İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Öğretim birliği yasasının 80 inci yıldönümü ve günümüzde eğitimle ilgili

Yakup Kepenek

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Mart 2004 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yakup Kepenek (CHP), 3 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖĞRETİM BİRLİĞİ YASASININ 80 İNCİ YILDÖNÜMÜ VE GÜNÜMÜZDE EĞİTİMLE İLGİLİ); konuşma 516 kelime.

Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Öğretim birliği yasasının 80 inci yıldönümü ve günümüzde eğitimle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2004-03-03-ogretim-birligi-yasasinin-80-inci-yildonumu-ve-gunumuzde-egitimle-ilgi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, bana, Öğretim Birliği, yani, Tevhidi Tedrisat Yasası üzerinde konuşma olanağı verdiğiniz için size özellikle teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, değerli izleyenler; bugün, 3 Mart; seksen yıl önce, Öğretim Birliği Yasası Yüce Meclisçe onaylanmıştı, onun yıldönümü.

Değerli arkadaşlar, öğretimin birliği, cumhuriyetin kuruluşu sürecinin temelidir. Neden temelidir; Osmanlının yıkılmasının nedenleri arasında eğitim ve öğretim alanındaki yetersizliklerin ve bu alanın parçalanmışlığının çok büyük bir katkısı olduğu, etkisi olduğu, bu işle uğraşan hemen herkes tarafından kabul edilmektedir. Ek olarak, o günlerde, doğal ve toplumsal olayları, bilimsel anlayışla ele almak, bilginin kaynağını olaylara dayandırmak, deneyi, sorgulamayı, eleştiriyi öne çıkarmak önemli konulardı ve cumhuriyetin kuruluşunda bu nokta öncelikliydi.

Değerli arkadaşlar, ben, öğretimin birliğinin ülkemizde sağladığı gelişmeleri ve sonrasında yaşanan olumsuzlukları tekrar edecek değilim. Günümüze gelmek istiyorum. Günümüzün Türkiyesinde, Öğretim Birliği Yasasının kabulünün 80 inci yılında, biz, değişen dünyanın, küreselleşen dünyanın koşullarına uygun, o bağlamda ulusal gelişmemizi sağlayacak bir eğitim düzenini, yapısını oluşturamadık. Bu yıl, 2003-2004 ders yılında, temel eğitimde bile okullaşma oranı yüzde 92,8'dir. Bunun anlamı şudur: Bugün, bu kış, ülkemizde 244 000 çocuk temel eğitim alamamaktadır; bu, büyük bir kayıptır; bu, ulusal kaynakların, insan kaynaklarının kötüye kullanılması, değerlendirilememesidir.

Okulöncesi eğitimdeki durumumuz yürekler acısıdır. Her 10 çocuktan yalnızca 1'i okulöncesi eğitimden yararlanabilmektedir. Yükseköğretimde, meslekî öğretimdeki eksiklerimiz çok büyük boyutlara ulaşıyor.

Oysa, değerli arkadaşlar, küreselleşme sürecinde, eğer, biz, dünyada yer edinmek, ulusal benliğimizi, varlığımızı geliştirmek ve dünyaya sağlıklı bir Türkiye izlenimiyle çıkmak istiyor isek, yapılması gereken, insangücü kaynağımızı olabildiğince güçlendirmek ve geliştirmektir. Bu yapılamamaktadır. Bunun yapılmamasının götürüsünün, zararının, yıkımının; bırakalım trafikte, poliste, şurada burada olanları; ama, üretkenlikte, verimlilikte, gelişmede de çok büyük eksiklikler yarattığı gün gibi ortadadır. Yalnız meslekî teknik öğretim değil, eğitimin kültür ve sanat yönü de savsaklanmakta, geliştirilememektedir. Geçmişin kol emekçisinin yerini beyin gücünün aldığı bir ortamda, Türkiye'nin bu lüksü yoktur, yani, insangücünü değerlendirmeme lüksü yoktur.

Burada iki nokta çok önemlidir; birincisi, eğitim öğretimde niteliği de öne çıkarmak ve kadın-erkek eşitliğini mutlaka sağlamak. Bunu yapmak zorundayız. Eğer, kız çocuklarımızı okutamazsak, bu, ulusal kaynağımızın yarısından vazgeçiyoruz demektir. Bunu yapamayız, bu yanlıştır.

İkincisi -burada çok tekrar ettim- parası olmayanların yeteneklerini geliştirmelerine olanak verecek bir toplumsal sorumluluğa, bir devlet sorumluluğuna sahip olmak zorundayız.

Üzülerek belirteyim ki, iktidar, anaokulundan üniversiteye kadar, ne genel bir eğitim politikasıyla yola çıkıyor ne derli toplu bir ulusal programı bugün bile, seksen yıl sonra bile gündeme getirebiliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YAKUP KEPENEK (Devamla)Sayın Başkan, bitiriyorum; 1 dakika izin istiyorum.

BAŞKANBuyurun.

YAKUP KEPENEK (Devamla)Değerli arkadaşlar, bunun bedeli ağırdır; ama, daha da önemlisi, hükümetin bu tutumunun kimi noktalarda yıkıcı boyutlara varmasıdır. Örnek vereyim: Üniversitelerin kendi olanaklarıyla yarattığı araştırma kaynaklarını Maliyeye gelir kaydetmenin -öyle yaptık- hiçbir anlamı yoktur, doğru tarafı yoktur.

Hükümet, on ayı aşkın bir süredir TÜBİTAK'la uğraşmaktadır.

Öğretmenler, boş zamanlarını okuyarak değerlendirecekleri yerde, geçimlerini sağlamak için pazarcılık yapmaktadır.

Öğretim üyesi yetiştirilmesi savsaklanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, bütün bunlar, durumumuzun yürekler acısı olduğunu gösteriyor.

Bir başka şey daha görülüyor: Bugün, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir yasa önerisi verdik, bugünün öğretim birliği bayramı sayılması için; ama, üzülerek görüyorum ki, Sayın Millî Eğitim Bakanı buraya gelmeye bile tenezzül etmiyor; bu, yanlıştır.

Bu yanlıştan kurtulacağımız umuduyla, hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 3 Mart 2004

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook