Genel Kurul konuşması
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Temmuz 2004 · 656 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Akın (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 656 kelime.
Harun Akın (CHP, Zonguldak). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-akin-22-2004-07-07 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HARUN AKIN (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 616 sıra sayılı Belediyeler Kanunu Tasarısının, zabıtanın görev ve yetkilerini içeren 51 inci maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi selamlıyorum, bizleri ekranları başında izleyen, kendileri adına çok büyük beklentileri olan sevgili zabıtalarımıza ve tüm halkımıza saygılar sunuyorum.
Görüşmekte olduğumuz 51 inci maddeyi incelediğimizde, belediyelerimizde görev yapan zabıta arkadaşlarımızın kendilerine gereken önemin verildiği söylenemez. Bu kanun maddesiyle zabıtalarımızın moral bulacağı söylenemez. Ülkemizin şartlarında belediyeleri ele aldığımızda, hiç şüphe yok ki, en zor iş olarak zabıta memurluğu karşımıza çıkmaktadır. Zabıta memurluğunun ne zorluğu var diye düşünebiliriz; öncelikle yasa maddesini incelemek lazım. Madde ne diyor: "Belediye zabıtası, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, belediye karar organları tarafından alınan ve belediye zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygular."
Kısacası, maddenin özeti, bir insanın doğumundan ölümüne kadar beldede esenlik içinde yaşamasına yardımcı olmaktır.
Zabıtanın elinde yetkisi var; ama, sadece yetkisi var. Bu yetkileri hiçbir zaman eksiksiz kullandığını söylemek mümkün değildir. Her seçim döneminde göreve seçilen belediye başkanının disiplin ve görev anlayışına göre halkın karşısına çıkarılacak ve her dönemde kötü adam rolünü üstleneceklerdir.
Efendim "zabıta yetkisini kullansın, niye kullanmıyor" diyenler olabilir. Bu şekilde söyleyenlere ve düşünenlere seslenmek istiyorum: Zabıtayı düşünün, bir sabah işine çıkıyor, görevini yapmak üzere görevinin başına gidiyor, görevi sınırları içindeki, diyebiliriz ki buna, bir esnafımıza ceza kesmeyle karşı karşıya kalıyor ve karşılığında esnafın veya o kişinin zabıtaya söyleyeceği "sen, bana ceza kesemezsin, ben, senin başkanına oy verdim." Bir başka şekli inşaatla düşünebiliriz; ilgili şikâyete gittiğini düşünüyoruz zabıtamızın, mühürlemeye veya yıkıma gittiğini düşünüyoruz; zabıta hakarete uğruyor ve tartaklanıyor.
Belediye başkanı hangi parti üyesiyse, o partinin üyesinden ilçe başkanına, il başkanına, belediye meclisi üyesine kadar, hatta belediye başkanının yakın arkadaşlarına kadar hepsi zabıtanın amiri ve başkanı durumunda. Bunun yanında, bir de, teşkilat içinde, zabıta müdürleri, belediye başkanına zarar gelmesin diye, kendine göre bir yöntemle, kendi memurunu kırıyor ve cezalandırma yolunu seçiyor. Zabıtanın onuru, kişiliği, ailesi, oydan önemli değildir! Belediyenin geliri iyi değilse, zabıta, yerine göre, iyi elbise dahi giyemiyor. Zaman geliyor, emniyet güçlerinin bile altından zor kalkabileceği bir durumda yöre insanıyla karşı karşıya kalıyor, elindeki yetkiyi kullanırken -bunu üzülerek ifade ediyorum- saldırıya uğruyor, darp alıyor ve yaralanabiliyorlar. Büyük yerleşim merkezlerinde, kötü insan rolüne bile layık görülüyorlar; hatta, TV dizilerine, filmlere bile konu oluyorlar.
İşte, Türkiye genelinde sayıları 40 000'e yaklaşan bu kamu görevlilerinin, kanun tasarısının bu maddesiyle sorunlarının çözümleneceğini söylemek, bence, komik olur diye düşünüyorum. Bu madde, zabıtaya moral vermez; bu madde, zabıtaya güç vermez diye düşünüyorum. Bu maddeyle, çok düşük olan maaşlarına ilave olarak verilecek olan fazla çalışma ücretinin miktar ve sürelerinin belediye başkanı tarafından uygun görülmesi halinde ödeme yapılması isteniliyor. Belediye başkanı, kendi partilisine kanunu uyguladığı için, bu arkadaşların mesaisini rahatlıkla kesebilecektir; yani, onları, her zaman "mesainizi keserim" tehdidiyle karşı karşıya bırakacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Akın.
HARUN AKIN (Devamla)Değerli arkadaşlar, ülkemizde, her türlü kamu görevlisinin bir temsilcisi Yüce Meclise gelip, haklarını savunuyor; yani, her türlü kamu görevlisi, şöyle böyle bir imkân bulup -çalıştığı kurumdan, kimisi emekli oluyor, kimisi istifa ediyor- bu yüce çatı altına gelebiliyor; fakat, şöyle bir düşünürsek, maalesef, bu çatı altında bir zabıta arkadaşımızın olma şansını çok zor görüyoruz. Yani, böyle de bir şanssızlıkla karşı karşıyalar. Kısacası, zabıtamızın, dostu, yandaşı pek yok gibi, sorununun takipçisi pek yok gibi gözüküyor.
Bu madde, bu kanun tasarısıyla birlikte olduğu gibi yasalaşırsa, zabıtaların fazla çalışma ücretleri belediye başkanının keyfine bırakılacak; ama, biz, verdiğimiz önergeyle, düşük olan maaşlarına katkı sağlayacak fazla çalışma ücretlerini garanti altına alalım istiyoruz, fiilen yangında çalışan itfaiyeciler gibi. Biz, bunu "fazla mesai karşılığı olarak, yılı bütçe kanununda belirtilen üst sınırı aşmamak kaydıyla, fazla çalışma ücreti ödenir" şeklinde değiştirelim ve yetkiyi, belediye meclisine bırakalım istiyoruz. Her an, beldesinin halkıyla iç içe, sıkıntılı biçimde, yeri geldiğinde tehdit altında çalışan bu arkadaşlarımızın bunu hak etmediğine inanıyorum.
Bu 51 inci maddede verdiğimiz değişiklik önergemizin dikkate alınması ve desteklenmesi dileğiyle, Yüce Meclise saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
60 konuşma daha · 7 Temmuz 2004