İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 37. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tc.hükümeti ile yunanistan cum.gelir üzerinden alınan vergi.çifte ver.önleme.(ss.315)

Halil Akyüz

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 37. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Aralık 2003 · 1.042 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Akyüz (CHP), 25 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC.HÜKÜMETİ İLE YUNANİSTAN CUM.GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİ.ÇİFTE VER.ÖNLEME.(SS.315)); konuşma 1.042 kelime.

Halil Akyüz (CHP, İstanbul). “Tc.hükümeti ile yunanistan cum.gelir üzerinden alınan vergi.çifte ver.önleme.(ss.315)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2003-12-25-tc-hukumeti-ile-yunanistan-cum-gelir-uzerinden-alinan-vergi-cifte-ver (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HALİL AKYÜZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısıyla ilgili bilgi sunmak üzere söz almış bulunuyorum; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu arada, cumhuriyetimizin temelinde harcı bulunan, çokpartili döneme geçişimizde büyük katkısı olan rahmetli İsmet Paşayı ve İstiklal Marşımızın yazarı, millî şairimiz rahmetli Mehmet Âkif'i de rahmetle ve minnetle anıyorum.

(x) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(xx) 315 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Bilindiği gibi, Yunanistan, batı komşumuz; parlamenter demokrasiyle yönetilen, para birimi drahmi olan, yüzölçümü 131 000 kilometrekare, nüfusu 10 500 000 olan bir ülkedir. Ülkenin toplam ihracatı 13 400 000 000 dolar, toplam ithalatı 33 milyar dolardır. Yunanistan, Avrupa Birliği ekonomileri arasında en küçüğü olmasına karşın, nispeten düşük enflasyonu sayesinde, son yıllarda, güçlü bir büyüme gerçekleştirmiştir. Bilindiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine, Avrupa Topluluğu, Yunanistan'la birlikte Avrupa'ya girmesi çağrısında bulunmuştur; ne o çağrının yapıldığı 1970'li yıllarda ne de bugün, bu davetin reddediliş nedenlerini anlayabilmiş değilim; ama, bir şeyi anlıyoruz ki, bugün, Yunanistan, Avrupa Topluluğuna -şimdiki adıyla Avrupa Birliğine- girmiş olmakla, girdiği zaman millî gelir bakımından bizden daha düşük olduğu halde, bugün, bizim çok çok üzerimizde, millî gelirden fert başına düşen paya ulaşmıştır. Dilerim, en kısa zamanda, biz de Avrupa Birliğine üye olur ve biz de zenginleşiriz.

Ülkemiz ile Yunanistan arasında yapılan bazı anlaşmalar şunlardır: Hava Ulaştırma Anlaşması, Turizm Alanında İşbirliği Anlaşması, Kültürel İşbirliği Anlaşması, Ekonomik İşbirliği Anlaşması, Deniz Taşımacılığı Anlaşması, Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Anlaşması, Gümrük ve İdarelerinin İşbirliği Anlaşması.

Değerli milletvekilleri, çeşitli ülkelerin, şahsîlik ve mülkîlik ilkelerini, aynı vergiler bakımından aynı şekilde kabul etmeleri, birden fazla devletin vergilendirme yetkisinin, aynı yükümlüler ve aynı vergi konuları üzerinde çakışması sonucunu doğurur. Örneğin, bir kişi, vergilendirmede ikamet ilkesini kabul eden bir ülkede yerleşmişse ve kaynak ilkesini kabul eden bir ülkede ekonomik faaliyeti sonucunda gelir elde etmişse, her iki devletin de vergilendirme yetkisi vardır; bu, hukukî anlamda uluslararası çifte vergilendirmedir. Hukukî anlamda çifte vergilendirme, birden fazla devletin, vergilendirmede değişik ilkeleri kabul etmesinden kaynaklanır. Buna karşılık, aynı vergi konusu üzerinde birden fazla kişinin birden fazla devlet tarafından vergi yükümlüsü tutulması ise, ekonomik alanda uluslararası çifte vergilendirmeyi oluşturmaktadır. Çifte vergilendirmeyi önleme yöntemlerinden birkaçına değinmek istiyorum.

Devletlerin vergilendirme yetkilerini yasalarla, tek yanlı olarak sınırlandırmaları, hukukî anlamda çifte vergilendirmeyi önlemek için başvurulacak ilk yöntemdir.

Vergilendirmede ikamet ilkesini kabul eden devletler, gelir veya servetin kaynağı olan devletlerin vergilendirme yetkisini tanıyarak, çifte vergilendirmeyi önleyecek tedbirleri alabilirler. Bu konuda iki anayöntem vardır; mahsup yöntemi ve istisna yöntemi.

Mahsup yönteminde, vergilendirmede ikamet ilkesini kabul eden devlet, vergiyi, yükümlülerin gerek ülke içinde gerek ülke dışında sahip olduğu kaynaklar üzerinden hesaplar; fakat, yabancı ülkede ödenmiş olan vergi, hesaplanan toplam vergiden mahsup edilir. İstisna yönteminde ise, vergi, yalnız ülke içinde sahip olunan kaynaklar üzerinden hesaplanır.

Türk vergi yasalarında, çifte vergilendirmenin önlenmesi için, vergilendirme yetkisini sınırlandırıcı hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olanlar ile resmî daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup, adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları tam mükellef sayılmışlar ve bunların Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların toplamı üzerinden vergilendirilecekleri belirtilmiştir. Yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşlarından, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla, Gelir Vergisine veya benzeri vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, anılan kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilemezler. Bulunduğu ülke dışında üçüncü bir ülkede elde edilen gelirler ise, elde ettiği ülkede vergilendirilmiş olsa bile, Türkiye'de de vergiye tabi tutulur, yabancı ülkede ödenen vergi, Türkiye'de hesaplanan vergiden Gelir Vergisi Kanununun 123 üncü maddesi hükmüne göre mahsup edilir. Devletlerin vergilendirme yetkilerini tek yanlı olarak yasalarla sınırlandırmaları çifte vergilendirmeyi tamamen önlemek bakımından yeterli olmamaktadır. Devletler, uluslararası anlaşmalarla vergilendirme yetkilerini karşılıklı olarak sınırlandırırlar. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları genellikle Gelir, Servet, Veraset ve İntikal Vergileri alanlarında yapılır. Bu anlaşmalar iki taraflı ya da çok taraflı olarak imzalanabilir; ancak, iki taraflı anlaşmalar çok daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Uluslararası vergi anlaşmalarının amacı, sadece çifte vergilendirmenin önlenmesi değildir. Bu anlaşmalarda devletlerin malî idareleri arasında işbirliği ve bilgi alışverişine ilişkin hükümler de yer alır. Uluslararası vergi kaçakçılığı bu yoldan önlenmeye çalışılır. Ülkemizde, Maliye Bakanlığı, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarına temel olmak üzere bir anlaşma modeli hazırlamıştır. Türkiye, Avusturya ve Norveç'le Gelir ve Servet Vergilerinde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması imzalamış ve bu anlaşmaların yasayla onaylanmaları uygun bulunmuştur. Bu anlaşmalarla, Türkiye Cumhuriyeti anlaşmaların düzenleme alanına giren konular bakımından vergilendirme yetkisini sınırlandırmıştır. Örneğin, her iki antlaşmayla da, gayrimenkul sermaye iratlarının, malların bulunduğu âkit devlette vergilendirilmesi kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun bu konuya ilişkin hükümlerine, antlaşmaların kapsamı açısından değişiklik getirilmiş olmaktadır.

Bu antlaşmalarda, bilgi alışverişlerine ilişkin hükümler de yer almıştır. Bu antlaşmalarda, ne OECD modeline ne de Türk modeline tam olarak uyulmuştur. Ülkemiz, 1987 yılından sonra, bir kısım Asya ve Afrika devletleri ile Hollanda, İngiltere, Fransa, Almanya gibi Avrupa devletleriyle çifte vergilendirmeyi önleme antlaşmaları imzalamış ve bu antlaşmalar yürürlüğe girmiştir.

Ülkemiz ile Yunanistan arasında sermaye, teknoloji ve hizmet hareketlerinin geliştirilmesi, her iki devletin de refahına katkıda bulunacaktır. Bu hususlara ilişkin hareketlerin geliştirilmesinde, çifte vergilendirme nedeniyle ortaya çıkan sorunların çözümü önem arz etmektedir. Bu amaçla, iki ülke arasında, 2 Aralık 2003 tarihinde Ankara'da, Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmayla, kişilerin, aynı gelir üzerinden iki devlette birden vergilendirilmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amacı sağlamak üzere vergileme hakkı, gelir unsurları itibariyle ikamet edilen veya kaynak devletlerden birine bırakılmakta veya bu mümkün olmazsa, iki devlet arasında paylaştırılmaktadır. Böylece, âkit devletlerden birinde yatırım yapan, teknoloji veya hizmet sunan, diğer devlette ikamet edenlerin, o devletin mükelleflerine göre daha ağır vergilendirilmesine engel olunmakta ve teşebbüslerin, risk almadan önce ileride karşılarına çıkacak her türlü vergiyle ilgili mükellefiyeti hesaplayabilmeleri sağlanmaktadır. Çifte vergilendirmenin âkit devletlerde önlenmesiyle, Yunan yatırımcılar için Türkiye'nin, Türk yatırımcılar için ise Yunanistan'ın daha cazip hale geleceği tabiîdir. Ayrıca, antlaşmayla, iki ülkenin vergi mevzuatları arasındaki farklılıkların yaratmış olduğu sorunlar asgarîye indirilmekte, gelecekte olabilecek vergi kanunları değişikliklerine karşı yatırımcıların hakları güvence altına alınmaktadır. Türkiye'nin, bugüne kadar, akdettiği çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının 50'si yürürlükte bulunmaktadır.

Yukarıda temel özelliklerini açıkladığımız anlaşmanın imzalanarak yürürlüğe girmesi halinde, ülkemizde bulunan 67 Yunan şirketinin, Yunanistan'da da 8 Türk şirketinin sayılarının artmasının beklendiği; ayrıca, ülkeler arasındaki ekonomik, ticarî, sosyal ve kültürel ilişkilerin gelişmesinin yanında, her iki ülkenin de yakınlaşmalarında tarihî bir adım atılacağı düşüncesiyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyor; hepinize yeni yılda sağlık ve mutluluklar diliyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 25 Aralık 2003

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook