Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 102. Birleşim · 1. yasama yılı · 3 Temmuz 2003 · 618 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Aydın (CHP), 3 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 618 kelime.
Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN AYDIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu yasa paketleri Parlamentoya gelirken, genellikle paket olarak geldiğinde, yasa maddelerinin çoğu, makul maddeler olarak gelmektedir; ancak, her paketin içerisine bir bomba niteliği taşıyan ve buradaki milletvekili arkadaşlarımızın incelemeye fırsat bulamadıkları bu güzel jelatinlenmiş paketin içerisinde amaçlanan maddelerin sessizce geçirildiği görülmektedir. Göz attıklarında bu maddelerin çok kötü olmadığını düşünen ve detayı inceleme şansı yakalayamayan arkadaşlarımız, biz burada ne söylersek söyleyelim, kendi yerlerinde kendilerini ikna etmiş olsak bile, el kaldırma geleneğini sürdürmeye devam ediyorlar.
Sevgili arkadaşlarım, bazı yasa maddeleri vardır ki, biraz hafifçe baktığınızda anlayabilirsiniz. Şimdi, bu maddede "karşılıklılık ilkesi" tamamen imha edilmiş durumda. Mesela, bizim, arazimizi satın alanın ülkesine aynı bedelle, aynı mantıkla cevap vermemiz gerekirken, bu da delinmiş vaziyette. Demektedir ki, tüzelkişilere satış yapılabilir. Tüzelkişi demek, şirket demektir. Bir arkadaşımın ifade ettiği gibi, eğer, Suudi Arabistanlı bir vatandaş kalkıp Fransa'da bir şirket kurarsa, bu şirket, aslında bu yasaya göre, satışı mümkün olmayan arazi ve toprakları bir Fransız şirketi kanalıyla bizden alabilir; yani, yasa maddesi olarak "alamaz" dediğiniz olayı, bir başka maddede, başka bir yöntemle delmektesiniz.
Bunu deliyoruz ve arkasından bir sınır koyuyoruz. Yasa tasarısı sadece yanlışlarla dolu değil, aynı zamanda zaaflarla da dolu, biraz komik sayılabilecek tanımlarla da dolu. 30 hektarla sınırlamaktayız. Bir kere, zaten, buraya 30 hektarı yazan arkadaşlarımızın hektar mantığını anlamak istiyorum, hektar acaba onlara göre ne?! Yani, Ankara'nın en büyük arazisini, Atatürk Orman Çiftliği arazisi kadar bir miktarı kapsadığını, bunu yazan arkadaşlar biliyor mu merak ediyorum.
30 hektar sınır. Orada da bir düşüncesizlik var özür dileyerek ifade etmek isterim ki. 30 hektar falan sınır değil aslında. Böyle bir sınır yok. Ben bir vatandaş olarak ya da başka bir ülkenin vatandaşı gidip bir ülkede farklı farklı şirketler kurarsa -(a) şirketi, (b) şirketi, (c) tüzelkişisi, (b) tüzelkişisi- her tüzelkişinin Türkiye'de 30 hektar civarında arazi alması pekala mümkündür; yani, burada, bu yasanın başka maddelerince 30 hektar olarak sınırlanan şeyin tabir uygunsa, Türkçe diliyle, tam bir kandırmaca olduğunu buradaki milletvekili arkadaşlarımızın anlıyor olması gerekir; yani, 30 hektar sınırı falan yok. Böyle bir sınır, bir cümleyle var; ama, çok basit bir biçimde bir tüzel satış yapacaksanız, farklı tüzellerin sizden 30'ar hektar arazi alması mümkünse, o zaman, istediği kadar arazi alacak demektir.
Milletvekili arkadaşlarıma söylemem gereken en önemli şey belki de şu: Peki, bir ülkenin topraklarını, ölçüye tabi tutmadan, ehlikeyf, bakkala getirmiş olduğunuz yumurtaları satar gibi satarken, o ülkenin stratejik tehlikesini, değerlerini ne kadar gözetiyorsunuz?! Yabancı ülkenin tüzelkişileri ya da gerçek kişileri, arsa, arazi satın alırken, ülkenin bütün alanlarını da satın alabilecekler mi?! Nereden alamayacaklar; mesela, bu tasarıda, bizim bir askerî havaalanımızın etrafının kuşatılmamasının tedbiri var mı ya da otoyollarımızın etrafının biraz büyük rakamlar verilerek satın alınmasının bir engeli var mı; böyle bir engel yok.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Var, var.
HASAN AYDIN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, böyle bir tasarıya, gerçekten, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarımız "evet" diyecek mi; şu ana kadarki tecrübemize göre "evet" diyecekler; çünkü, o arkadaşlarımızın, Türkiye'de milleti temsil eden vekiller olarak, böylesine çok çıplak söylenen olayları kendi vicdanlarında kabul etmeleri bir anlam ifade etmiyor. Çok net olarak söylüyorum, diyorum ki: Gerek stratejik açıdan gerek o konulan ölçülerin gerçekdışılığı açısından gerek karşılıklılık ilkesinin çok basit bir şekilde ihmal edilmişliği açısından, bu tasarının, bu maddeyle birlikte geçmemesi gerekir. Eğer bu tasarı bu maddeyle birlikte geçecekse, o zaman bundan sonra gerçekten oturup yasalar üzerinde çok ciddî konuşmamıza, tartışmamıza, yasaların güzelliğini, olumluluğunu irdelememize gerek yok. Biz öyle bir yasa çıkarmaya başladık ki, seri üretim yapan bir fabrikadan gömlek çıkarır, kravat çıkarır gibi bu kadar basite almaya başladık yasaları. Ülkenin yüz yılını, ikiyüz yılını belirlemesi gerekirken, bir muhalefet partisi milletvekili olarak ben bu cümleleri söylerken, İktidar Partisine mensup olan milletvekili arkadaşlarımızın bir kısmı bıyık altından bana gülüyor olabilir; ama, ben de böyle gülen arkadaşlarımızın çocuklarının...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 3 Temmuz 2003