İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yüksek öğrenim öğrencilerine burs,kredi verilmesine ilişkin kan.tas.(s.sayısı :385 )

Hamza Albayrak

Amasya Milletvekili ·

Genel Kurul, 62. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Mart 2004 · 784 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hamza Albayrak, 3 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRENİM ÖĞRENCİLERİNE BURS,KREDİ VERİLMESİNE İLİŞKİN KAN.TAS.(S.SAYISI :385 )); konuşma 784 kelime.

Hamza Albayrak (Amasya). “Yüksek öğrenim öğrencilerine burs,kredi verilmesine ilişkin kan.tas.(s.sayısı :385 )”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamza-albayrak-22-2004-03-03-yuksek-ogrenim-ogrencilerine-burs-kredi-verilmesine-iliskin-kan-tas-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HAMZA ALBAYRAK (Amasya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 385 sıra sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Yasa Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, Yüce Meclisi ve bizleri izleyen sevgili vatandaşlarımızı, özellikle geleceğimizin güvencesi sevgili gençleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Efendim, bu yasa tasarısıyla, özet olarak 4 tane yenilik getirilmektedir. Bunlardan birincisi, günümüze kadar çeşitli kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve gönüllü kuruluşlar tarafından verilmekte olan burs ve kredilerin, bu yasa tasarısıyla, bundan sonra, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından verilmesi amaçlanmaktadır; yani, girift ve karmaşık bir uygulamadan, yeknesak bir uygulamaya geçiş sağlanmaktadır. Bu, elbette ki, daha çok öğrenciye daha yüksek miktarda kredi ya da burs verilmesini sağlayacaktır.

İkinci yenilik ise, genel ve katma bütçeden pay alan kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî devlet teşekkülleri ve 4046 Sayılı Kanun kapsamındaki özelleştirmeye tabi kurumlar ile belediyeler ya da özel kuruluşlar tarafından verilen bursların, özel kuruluşlar ile belediyeler hariç, diğer kamu kurumları tarafından verilenlerin, sadece Yurtkur tarafından verilmesinin sağlanması, artı, bu kuruluşlar tarafından verilen; yani, belediyeler ya da özel kuruluşlar tarafından verilen burs ya da kredilerin ise bir bilgi bankasında toplanıp, bunların üçer aylık periyotlar halinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bilgi olarak aktarılması.

Üçüncü yenilik ise, yükseköğrenim gençliğine verilen kredi ve bursların, her türlü vergi, harç ve resimden muaf tutulması; yani, vergi muafiyetinden faydalanması, artı, bu kredilerin, bu bursların hacze tabi olmamasının getirilmesi.

Dördüncü yenilik ise, gerçekten, bir Yurtkur personeli olarak -1988 ile 1995 yılları arasında görev yaptığım- zorluklarını, görev güçlüklerini yakinen bildiğim Yurtkur personeline, gecelerini gündüzlerine katarak vermiş oldukları hizmetten dolayı yaşadıkları zorlukları bir nebze hafifletecek olan ek maddî imkânların getirilmiş olmasıdır. Bu da, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olan bu kuruluş mensuplarının, 1 inci derece devlet memuruna verilmekte olan -ekgösterge, yanödeme vesaire dahil- en yüksek ücretin, brüt yüzde 130'unu aşmamak üzere, devlet bütçesinden sağlanan gelirler dışındaki -351 sayılı Kuruluş Kanununda tadat olunan- diğer gelirlerden elde etmiş olduklarının yüzde 16'sını geçmemek üzere, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu üyelerince belirlenecek oranlarda eködeme yapılması ve bu eködemelerin -damga vergisi hariç- her türlü vergiden muaf tutulması suretiyle, onlara maddî bir imkânın sağlanmış olması yeniliğinin getirilmesidir.

Değerli milletvekilleri, gençlik bizim her şeyimiz. Gençlik, bir milletin atiye uzanan kolu, geleceğinin güvencesi, güç kaynağı, baharda tomurcuklanan dalları; yani, mevsimlerin en güzeli olan ilkbaharı. Gençlik, Atatürk'ün gençliğe hitabesiyle yetişecek ve yine, gençlik -kendisini saygıyla andığım, değerli dost, emekli Albay Dursun Yaşa'nın "Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi"ne aynı sayıda kelimeyle cevap verdiği -Atatürk'ün gençliğe güvencesine layık olacak ve Türkiye Cumhuriyetini ve istiklalini korumak için ihtiyaç duyduğu bütün imkânları, kudreti damarlarındaki asil kanda bulabilecek bizim ümidimiz, geleceğimiz, her şeyimizdir. Onun için, Türk gençliğine, bu Yüce Meclis, hangi yasal imkânlarla katkı sağlarsa sağlasın, o gençliğin hakkını elbette ki ödeyemez.

Değerli Meclis üyeleri, bizler, bu kutsal vatanı ve ilelebet baki olacak cumhuriyeti atalarımızdan, ecdadımızdan miras aldık, aynı zamanda, gençlikten de emanet aldık. Sevgili gençliğe, bu vatanı ve cumhuriyeti en iyi şekilde, emanet olarak iade edeceğiz; bundan, hiç, ama hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Evet, yükseköğrenim gençliğinin, sayısı 1 600 000 civarında. Bunların barınma ve beslenme imkânlarını, Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü 1961 yılından beri karşılamaya çalışıyor. Hakikaten, geçmişte teftişini yaptığımızda -şu tespitimizi sizlerle paylaşmak istiyorum- içerisinde öğrencisi olmayan yurtlar olduğunu, yine, üniversitesi olmayan yerlerde de yurtlar kurulduğunu gördük; ama, şu 2000'li yıllarda, özellikle 2002, 2003 ve 2004 yıllarında, hakikaten, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun yönetimindeki fark fark edilir hale geldi.

Ben, bu kanunda emeği geçen herkesi en içten duygularla selamlarken, özellikle, benden önceki sayın konuşmacı Cumhuriyet Halk Partili Gazalcı'nın da isim vererek belirttiği üzere, bazı sivil toplum örgütleri ya da gönüllü kuruluşların, kendi sübjektif kriterlerine göre, gençliği birtakım tasnife tutup, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı gibi kamu kökenli kuruluşlardan almış oldukları bursları, çeşitli maksatlar için kullandığını, maalesef, acı olarak gördük ve yaşadık. İşte, bu yasa tasarısıyla, bundan sonra, özellikle art düşünceli hiçbir sivil toplum örgütü ya da gönüllü kuruluş, çeşitli maksatlarla, yükseköğrenim gençliğine bu burs ya da krediyi verme imkânını elinde tutamayacak.

Değerli arkadaşlar, biz, cumhuriyet gençliği olarak, her türlü "izm"den uzak, hiçbir siyasî görüş ya da düşünce tarafından kafaları taciz edilmeyen, analitik düşünebilen, gecesini gündüzüne katıp, asla ve asla boş zamanı olmayan... Değerli arkadaşlar özellikle söylüyorum, gençlere bazıları soruyorlar; "efendim, boş zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?" Zaman, bizim her şeyimiz, çok kıymetli bir varlığımız. Zaman, harcandığında geri kazanılmıyor. Onun için, Türk gençliğinin asla boş zamanı olmaz, serbest zamanı olur. O serbest zamanını da ülkesi ve milleti için, vatanı için en iyi şekilde kullanır.

Ben, huzurlarınızda, tekrar, bu tasarıyı gündeme getirdikleri için, başta Sayın Bakanımız olmak üzere, komisyon üyelerine, Meclisimizin değerli milletvekillerine, konsensüs sağlayarak oybirliğiyle bu yasa tasarısına imza atılarak kanunlaşmasına katkı verdikleri için içtenlikle teşekkür ederken; gençlere, gelecek sizlerle, gençlerle gelecektir diyor, hepinize saygılar sunuyorum; teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 3 Mart 2004

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook