Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Adıyaman Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2010 · 542 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şevket Köse (CHP), 3 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 542 kelime.
Şevket Köse (CHP, Adıyaman). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevket-kose-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce yüce heyetinizi en derin saygılarımla selamlarım.
Değerli arkadaşlar, AKP, ülkemizin işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk problemlerini yok sayıp iki aydır Anayasa’yı kendi önceliklerine göre değiştirmek için ülke gündemini işgal etmektedir. Cumhuriyet Halk Partisinin bu Anayasa Değişiklik Teklifi’ne ilişkin temel bazı itirazları bulunmaktadır. Bu değişiklik teklifi, her şeyden önce, yöntemi bakımından yanlıştır. Hemen herkesin bildiği gibi, anayasalar, birer toplumsal uzlaşma metnidir. Bu teklif hazırlanırken uzlaşma aranmamış, muhalefetin eleştirilerine kulak asılmamış ve sivil toplumun talepleri görmezden gelinmiştir, yapısı değiştirilmek istenilen kurumların görüşleri bile sorulmamıştır. Neticede, bu teklif, AKP mutfağında hazırlanıp Meclise getirilmiştir.
Değerli arkadaşlar, bu değişiklik teklifinde hedeflenen, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmak, yargıyı denetim yapamayacak duruma getirmektir. Bu teklifle yapılmak istenen, yargıyı kuşatmak ve kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmaktır. Esas amacı ise Sayın Erdoğan’ı Yüce Divandan kurtarmaktır. Bu yapılırken hiçbir yerde rastlanmayacak bir biçimde temel hak ve özgürlüklere ilişkin hükümler de bu pakete dâhil edilmemiştir. Antidemokratik maddeleri değiştirmek konusunda samimi olan bir iktidar “Paketin tamamı referandumuna gitmeli.” diye dayatamaz. Samimi bir iktidar vatandaşın önüne birbiriyle ilgisi ve aralarında bir bağ olmayan konuları bir araya getirip “Ya hep ya hiç.” demez. Çünkü bu konu Venedik Komisyonu kararlarına da demokrasinin özüne de aykırıdır.
Değerli arkadaşlar, bu pakette dokunulmazlıklara ilişkin hükümlere yer verilmemiştir; bu pakette YÖK’e ilişkin bir tek madde yoktur; basın özgürlüğüne, işçi haklarına, RTÜK’e, yoksulluğa ilişkin bir tek madde yoktur. Peki, bunlar halkın talepleri değil midir sayın milletvekilleri? Hangi maddelerin bu pakete dâhil edileceğini kimseye sormadınız. Paketi önlerine koyup “Bir haftanız var; destekliyor musunuz, desteklemiyor musunuz?” dediniz. Desteklemeyenleri, yetersiz bulanları, eksiğini gösterenleri darbe Anayasası’nı savunmakla suçladınız. İstediniz ki yargıya ilişkin kuşatma planınızı herkes desteklesin ama yalnız kaldınız. Çünkü yaptığınız demokratik değildir, çağdaş değildir. İnsanları “Ya hep ya hiç.” mantığına zorlayamazsınız, zorlarsanız boyunuzun ölçüsünü alırsınız.
Sayın milletvekilleri, daha dün Cumhurbaşkanının yetkilerini aşırı bulan siz değil miydiniz? Şimdi Anayasa Mahkemesinin neredeyse tamamını seçme yetkisini Cumhurbaşkanının inisiyatifine bırakıyorsunuz. Daha dün “Şeffaf demokrasi için dokunulmazlıklar kalksın.” diyen siz değil miydiniz? Bu pakette lafı bile edilmiyor. Daha dün YÖK’ten yakınmıyor muydunuz? Hani nerede YÖK’e ilişkin maddeler? Sorarım size: Bunlar tutarsızlık değil midir? Ama tek amacınız bağımsız yargıyı ortadan kaldırmak olunca bunları görmezden geliverdiniz. Unutmayın, gün gelir bağımsız yargı herkese lazım olur.
Sayın milletvekilleri, 12 Eylül darbesi elbette yargılanmalıdır, darbecilerden hesap sorulmalıdır. Elbette kadın ve çocuklara pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. Anayasa’daki antidemokratik hükümler elbette değiştirilmelidir.
12 Eylül Anayasası’na karşısınız ama Adalet Bakanının HSYK’ya da başkanlık yapmasına da karşı değilsiniz. Peki, sorarım ben size: Bu hüküm oraya 12 Eylül generallerince konulmadı mı? Bu nasıl samimiyetsizliktir?
Değerli arkadaşlar, şimdi, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz her türlü vesayete karşıyız, hem askerî vesayete karşıyız hem tek kişilik sivil diktatörlük kurmak isteyen kişilerin vesayetine de karşıyız.
Değerli arkadaşlar, sözlerime bir Alman öyküsüyle son vermek istiyorum. Buraya çok dikkat etmenizi rica ediyorum: Alman Kralı Büyük Friedrich sarayını yaptırırken, bahçesinde duran değirmeni sahibinden almak ister, değirmenci vermez. Kral bedeli artırır fakat değirmenci yine direnir. Öfkelenen Friedrich “Ben Kralım, zorla alırım.” diye haber gönderince değirmenci son sözünü söyler: “Alamazsın, Berlin’de hâkimler var.” Bu sözü tam iki yüz yıl önce söylemiştir.
Şimdi, bu yargıyı kuşatmak için vatandaşları birbirine düşüren bir iktidarın ihtirasına engel olmaya çalışıyoruz. Değerli milletvekilleri, evet, ben de diyorum “Ankara’da hâkimler var.” Umarız, AKP İktidarı mahkemeye düşmeden doğru yolu bulur.
Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 3 Mayıs 2010