Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Hakkari Milletvekili · Barış ve Demokrasi Partisi
Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2010 · 437 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hamit Geylani (Barış ve Demokrasi Partisi), 3 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 437 kelime.
Hamit Geylani (Barış ve Demokrasi Partisi, Hakkari). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamit-geylani-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HAMİT GEYLANİ (Hakkâri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; anılan değişiklik önergesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Anayasa’nın 2’nci maddesinde, sözde, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğu yazılıdır. Peki, gerçekten de Türkiye bir hukuk devleti mi yoksa antidemokratik bir kanunlar devleti midir? Hukuk devleti öncelikle kendi koymuş olduğu kurallara uymasıyla hukukileşir, hukuk devleti sadece hukuku olan ya da yasası olan devlet anlamında değildir. Bununla birlikte hukuk devleti sadece modern yasa metinlerinin çıkarılmasıyla da hukuki olmaz. Onun için tüm yasaların adaletin sağlanmasına hizmet edecek şekilde evrensel hukuk normları, insan hakları gibi değerlere uygun olarak çıkarılmaları ve yine, bu değerlere hizmet eder şekilde uygulanmaları ve yorumlanmaları gerekmektedir. Devletin istisnasız tüm organlarınca yapılan işlemlerin yargı denetimine tabi olması ve bu denetimi sağlayacak olan yargı erkinin de kendisinin de evrensel hukuk değerleri, insan hakları, adalet ve hakkaniyet gibi kriterlere bağlı olması kaçınılmazdır. Demokratik hukuk devletinde idarenin bütün iş ve eylemleri yasamanın, yasama faaliyetleri yargı denetimine tabidir.
Değerli arkadaşlar, ancak yürürlükteki 82 darbe Anayasası’na göre bazı işlemler yargı denetimi dışındadır: Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler, Yüksek Askerî Şûra kararları, olağanüstü hâl, sıkıyönetim ve savaş hâllerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararları, ayrıca Anayasa’nın geçici 15’inci maddesiyle de birçok tasarruf yargı dışında tutulmuştur.
Bilindiği gibi, Anayasa’nın istisna getirdiği bu işlemler ve ortaya çıkan sonuçları, yıllardır Türkiye'nin en önemli kaotik gündem maddelerini oluşturmaktadır. Şimdi, bu teklifle YAŞ kararlarının yargı denetimine açıldığı iddia edilmektedir. Oysa maddenin bu hâliyle kabul edilmesi durumunda değişen çok fazla bir şey olmayacaktır çünkü evrensel hukuk kriterlerine uygun olmayan yargı sistemlerinde keyfî istemlere göre boşluklar doldurularak dolanma hileleri yaşanmaktadır.
Bu durumda, YAŞ kararları öncesinde hukuki olmayan ama yasalitenin tamamladığı noktada uygunluk yönünde kararlar oluşturulacaktır. Örneğin, TSK bir personelini resen emekli etmek istediği zaman, buna uydurulan evraklar hazırlandığı sürece yargının bunu denetlemesi ve yapılanın uygunsuz olduğu yönünde karar vermesi oldukça zor olacaktır. Bunun için bir şekilde sicil amirlerinin kanaatine güvenmek ve sürecin doğru çalıştığına inanmak zorunda kalınacağı için, sonuçta sadece evrak incelemesi yaparak ve bulunan kanıtlar üzerinden karar verilmesi de kaçınılmaz olacaktır.
Değerli arkadaşlar, YAŞ kararları, yargıya, adil karar alabilmeyi ve netice verecek şekilde düzenlenmelidir. Sadece “Kanuna uygun mu?” şeklinde yapılacak bir düzenleme adil sonuç vermeyecek, personeli sistem dışına çıkartmak isteyen art niyetlilerin gerekçelerini güçlendirecektir.
Maddenin bu hâliyle kabul edilmesi durumunda, boşluk oluşmaması bakımından askerî mevzuatta da değişikliğe gidilerek düzenleme yapılması yeniden kaçınılmaz duruma gelecektir. Bu maddenin adil yargılama ve sonuçlandırmaya yetkili olacak şekilde düzeltilerek kanunlaştırılmasının mağduriyetlerin önlenmesi bakımından daha isabetli olacağı kanısındayız.
Bu nedenle, 12’nci maddenin tekrar gözden geçirilmesi, YAŞ kararlarının tam yargıya açılması ve sınırlandırmanın değişiklik tasarısından çıkarılarak düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 3 Mayıs 2010