Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Nisan 2005 · 1.088 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Akın (CHP), 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU RAPORU (S.S.875)); konuşma 1.088 kelime.
Harun Akın (CHP, Zonguldak). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-akin-22-2005-04-28-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-milli-egitim-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HARUN AKIN (Zonguldak)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 875 sıra sayılı kanun teklifinin 18 inci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, 18 inci maddeyi, biraz evvel, çok değerli Divanımız okudu. Maddenin ikinci bendinde "yüksekokul mezunu olmak" diyor. Yüksekokul mezunu olmak... İçini açtığımız zaman neden yüksekokul mezunu olmak; geriye dönüp de bu yasayla ilgili geçmişi değerlendirdiğimizde, 2004 yılı sekizinci ayında yayımlanan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Federasyon Başkanları Seçim Yönetmeliğinin İkinci Bölüm, Esas Hükümler Bölümü Madde 5 (c) bendini de sizlere okumak istiyorum; bu da "en az lise mezunu veya dengi okul mezunu olmak" diyor.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bir sene olmadan bunu tekrar değiştiriyorsunuz ve yüksekokul mezunu olarak önümüze getiriyorsunuz. Sayın Bakan -konuşmamızın başında da, hep arkadaşlar da söyledi- keşke bu akşam burada olsaydı; ama, sporun en önemli meselelerini konuşurken, maalesef, Spor Bakanını bu akşam burada göremedik ve Kabinenin hemen hemen yarısının tüm bakanları tek tek, sırayla, spor yasası görüşülürken burayı teşrif ettiler. Böylelikle, Kabine, tamamen, Türk sporu adına bilgilenmiş de oldu.
Şimdi, değerli arkadaşlar, gerçekten üzülüyoruz Türk sporu adına. Kanunun tümü üzerine görüşen arkadaşlarımız gerçekten çok önemli şeyler de söyledi, bizler de söyledik. Böyle önemli şeyleri değerlendirirken çok geniş çapta bütün birimlerin haberi olması lazım. Burada konuşan AKP'li arkadaşım Sayın Yüksektepe "bu kanun görüşülürken, bu, yasayla ilgili tüm birimlere aktarıldı" dedi; ama, maalesef, ben, Cumhuriyet Halk Partili bir milletvekili olarak, şike, şiddet, haksız rekabeti önlemek için kurulan komisyon üyesiyim; hiçbir şekilde, bu yasa buraya gelirken haberim olmadığı gibi, sizin AK Partili arkadaşların da haberi olduğunu sanmıyorum.
Değerli arkadaşlar, Sayın Bakan; yüksekokulda çok iddia ediyorsunuz ve Meclise, bizlere bu yüksekokul meselesini dayatıyorsunuz ve bu maddeye de baktığımız zaman "en az" gibi bir ibare de konmamış, bir kelime de konmamış; yani, sadece "yüksekokul mezunu olmak" diyor. Peki, fakülte mezunu olmaz mı; yani, sadece yüksekokul mezunu mu olmalı? Bunu bilerek mi yazdınız, yoksa fakülte, yüksekokulu çağrıştırıyor diye mi? Sormak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, kanunlar hazırlanırken, gerçekten bir kelimesi bile çok önemli, çok iyi irdelenmeli diye düşünüyoruz. Şimdi, konuşmamızın başında da söyledik; bu kanunun tamamı kişilere yönelik çıkarılmıştır; yani, geçmişi gerçekten çok etkilenmişe benziyor ki, bu kanun önümüze geliyor. Geçmiş dönemlerde lise mezunu olanın işini engelleyelim, gerisi önemli değil diyorsunuz. Evet, bu kanun tasarısının asıl derdi bu. Türk futbolunu dünyada 3 üncü yapmış bir yönetimin, bir daha göreve gelmemesi için, önüne Çin Seddi koyuyorsunuz. Bu yasada, başkan ve yönetim kurulu üyelerinde aranan yüksekokul koşulu, bir önceki maddelerde görüştüğümüz ve kabul edilen görev sürelerinin iki dönemde sınırlandırılması, dünyada benzeri olmayan bir uygulama olarak, siz değerli milletvekillerinin önüne geliyor.
Değerli arkadaşlar, bu yasaya göre, önümüzdeki dönemlerde bir ihtiyaç hissedilse, yani Türk sporunun, Futbol Federasyonu delegeleri, sporda işlerin kötü gittiğini tespit edip, futbolumuzun bugüne gelmesinde çok önemli saydığımız, geçmişte özerk bir Futbol Federasyonu döneminin başkanı veya FIFA İcra Kurulu Üyesi, UEFA Asbaşkanı Sayın Erzik'i Türk Futbol Federasyonu Başkanı seçemeyecekler. Niye; iki dönem üst üste görev yaptı diye. Türk Futbol Federasyonu, geçmişte, yine kendisini Onursal Genel Başkan seçmiş; ama, bu yasa Meclisten geçtikten sonra, Sayın Erzik, gerekirse Futbol Federasyonu Başkanı olamayacak.
Bir başka örnekle konuşmalarıma devam etmek istiyorum. Yine, futbolumuz bir sıkıntı yaşasa ve bu sıkıntıyla birlikte genel kurulunu toplasa, Federasyonun delegeleri Türk sporunun geçmişinin daha iyi olduğuna inanarak, mevcut durumun dünden daha iyi olduğunu görerek, yeniden o eski dönemin ruhunu yakalama isteğini, maalesef, yerine getiremeyecekler.
Hepimiz biliyoruz ki, Türk Millî Takımının, gerçekten, çok zor süreçlerini toplum olarak hep birlikte yaşadık. Millî Takımımızın 1 gol attığı maçlarda bile "1 gol attık" diye teselli olduk. Bugünleri yaşadı bu toplum; ama, şükür olsun ki, Türk Millî Takımının dünya üçüncüsü olduğu dönemleri de gördük. Maalesef, şimdi, bu yasa çıktıktan sonra, bu Meclisten çıktıktan sonra, Türk Millî Takımının dünya üçüncüsü olduğu günleri tekrar görme şansını... Delege istediği zaman, o dönemin başkanını ve yönetimini seçemeyeceğiz.
Değerli arkadaşlar, böyle bir mantık dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Böyle önemli değişikliklere, ancak ve ancak, Futbol Federasyonu seçimlerinde -çünkü, çok önemli bir değişiklik- Genel Kurul üyeleriyle tartışılarak karar verilir. Bu karar, Genel Kurulun olmalıdır diye düşünüyorum.
Dünya futbolunda sembol olmuş isimler, örneğin Platini, Beckembauer UEFA'da asbaşkanlık yapıyor, yarın belki de UEFA başkanı olacaklar. Bu futbol dünyasının gözbebeği olmuş bu değerli iki isim yüksekokul mezunu değiller. Örneğin Türk futbolumuzda Hakan Şükürler, Rıdvanlar veya çoğaltabiliriz, hepimizin hayranlıkla izlediği futbolcularımızın çoğu yüksekokul mezunu değil; yani, yarın, bu değerli futbolcularımız da futbolu bıraktıkları zaman, Türk futboluna federasyon başkanı olarak hizmet edemeyecekler.
Akla mantığa uymayan böyle bir düşüncenin, benim ülkemde benim sporumun içine sokulmasını anlamak mümkün değil. AKP Hükümetinin, ülkenin çok değerli kurumlarını, aynı İstanbul Büyükşehir Belediye kadrolarıyla yönettiğine, ben, şahsen, KİT Komisyonu üyesi olarak, birçok toplantıda şahit olmuştum; aynı mantığın da sporumuzun içine sokulmak istendiğini, maalesef, görüyorum. Bu, beni, bu ülkenin insanı ve bir milletvekili olarak gerçekten çok üzüyor.
Değerli arkadaşlar, geçmiş dönem federasyonu yanlıştır doğrudur, günahı vardır sevabı vardır; bunlar ayrı şeyler. Ben kişileri konuşmuyorum; yanlışı varsa, işbaşındaki federasyona iş düşer, sorumlu bakan gereğini yapar; zaten, böyle bir, geçmişle ilgili, ciddî bir iddia ve ispat ortaya bugüne kadar da konulmadığına göre, geçmişin, büyük işlerin altında ezildiklerini düşünüyorum. Türk sporuna altın harflerle yazılan, futbolda bizlere dünya üçüncülüğünü tattıran, bütün ülkeyi sokağa döken, sevince boğan bir dönemin başkanı ve yönetimini bir daha işbaşına gelmemek üzere tarihe gömeceğiz; yazıktır, günahtır. Böyle bir anlayışın, böyle bir çatı altında konuşulması bile beni çok üzmektedir.
Değerli arkadaşlar, sevgili AKP'li milletvekili arkadaşlarım; lütfen, bu yanlışı bugün reddedelim diye düşünüyorum. Bu maddeyi tasarıdan çekmemiz gerektiğine inanıyorum. Sayın Bakan, nasıl böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duydu, anlamakta da zorluk çekiyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün, İspanya'da İspanya Federasyon Başkanı 12 yıldır görevde ve 4 yıl daha seçildi. Almanya federasyon başkanı 16 yıl görevini yürüttü. Hizmetin yaşı olmaz, hizmetin tahsili olmaz.
Değerli arkadaşlar, bu anlayış, bugün burada değişmez ve kabul edilirse Cumhurbaşkanından döner diye düşünüyorum. Bu maddenin, hukuka ve Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu düşünüyorum. Bu Meclisi boşuna çalıştırmaya hiçbirimizin hakkı yok. Bu madde, Futbol Federasyonu seçimlerine katılan delegelerin özgür iradelerine ipotek koymaktır. Siz, bir yakınınızı veya bir dostunuzu, ülkemizin en büyük camialarından spor federasyonunun başına getireceksiniz diye, Türk sporuna bunca yıl hizmet etmiş ve bundan sonra da etme şansı devam eden insanların önünü kesemezsiniz. Böyle bir uygulama bugüne kadar ne görülmüş ne de duyulmuştur. Burada bizim amacımız kişileri savunmak değildir; ama, şu görülüyor ki, sizin amacınız açık ve nettir ki, siz, bir kişiyi sporun başına getirmek için kanun düzenliyorsunuz ve Yüce Parlamentoyu da şahsî işlere alet ediyorsunuz diye düşünüyorum.
Bu maddenin, hem hukuka hem de Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu düşünüyor, bu kanun maddesinin bugün kabul edilmesiyle, yarın işbaşına gelecek federasyon başkanlarının, bu maddenin yanlışlığıyla büyük bir yük altında kalacaklarını ifade ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 28 Nisan 2005