHP, İstanbul). “Atlantik ton balıklarının korunmasına ilişkin uluslararası sözl.hk. kan. tas. ( s. sayısı : 120 )”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2003-05-22-atlantik-ton-baliklarinin-korunmasina-iliskin-uluslararasi-sozl-hk-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HALİL AKYÜZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atlantik Ton Balıklarının Korunmasına İlişkin Uluslararası Düzenlemelere Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili bilgi sunmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu olanaktan yararlanarak, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Alkış istemez arkadaşlar.

Esasen, hamsiyle ilgili bir konuşma yapmak zorunda kalsaydım, gerçekten daha mutlu olurdum. (Alkışlar) Ama, bu sefer, ton balıklarıyla ilgili konuşma yapmak zorunda kaldım.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün, 1965 Aralık ayında, Roma'da yapılan 13 üncü olağan toplantısında, Atlantik orkinos balıklarının nesillerinin korunması maksadıyla bir komisyon kurulmasına ve bu konuda bir konvansiyon hazırlanmasına karar verilmiştir.

İlk toplantı, 1966'da Rio de Janeiro'da yapılmış ve 17 üye, 3 gözlemci ülkenin katılımıyla, ICCAT konvansiyonu hazırlanmıştır. ICCAT'ın; yani, Uluslararası Atlantik Orkinos Balıklarını Koruma Komisyonunun amacı, Atlantik kökenli olan; ancak, yoğun olarak Akdeniz ve Pasifik'te de avlanılan orkinos balıklarının stoklarını korumak, sürdürülebilir bir avcılığın yapılmasını sağlamak ve konvansiyon alanındaki balıkçılık faaliyetlerinin, bu amaca yönelik olarak disiplin altına alınmasıdır.

Halihazırda, içlerinde Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Japonya gibi dünya devlerinin de bulunduğu 35 ülke, bu örgüte üyedir. Akdenizde kıyısı bulunan ülkelerin çoğunluğu da,

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(2) 120 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

bu örgüte üye olmuştur. Üye olmayan ülkelerin arasında Mısır, İsrail ve Suriye gibi, orkinos avcılığı yok denecek kadar az olan ülkeler bulunmaktadır.

ICCAT'ın ilgi alanı olan orkinos, göçmen bir balık türü olup, belirli dönemlerde Atlantik Denizinden Cebelitarık Boğazı vasıtasıyla Akdenize geçmekte ve ülkemiz de dahil, birçok Akdeniz ülkesi tarafından avlanılmaktadır. Büyük bir balıktır. Ağırlığı 6 kilogram ile 300 kilogram arasında değişmektedir. Hamsiyle olan farkını görüyorsunuz tabiî. Ortalama ağırlığı ise, 30 ile 90 kilogram arasındadır.

Akdenizde avlanılan toplam orkinos miktarı 30 000 ton civarındadır. Ülkemizin avladığı orkinos miktarı ise, geçmiş yıllarda 5 800 ton iken, son yıllarda 3 000 tona kadar düşmüştür.

Ülkemizde, yıllardan beri orkinos avcılığı yapılmaktadır. Geçmiş yıllarda Marmara ve Ege Denizinde yapılan avcılık, son yıllarda Ege ve Akdenize, özellikle Antalya açıklarına kaymıştır; ancak, burada, parantez içerisinde bahsedilmesi gereken başka bir konu vardır. Antalya açıklarına kurulan çiftliklerin, kıyıya ve merkezî yerlere olan yakınlıkları, bölge turizmini olumsuz yönde etkilemektedir. Uygun mesafenin en az 1,5 kilometre olması gerekmektedir. Gazipaşa'da kurulan bir çiftliğin kıyıya uzaklığı 400 metredir. Bir taraftan kâr sağlarken diğer tarafın getirisinden olmamak için, çiftliklerin konumlandırılması konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini belirtmekte yarar görmekteyim.

Halen, ülkemizde, 50 adet büyük balıkçı teknesi orkinos avcılığı yapmaktadır. Bu teknelerin boyu 30 ile 60 metre arasında değişmekte ve her bir teknede 40 - 50 kişi çalışmaktadır; bu da, yaklaşık 2 500 balıkçı ailesinin, geçimini orkinos avcılığından sağlamakta olduğunu göstermektedir. Buna karşın, orkinos tüketimi, ülkemizde, yok denecek kadar azdır. Tamamına yakın kısmı, başta Japonya olmak üzere, Fransa ve Amerika'ya ihraç edilmektedir; ihracatın yüzde 90'ı Japonya'ya yapılmaktadır. Zaten, dünyadaki en büyük alıcı da Japonya'dır.

Orkinosun ihracat fiyatı 16 ile 25 dolar / kilogram arasında değişmektedir. 2002 yılında, ülkemizin orkinos ihracatı, toplam su ürünleri ihracatının yüzde 60'ından fazladır.

Ülkemiz, henüz ICCAT'a üye değildir; yani, bu örgüte henüz üye değiliz, yalnızca gözlemci olarak toplantılarına katılmaktayız. Müzakere masasında yer almadığımızdan ve kararlara katılamadığımızdan, ülke menfaatlarını koruyamamaktayız.

Balıkçıları ICCAT konvansiyon alanı içerisinde avlanan ülkelere, ekonomik getirisi yüksek yakalama kotası uygulanmaktadır. Uygulanan bu kota miktarları, ICCAT üyesi ülkelerin temsilcilerinden oluşan komisyonlar tarafından saptanmakta ve üye ülkeler lehine adaletsizlikler yapılmaktadır. Bu uygulamanın, hem üye ülkeleri kollamak hem de üye olmayan ülkeleri üye olmaya zorlamak maksatlarına yönelik olduğu değerlendirilmektedir.

Kota miktarlarına uymayan ülkelere, ekonomik ambargoya varan yaptırımlar uygulanmaktadır. Söz konusu yaptırımlar, üye olmayan ülkeler için bir şey ifade etmiyor gibi görünse de, orkinos gibi ekonomik değeri yüksek balıkların yüzde 90 alıcısı olan Japonya'nın bu ambargoyu yürürlüğe koyması durumunda, büyük ekonomik kayıplarla karşılaşılacağı açıktır.

Ülkemizde, ilk olarak 2002 yılında faaliyete geçen 3 orkinos çiftliğinin, aynı yıl içerisinde gerçekleştirdikleri ihracatın toplamının 30 000 000 doların üzerinde olduğu göz önüne alındığında, karşı karşıya bulunulan tehlikenin ülke ekonomisine vereceği zararın ne kadar önemli olduğu görülmektedir.

ICCAT tarafından alınan son karara göre, Türkiye'nin avlayacağı orkinos miktarı, 2003-2006 yılları arasında, 8 ülkeyle birlikte, yıllık ortalama 12 000 ton civarındadır; bundan, Türkiye'nin payına düşecek rakam 500 ton civarındadır. Bu, büyük bir haksızlıktır. Türkiye'nin geleneksel av miktarı, en az, yılda 3 000 ton kadardır. Fas ve balıkçılığı bizden çok geri olan Cezayir'in bile aldığı av kotası, her bir ülke için 3 000 ilâ 4 000 ton civarındadır.

Ülkemizin, av kotasını artırabilmesi için, mutlaka ICCAT'a üye olması gerekmektedir. ICCAT'a üyelik, avcılığın yanı sıra, orkinos yetiştiriciliği için de çok önemlidir; çünkü, ülkemizde son yıllarda açık sularda orkinos çiftlikleri kurulmaya başlanmıştır. Denizlerde, ağ kafeslere, balıkçılar tarafından avlanılan, en küçüğü 6 kilogram olan orkinoslar konulmakta ve bunlar 4 ilâ 6 ay balıkla beslenerek, daha yüksek fiyatlarla ihraç edilmektedir. Halen, ülkemizde 4 adet çiftlikte orkinos besiciliği yapılmakta, yerel insanlara istihdam yaratıldığı gibi, ülkeye döviz girdisi sağlanmaktadır.

ICCAT'a üye olup, av kotamız arttığı takdirde, yeni çiftlik girişimleri devreye girebilecektir. Bu çiftliklerin büyük bir kısmı yabancı sermaye ortaklıdır ve bu konuda, başta Japonya olmak üzere, birçok ülkenin talebi bulunmaktadır. Bu çiftlikler de kurulduğu takdirde, ülkemizin orkinos ihracatı 100 000 000 doları bulacaktır.

Sonuç olarak, bu yasanın çıkmaması halinde, Türkiye'nin av kotası, ICCAT kararları gereğince 500 ton civarında kalacaktır. Bu av kotası balıkçılarımızın mağduriyetine neden olacak, başta, Japonya olmak üzere birçok ülkeye yaptığımız ihracat durma noktasına gelecektir; 2 500 balıkçı ailesi de bundan etkilenecektir. Tabiî, bu balıkçı ailelerinin önemli bir kısmı da Karadenizlidir biliyorsunuz; yani, bu tasarıyı onaylayın, hemşerilerime haksızlık olmasın.

ICCAT tarafından ülkemize tanınan kota artırılmadığı takdirde, halen kurulu olan orkinos çiftlikleri kapanacak, yeni girişimler devreye giremeyecektir. Bu husus, ülkemiz balıkçılığı için önemli sosyoekonomik kayıplar yaratacaktır. Akdenizde, balıkçılığı ülkemizden çok daha geri olan birçok ülkenin avlanma kotaları bile 3 000 tonun üzerinde iken, ülkemiz kotasının bu denli düşük olması kabul edilemez bir durumdur.

Ülkeler ICCAT'a üye olmak zorunda değildir; ancak, alınan kararlara uymak zorundadır. Aksi takdirde, ICCAT tarafından ülkelere ihracat yasağı getirilmekte ve hiçbir şekilde orkinos ihracatı yapılamamaktadır. 2003 yılı ICCAT toplantısı eylül veya ekim ayı içerisinde yapılacaktır. Üyelik için müracaatın toplantı tarihinden üç ay önce yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, ülkemizin en geç haziran ayı içerisinde bu müracaatı yapması zorunludur ve geçmiş yıllarda, ICCAT toplantılarında ülkemiz temsilcileri tarafından dile getirilen üyelik niyetimizin ve çabamızın, artık, gerçekleştirilmesi, ülkemizin prestiji ve menfaatları açısından önemlidir. Kaldı ki, ICCAT'a üyelik aidatı oldukça düşüktür.

Bu nedenlerle, bu sözleşmenin onaylanmasının uygun olduğunu düşünüyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 22 Mayıs 2003

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook