İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 52. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

T.c.-bosna hersek arasında uluslararası karayolu taşımacılığı anlaşması kanun tas.(s.sayısı : 344 )

Halil Akyüz

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 52. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Şubat 2004 · 1.140 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Akyüz (CHP), 12 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C.-BOSNA HERSEK ARASINDA ULUSLARARASI KARAYOLU TAŞIMACILIĞI ANLAŞMASI KANUN TAS.(S.SAYISI : 344 )); konuşma 1.140 kelime.

Halil Akyüz (CHP, İstanbul). “T.c.-bosna hersek arasında uluslararası karayolu taşımacılığı anlaşması kanun tas.(s.sayısı : 344 )”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2004-02-12-t-c-bosna-hersek-arasinda-uluslararasi-karayolu-tasimaciligi-anlasmas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HALİL AKYÜZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması ile Anlaşmada Değişiklik Yapan Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısıyla ilgili olarak bilgi sunmak üzere söz almış bulunuyorum; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bosna-Hersek, Avrupa kıtasının güneybatı, Balkan Yarımadasının ise kuzeybatı köşesinde yer almaktadır. Neretva Nehrinin denize döküldüğü mevkide 20 kilometrelik bir toprak parçasıyla denize ulaşır; ancak, limanı yoktur. Kuzey ve batıda Hırvatistan, doğuda Sırbistan, güneydoğuda ise Karadağ tarafından çevrilmiştir.

Ülke, 1 Mart 1992 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur. Yönetim şekli federal demokratik cumhuriyettir. Yüzölçümü 51 129 kilometrekare olup, nüfusu 4 000 000'dur. Başkenti Sarayevo, para birimi ise markadır.

Ülkenin endüstrileri, çelik, kömür, demir, çinko, manganez, boksit, tekstil ürünleri, tütün ürünleri, petrol rafinerisi, tank ve uçak montaj sanayiidir.

Doğal kaynakları, kömür, demir, boksit, manganez, ormanlar, krom, kurşun, çinko ve bakırdır.

2001 yılı verilerine göre ihracatı 1 100 000 000 dolardır. İhracat malları, çeşitli imalatlar ve işlenmemiş metallerdir.

(X) 344 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

İhracat yaptığı ülkeler, Hırvatistan, İsviçre, İtalya ve Almanya'dır.

İthalatı 3 100 000 000 dolardır. İthalat malları, makine, taşıma araçları, endüstriyel ürünler, yiyecek malzemeleridir.

İthalat yaptığı ülkeler, Hırvatistan, Slovenya, İtalya ve Almanya'dır.

Ülkemizin Bosna-Hersek'e ihraç ettiği ürünler, dizel, yarı dizel motorlu taşıtlar, halı, askerî mühimmat, demir-çelikten ve ev eşyalarından ibarettir.

İthal ettiği ürünler ise, rafine edilmiş bakır, elektrikli lokomotif, askerî mühimmat ve kimyasal ürünlerdir.

Bosna-Hersek'te faaliyet gösteren Türk firmalarının sayısı 48'dir. Büyük bir kısmı küçük ve orta ölçekli işletmeler olan bu firmaların ülkedeki yatırımlarının tutarı yaklaşık 20 000 000 eurodur. Ayrıca, bu ülkedeki Türk firmaları arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla, 6 Mart 1997 tarihinde Türk-Bosna İşadamları Derneği kurulmuştur. Ülkemizde faaliyet gösteren Bosna-Hersek sermayeli firma sayısı ise 7'dir. Bu firmalardaki Bosna-Hersek sermayesi 260 milyar TL olup, bu meblağ, ülkemizdeki toplam yabancı yatırımların onbinde 9'una tekabül etmektedir.

Ülkemiz ile Bosna-Hersek arasında imzalanan anlaşmalar, Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması, Serbest Ticaret Anlaşması, Gümrük İdarelerinin Karşılıklı Yardımlaşmasına Dair Anlaşma, Veterinerlik Alanında İşbirliği Protokolüdür.

İmzalanması düşünülen anlaşmalar ise, çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşması, Türkiye-Bosna-Hersek denizcilik anlaşmasıdır.

Etnik grupları, Sırp, Boşnak, Hırvat ve Yugoslavlardır.

Türklerin Balkanlarla olan ilişkisi 5 inci Yüzyılda başlamıştır ve imparatorluğun Balkanlardaki egemenliğiyle daha kalıcı bir zemine oturtulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu ve kısmen Tito döneminde istikrarlı bir dönem yaşayan Balkanlar, 1980'de Tito'nun ölümüyle bir bunalım ve parçalanma yaşamıştır. Soğuksavaş döneminde, farklı etnik ve dinî yapıları, iktisadî ve siyasî sistemiyle uluslararası ilişkiler yönünden tampon bir bölge olan Balkanlar, dünyanın en hassas bölgelerinden olmuştur.

Balkan ülkeleri içerisinde Bosna-Hersek, ekonomik ve siyasî açıdan birçok Balkan ülkesinin menfaatlarının kesişme noktası konumunda olduğundan, daima savaş alanı olmuştur.

Ülkede, 1990 yılı sonlarında yapılan seçimleri Aliya İzzetbegoviç kazanmış ve devlet başkanı seçilmiştir. Bosna-Hersek Cumhuriyeti, ırkçı Sırpların boykotuna rağmen, bir referandum düzenlemiş ve çıkan sonuç üzerine, Mart 1992'de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu referandumda, Müslümanlar, Katolikler ve cumhuriyet sınırlarında yaşayan diğer unsurlar bağımsızlık yönünde oy kullanmışlardır; fakat, bu olay neticesinde, ülkede, çeteci Sırp milisleri, neredeyse tamamı Sırp olan Yugoslav Federal Ordusunun da desteğini alarak, 20 nci Yüzyılın en büyük katliamlarından birini gerçekleştirmiştir. Önceleri ırkçı Sırplara karşı birlikte savaşan Müslümanlar ile Hırvatlar, 1992 yılının sonlarında birbirlerine karşı savaşmaya başlamışlardır. Bu olay öncesinde Sırbistan ve Hırvatistan hükümet başkanlarının toplanıp aralarındaki savaşı sona erdirmeleri oldukça ilgi çekmiştir. Böylece, Boşnaklar tamamen yalnızlığa mahkûm olmuşlar ve yetersiz de olsa, Hırvatistan üzerinden gelen yardımlar kesilmiştir.

Gelişen bu olaylar sonucunda, Bosna-Hersek'in üç etnik kesime bölünme teklifine şiddetle karşı çıkan devlet başkanı, yapılan barış görüşmelerinde, bu teklifi kabul etmek zorunda kalacağını belirtmiştir. Avrupa'nın arabuluculuk yaptığı barış görüşmelerinde yapılmak istenen, nüfusun çoğunluğunu oluşturan Boşnaklara cüzî bir toprak parçası bırakarak, ekonomik ve siyasî güçlerini yok etmektir.

Soğuksavaşın sona ermesiyle birlikte, dünyada yükselen değer küreselleşme olmuştur. Globalleşmenin birçok faktörü olsa da, önplana, ekonominin serbestleşmesi çıkmıştır. Dünyadaki ticaret, hızlı bir şekilde, sınırötesine yayılmaya başlamıştır. Dünya, küreselleşmeyle birlikte küçülmüştür. Politikalar, ticaretin önündeki engelleri ortadan kaldırmayı hedeflemiştir ve bugün, hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu durum, ülkeler arasındaki sınırları şeffaflaştırmakta ve teknolojik imkânlarla birlikte, dünya ticaretini sürekli artırmaktadır.

2000 yılında dünya ticaret hacmi 6 trilyon 400 milyar dolara çıkmıştır. 2005 yılında ise dünya ticaretinin 8 trilyon dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bugün, sadece Amerika Birleşik Devletlerinde, haftada 450 civarında yeni ürün piyasaya sunulmaktadır.

Bu olayların hepsi, ticaretin hızlı yükselmesi, öte yandan elektronik ortamda ticaret hacminin büyük boyutlara ulaşması, bir konuyu, artık, dünya ülkelerinin dikkate almasına neden olmaktadır; bu konu da taşımacılıktır. Dünyada bu kadar milyon dolarlık ticaret yapılırken, yapılan ticaretin taşınması gerekmektedir; yani, elektronik ortamda satış yapılmakta; ancak, aynı şey, taşımada mümkün olmamaktadır. Bu da gösteriyor ki, taşımacılık, dünyada yükselen değerlerdendir.

Bugün, Türk kara nakliyesi, 30 000 araçlık filosu, 2 500 000 000 dolarlık yatırımı, yan sektörleriyle birlikte 250 000 kişiye istihdam sağlayarak, ülke ekonomisine, 2003 yılında 4 milyar dolara yakın katkı sağlamaktadır. Bu katkı, Avrupa'nın birinci sırasında yerini almaktadır. Uluslararası arenada nakliyecilik yapan Türk firmaları Avrupa'da birinci olsalar da, dünyadaki taşımacılık rakamlarına göre oldukça düşük pay almaktadır. Oysa, Türkiye, jeopolitik ve coğrafî konumunu kullanarak, dünyanın lojistik ve taşıma merkezi olabilir; çünkü, Türkiye, batı ile doğu arasında çok önemli bir köprü görevindedir. Batıda üretilen malların doğuya, doğudaki hammaddenin batı pazarlarına taşınması için Türkiye kilit nokta konumundadır.

Dünyada taşımacılık sektöründeki payın fazla olması nedeniyle, ülkeler arasında bu anlamda rekabet de başlamıştır. Bundan dolayı, modern İpek Yolu uluslararası taşımacılık koridoruna alternatif olarak, İran, Hindistan ve Rusya bir araya gelerek, kuzey-güney koridorunu oluşturmuşlar. Türk taşımacılarının, bugünden, yurtdışında yatırım yapması, ileride uluslararası network'lerin yaratılması, dünya taşımacılık pazarından aldığımız payın artması için son derece önem taşımaktadır. Bunu sağlamak için, yurt dışında yatırım yapmak isteyen nakliyecilere düşük faizli ve uzun vadeli işyeri açma kredisi verilebilir. Buna karşılık, yurt dışında yaratılacak bu yeni potansiyel, oluşturacağı yeni sinerjiyle, kazanç, fazlasıyla artmış olacaktır.

Ülkemiz ile 47 ülke arasında uluslararası karayolu taşımacılığı anlaşması bulunmakta olup, ayrıca, 3 ülkeyle söz konusu anlaşma parafe edilmiştir. Yugoslavya Federal Cumhuriyetinin dağılmasından sonra kurulan Slovenya, Hırvatistan ve Makedonya ile de uluslararası karayolu taşımacılığı anlaşmaları imzalanmıştır. Bosna-Hersek, Türkiye ile Avrupa arasındaki transit karayolu üzerinde stratejik konuma sahip bir ülkedir. Ülkemiz ile Bosna-Hersek arasında imzalanan Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle, iki ülke arasında ve üzerlerinde yapılmakta olan karayoluyla yolcu ve eşya taşımacılığı belli düzenlemeler içerisinde cereyan edecek, bu alanda sorunların ortaya çıkması halinde çözümlenebilmesi için başvurulabilecek bir mevzuat mevcut olacaktır.

Anılan anlaşmayla, ikili ve transit yolcu ve eşya taşımaları için kolaylıklar getirilmektedir. Bu anlaşmayla, geçiş ücretleri, ikili ve transit eşya ve yolcu taşımacılığının tabi olacağı izin belgesi prosedürü, dönüş yükü ve üçüncü ülke taşımaları, hangi tür eşya taşımalarının izin belgesinden muaf tutulacağı, taşıt personeli ve taşımacıların uyacağı kurallar, taşıma faaliyetlerinden doğan ödemelerin ne şekilde yapılacağı, yolcu ve eşya taşımacılığına ilişkin gümrük ve diğer formalitelerin kolaylaştırılması, eşya taşımacılığında teminat konusu, yolcu, bagaj ve eşya için yaptırılacak sigorta, karma komisyonun kurulması ve görevleri düzenlenmektedir.

Bu düzenleme ışığında, ülkemiz ile Bosna-Hersek arasında imzalanan Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasıyla anlaşmada değişiklik yapan notaların onaylanarak yürürlüğe girmesinin, Balkan ülkeleri üzerinden yapılan uluslararası karayolu taşımacılığımıza olumlu katkılarının olacağını düşünerek, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 12 Şubat 2004

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook