Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 113. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Haziran 2005 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Halil Ürün (AK Parti), 16 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM KANUN TASARISI (S.S. 911)); konuşma 500 kelime.
Halil Ürün (AK Parti, Konya). “Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-urun-22-2005-06-16-kentsel-donusum-ve-gelisim-kanun-tasarisi-s-s-911 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HALİL ÜRÜN (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 911 sıra sayılı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Kanunu Tasarısının 3 üncü maddesi üzerine, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, maddeye geçmeden önce, genel bazı değerlendirmelerde bulunmak istiyorum.
Hepiniz çok iyi bilirsiniz, bu kentlerde yaşadığımıza göre, kentler de birer canlı organizmadır; tıpkı insanlar gibi, kan pompalanan damarları, akciğerleri vardır; yeşilalanlar akciğerleridir, yolları da damarlarıdır, sokaklar kılcal damarlarıdır. Dolayısıyla, şehrin merkezi de şehrin beynidir.
Dolayısıyla, bu şehri, biz, beş yıl süreyle, belediye başkanlarına emanet ediyoruz. Onlar da bizim gibi seçilmiş insanlar. İl özel idareleri, kırsal bölgeleri içine alan çeşitli düzenlemelerle ilgili karar alma ve bu kararları yürütme konusunda, il genel meclisleri aracılığıyla, bunu yürütme konusunda yetkilendiriliyor. Bizim, bu yetkiler kullanılırken, onları takviye etmemiz, onlara güvenmemiz, onların bu işlerini çok daha rahat bir şekilde yürütebilmeleri konusunda, onlara ciddî manada destek vermemiz lazım.
Nitekim, AK Parti Hükümeti olarak, göreve geldiğimizden itibaren, yerel yönetim yasalarını bu amaçla çıkardık ve yerelleşme, sivilleşme doğrultusunda yerel yönetimleri güçlendirecek olan kanun tasarılarını Meclis gündemine taşıdık ve bunları kanunlaştırdık ciddî manada. Hatta, şunu söyledik, dedik ki: Bunlarla yetinmeyeceğiz, bundan sonra da gelirler kanunu gelecek, başka düzenlemeler gelecek; bu kanun tasarısı, bu anlamda bir kanun tasarısıdır.
Eğer, şehirlerimiz, çeşitli kötü durumlar karşısında, tabiî afetler karşısında veya beşerî birtakım, yangın gibi, sel felaketleri gibi felaketler karşısında tahribata uğrayacak olursa, o şehri yöneten insanlar, yöneticiler, hangi mevzuat çerçevesi içerisinde şehre sahip çıkacaklar; işte, bu kanun tasarısı, bu amaçla hazırlanmış bir kanun tasarısıdır.
Değerli kardeşlerim, değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlar; yeniden yapılanmanın, bu manada, ne kadar zarurî olduğunu burada görüyoruz. Dolayısıyla, burada, uygulamada neye yer verilecek, uygulayıcı kim olacak sorusuna cevap aradığımız zaman, ister istemez, yerel idarecilerin, bu uygulamada, ciddî manada asıl yetkili olmaları gerektiği açıkça ortaya çıkıyor. Zaten, halk, bu sorunları onlara taşıyor. Onlar, bu konuda yetkilerini rahat kullanamayacak olurlarsa, elbette, boşluk meydana gelir ve bu yetki boşluğu içerisinde de şehir zarar görür.
Tarihî ve kültürel dokunun korunması elbette esastır; ama, ben, bizzat, bir uygulayıcı olarak bunu yaşadım. Burada, yaşayan pek çok arkadaşımız var. Bir cadde açacaksınız, cadde kamu yararına iş görecek, o caddenin üzerinde, hasbelkader, koruma kapsamına alınmış olan bir binayı -her ne amaçla alınmışsa, bu bilinmiyor- kaldırabilmek için veya aynı konumunu muhafaza etmek kaydıyla bir başka yere taşıma konusunda sıkıntı çekiyorsunuz ve milyarlarca, trilyonlarca lira harcayıp, ölü yatırım olarak, uzunca bir süre yargı kararını bekliyorsunuz; üç sene geçiyor, beş sene geçiyor, yargı kararı gelmiyor. Dolayısıyla, yargının da önünü açmamız lazım.
Ben, burada, benden önce söz alan değerli muhalefet sözcüsünün ifade ettikleri birkaç hususa da temas etmek istiyorum.
Bir kere, belediyeler ile il özel idarelerinin bu konudaki yaptırım gücünü bizim artık kabullenmemiz lazım. Burada muhalefete ait olan belediyeler de var, iktidar partisine ait olan belediyeler de var. Bunların bu yetkileri kullanabilmesini bizim çok görmememiz lazım ve onlara güvenmemiz lazım; bu bir.
Efendim, Bayındırlık Komisyonu, İçişleri Komisyonu… Netice itibariyle, her iki komisyondan da geçmiş ve her iki komisyonun da görüşleri alınmıştır.
Ben bu yasa tasarısının…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HALİL ÜRÜN (Devamla)Çok kısa birkaç değerlendirmem olacak.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 16 Haziran 2005