Diyarbakır'da meydana gelen uçak kazasının nedenlerinin araştırılmasına ilişkin (10/19 )
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 24. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Ocak 2003 · 1.387 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Angı (AK Parti), 21 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYARBAKIR'DA MEYDANA GELEN UÇAK KAZASININ NEDENLERİNİN ARAŞTIRILMASINA İLİŞKİN (10/19 )); konuşma 1.387 kelime.
Hasan Angı (AK Parti, Konya). “Diyarbakır'da meydana gelen uçak kazasının nedenlerinin araştırılmasına ilişkin (10/19 )”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-angi-22-2003-01-21-diyarbakir-da-meydana-gelen-ucak-kazasinin-nedenlerinin-arastirilmasin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN ANGI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
İstanbul Milletvekili Onur Öymen ve 22 milletvekilinin, bazı havaalanlarında aletli iniş sistemi bulunmamasının kazalara yol açtığı iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar, 8 Ocak tarihinde Diyarbakır'da meydana gelen elim kaza hepimizi üzmüştür. Hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Ancak, kazaların pek çok sebepleri var; sadece, bir havaalanında bir cihazın eksikliği veya fazlalığı değil, teknik sorunlar, pilotaj hataları, meteorolojik olaylar ve yerle ilgili...
Önergenin verilişiyle, burada Sayın Öymen'in gündeme getirdiği başlıklar farklı farklı.
Maalesef, Türkiye'de, havaalanlarıyla ilgili, geçmiş dönemlerdeki uygulamalar çok farklı gelişti. Bazen, her ile bir havaalanı denildi. Oradaki yeterli altyapı çalışmaları, meteorolojik analizler yapılmadı, inşa edilen havaalanlarında ekonomiklik sağlanamadığı için bazı havaalanları da uçuşa kapatıldı.
Aletli iniş sistemiyle ilgili, Sayın Ulaştırma Bakanının verdiği bilgilerde çok farklı yöntemler var; görerek inişten başlayıp, birtakım diğer teknik yardımlarla, en son gelişmiş sistem olarak da ILS sistemi ortaya konulmuştur.
Bu kazalarla ilgili, genelde, kaza dönemleri sonrasında medyada çok farklı yorumlar yapılıyor. Maalesef, bu kaza sonrasında da, pilotun, işte, tedavi gördüğü, birtakım ilaçlar aldığından tutun da, henüz kaza kırım raporu çıkmadan kendine göre pek çok yorumlar ortaya konuldu. Bugün de Meclisimizde, bu başlıkta, bu cihazın olmaması mı acaba kazaya sebep oldu diye gündemimize geldi. Keşke, gönül isterdi ki, bu 75 insanımızı kaybetmeden tedbirler alınmış olsaydı veya bu kayıpları geri getirebilecek bir çalışma olabilseydi. Maalesef, bu tür kazalardan sonra gündeme gelir; ama, ondan sonra yine herkes yoluna devam eder.
CHP Grubu adına konuşan arkadaşımızın ifade ettiği, havaalanlarıyla ilgili birtakım teknik donanım yetersizlikleri, yer seçimi hataları, meteorolojik problemler ve takip edilen yöntemler çok geniş bir araştırma konusudur. Bu konular, tamamen teknik konulardır değerli arkadaşlar. Mutlaka, her dönem, siyasî irade, havayolu taşımacılığını yaygınlaştırmak, bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak için tasarrufta bulunabiliyor; ama, son gelişmelerle beraber, potansiyeli bulunmayan, coğrafî ve topografik yapısı bu işe uygun olmayan bölgelere bu havaalanlarının yapıldığını, mevcutların bile, trafiğe kapatılarak, uçuşa ara verildiğini biliyoruz.
Sayın Ulaştırma Bakanımız, yine, cihazlarla ilgili, geniş, detaylı bilgi verdiler. 16 havaalanında bu cihazdan 24 tane var. Geriye kalan diğer havaalanlarıyla ilgili süreçte de, birkısım havaalanlarının askerî ve sivil ortak kullanımından doğan... Burada, NATO standartlarına göre belki anten mesafeleri ayarlanıp, bu cihazlarla ilgili gelişmeler de yakalanabilir. Bizler de arzu ediyoruz, bütün havaalanlarına, seyrüsefer içinde, iniş ve kalkışlarda güvenli bir yolculuğu, can kaybının olmamasını, artı, bu işletmeyi yapan havayolu şirketlerinin de herhangi bir şekilde uçuş emniyetini bertaraf etmeden, yolcusunu, götürdüğü havaalanına indirebilmesini. Bu çok önemlidir; çünkü, kış aylarında, özellikle sis ve yağıştan dolayı, giden yolcular, maalesef, bazen havaalanına indirilemeden, kalktıkları alana geri getirilmekteler. Bu, hem zaman kaybına yol açmakta hem de işletici şirketleri zora sokmaktadır.
Mevcut, hizmet gören 33 havaalanındaki, bir kısmı sivil bir kısmı askerî ve sivil maksatlı olarak, müşterek kullanılan bu havaalanlarındaki bu eksikliklerin giderilmesi, gelişmiş teknolojilerle donatılması, mevcut teknik kadronun yaptığı birtakım çalışmalarla ortaya konulmuş. Bunlarla ilgili, Kayseri Havaalanında başlayacak çalışmaların ihalesi yapılmış, mart ayı itibariyle montajı başlayacak. Kendi bölgem olan Konya'da bu sistem yok; bunun dışındaki diğer sistemlerle, VOR yardımıyla bu alçalma ve inişler yapılabilmekte. Keşke, diğer sistem de olabilse.
Yani, buradaki hadise, tamamen, sadece bir teçhizata bağlı değil. Dünyada ortaya çıkan uçak kazalarına baktığımız zaman çok farklı sebeplerle bu sonuca gelinebiliyor. Gönül istiyor ki, sadece havada değil, karada ve denizde de bu kazalar olmasın; insanlarımız canını kaybetmesin; çünkü, hayatın bedelini ölçmek mümkün değil; o insanları tekrar hayata döndürmek mümkün değil. Bugün karayollarında yaşanan standart dışı uygulamalar her gün pek çok kazaya neden oluyor, her yıl binlerce insanımızı kaybediyoruz. Hakeza, denizcilikte ve demiryollarında da benzer sıkıntılar olabilmekte.
Bugün, sadece Diyarbakır'daki elim kazanın, havacılıkla ilgili, Türkiye'nin bütün sorunlarıyla ilgili her şeyi gündemimize getirmesi mümkün değil. Arzumuz, kendi içinde teknolojik gelişimini tamamlamış, kategorileri içinde en üst seviyede bu hizmeti sunabilecek ekipmanların bütün havaalanlarımızda olması. Bununla ilgili olarak da Bakanlığın ve hükümetin çalışmalarının devam ettiğini biliyoruz. Önümüzdeki dönemde, ihtiyaç duyulup bugüne kadar yapılamamış olan diğer tesislerin de bir an önce yapılması ve bunun yanında gerek uçaklarımızın gerek pilotlarımızın gerekse pistlerimizin sertifikalandırılması da önemli.
Değerli arkadaşlar, sadece cihazın olması yetmiyor; eğer, pilotlarınız bunu kullanamıyorsa, uçaklarınızda bu sertifika yoksa, bu da hizmet görmüyor. Yine, biraz önceki konuşmalarında Sayın Öymen ifade ettiler, Adana'da alet var; ama, kullanılamıyor. Demek ki, aletin olup olmaması da yetmiyor; bunu iyi tahlil etmek lazım.
Şu anda Türk Hava Yollarının elindeki uçaklar oldukça genç uçaklar, teknolojik olarak üst seviyedeki uçaklarımız, pilotların eğitimi olabildiğince üst seviyede. Pistlerle ilgili diğer problemlerin giderilmesiyle hem pistin hem uçakların hem de pilotların sertifikalı hale dönüştürülmesi bu problemleri en aza indirgeyecektir. Hepimizin temel arzusu, hiçbir kazanın olmaması, insanların bu yolculuk esnasında olabildiğince konforlu, rahat, süratli, güvenli bir ulaşımı yakalayabilmiş olması; ama, hayatın bir gerçeği, birtakım eksikliklerin veya zamanlamanın, elde olmayan sebeplerin de çok acı sonuçlar doğurduğunu hep yaşıyoruz.
Havaalanlarının, baştan itibaren, yer seçiminden başlayarak, altyapısıyla ilgili uluslararası standartlara uygun pist mesafelerinin sağlanması, bu kriterlere uygun bir şekilde yapılandırılması; gerekli olan teçhizatın, alet ve edevatın tam bir şekilde tesis edilmesi, hizmet veren uçaklarımızdaki özelliklerin yeterince sağlanmış olması ve onu kullanan değerli pilotlarımızın da bu hassasiyet içerisinde olması, bu problemleri en az seviyeye çekecektir.
Diyarbakır'daki uçak kazasıyla ilgili Sayın Bakanın buradaki ifadelerinde, alçalmanın çok erken yapıldığı, minimum seviyenin altına inildiği ve meteorolojik olayla birlikte, maalesef, sonuç olarak, elim kazanın ortaya çıktığı gerçeği var.
Diğer bölgelerimizde de benzer kazaların asla yaşanmaması, biraz önce de ifade ettiğim gibi, sadece teçhizata bağlı olan bir hadise değil, bir bütünlük içerisinde bunların yakalanması... Çünkü, hatırlayacağınız gibi, ertesi gün de, maalesef, Malatya'da iki askerî uçağımız çarpıştı. Orada da hayatlarını kaybedenlere rahmet diliyoruz, geride kalanlara başsağlığı diliyoruz. Yani, teknolojinin kendi gelişimi içerisinde birtakım dış unsurların, teknik hataların, pilotaj hatalarının veya meteorolojideki ani değişikliklerin birtakım acı sonuçlarını da yaşayabilmekteyiz.
Bu çerçevede bakacak olursak, ülkedeki, şu anda hizmet veren 33 havaalanından standartları uluslararası trafiğe uygun olanları belirli düzeyde, diğerleri ulusal bazda hizmetlerini yürütmektedir. Bu sertifikalandırma ve denetimler sürekli yapılmaktadır. Devlet Hava Meydanları, kurulmuş olan bu havaalanlarının işletilmesinden, hava trafiğinin düzenlenmesinden ve kontrolünden sorumludur; uluslararası teşkilatlara üyedir. Gelişmeler takip edilerek, ülkedeki havayolu taşımacılığının her geçen gün daha iyiye götürülmesi, her geçen yıl yolcu kapasitesinin yükseltilmesi, yer hizmetlerinin kalitesine bağlı olarak sağlanmaktadır. Sadece kendi ulusal havayollarımız değil yabancı havayolları da bu havaalanlarımıza inip kalkmaktadır. Yani, dünyadaki diğer havayolu şirketlerine de bu havaalanları hizmet vermektedir.
Değerli arkadaşlar, insan hayatının her şeyin üzerinde olduğunu tekrar vurgularken, bütün ulaşım sistemlerinde standartlarımızı olabildiğince yükselterek, kazalarımızı en aza indirebilsek, can kayıplarımızı, keşke elde olsa da ortadan kaldırabilsek, hiçbir cana mal olmadan insanların ulaşım ihtiyaçlarını karşılayabilsek bu hepimizi mutlu eder; hepimizin arzusu da bu. Konu tamamen teknik bir konu. Hangi havaalanlarının hangi standartlarda olup olmadığı, hangi alet ve teçhizatla teçhiz edilip edilmeyeceği, bu konuyla ilgili, çalışan arkadaşların görevi. Bu noktada, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu olarak, hükümetin ve ilgili Bakanlığın çalışmalar yürüttüğünü biliyoruz. O açıdan da Meclis araştırması açılmasına gerek görmüyoruz. Çünkü... (CHP sıralarından "işte bu olmadı" sesleri)
Değerli arkadaşlar, baştan beri ifade ediyorum: Türkiye'deki havacılık sisteminin pek çok sorgulanması gereken yönü olduğu, sadece bir teçhizata yönlendirilmemesi, bunun da geri getirecek bir boyutu olmadığı, şu ana kadar yapılmış çalışmalarda, 33 tane havaalanının bu işe uygunluğu, 16 tanesinde bu tesisin yapıldığı, ilerleyen dönemde bunun da yürütüleceği... Bu havaalanlarından, eğer, uluslararası standartlara uygunluğu yoksa, bunu belirleme yetkisi bizde değil herhalde. Bu konuyla ilgili çalışması gereken teknik ekipler var; bu çalışmalar onlar tarafından yönlendiriliyor, yönetiliyor ve takip ediliyor.
ALİ RIZA BODUR (İzmir)Araştırmamızın sakıncası nedir?!
HASAN ANGI (Devamla)Müsaade ederseniz...
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Parlamento ne yapacak!
HASAN ANGI (Devamla)Değerli arkadaşlar, Parlamento, denetim görevini yapar.(CHP sıralarından "bu, denetim görevi" sesleri)
Değerli arkadaşlar, bir kazayı sadece gündemimize taşıyıp...
ALİ RIZA BODUR (İzmir)Sadece başsağlığı dilemekle olmaz arkadaşlar!
HASAN ANGI (Devamla)Değerli arkadaşlar, birçok başlıkta teknik konular; biraz önce de gündeme geldi. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan arkadaşımızın da gündeme getirdiği gibi, çok geniş ve derin konular. Mecliste oluşacak komisyonun gideceği bir sonuç yok.
Ben uçak yüksek mühendisiyim. Yani, konuyu doğru koyalım, doğru belirleyelim, zaman kaybetmeyelim; bununla ilgili yapılması gereken çalışmalara yardımcı olalım.
Açık ve net ifade ediyoruz; bu noktada, keşke, 75 insanımızı geri getirebilsek; açık ve net söylüyoruz. Bu çalışmanın bir sonuç vermeyeceğini düşündüğümüz için, ısrarla, teknik bilgi donanımlı bir insan olarak ifade ediyorum; Grubumuz olarak, olumlu oy vermeyeceğiz.
ALİ RIZA BODUR (İzmir)Adaletinizi biliyoruz...
HASAN ANGI (Devamla)Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 21 Ocak 2003