Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.
Isparta Milletvekili ·
Genel Kurul, 102. Birleşim · 1. yasama yılı · 3 Temmuz 2003 · 354 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Mumcu, 3 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 354 kelime.
Erkan Mumcu (Isparta). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Isparta)Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Değerli konuşmacının değindiği hususa ilişkin, kendisinin de talebi olan cevabı ifade etmek üzere söz aldım. Zannediyorum, bu konuda haberlerden kaynaklanan bir kavram kargaşası var. 2863 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu çerçeve, kapsadığı alan belli; herhangi bir yetki devri diye bir şey de söz konusu değil. Özellikle ifadelerde ve haberlerde yer alan şeyin "SİT alanları" başlığı altında yer alan şeyle, aslında, söz konusu tasarının bundan önceki halinin de ilgili olmadığını, tüm SİT alanlarını kapsamadığını defaatle ifade ettik, tekrar ifade etmek istiyoruz.
Tasarının bundan önceki halinde söz konusu olan şey, sadece ve sadece birinci derece doğal SİT'lerdir. Bunların sayısını, değerli milletvekili biraz önce 470 diye ifade etti. O, birinci derece olanlar değil, doğal SİT kararı alınanlardır. Birinci derece olanların sayısı 200'den daha azdır ve bunlardan da söz konusu olanlar, sadece özel mülkiyete konu olanlardır. Kaldı ki, burada koruma kurullarının mevcut mevzuattaki yetkisi... Bu hep gözden kaçırılıyor. Koruma kurulları, mevcut mevzuata göre, şu anda yürürlükte olan mevzuata göre, isterlerse, zaten, herhangi bir kısıt olmaksızın, doğal SİT ilan edilmiş yerleri imara açmaktadırlar, açabilmektedirler. Burada söz konusu olan şey, kesin inşaat yasağı getirmek için bir imar planının yapılmasının zorunluluğudur. Türkiye'nin bu konuda yaşadığı sorun şundan ibaret: Mimar, şehir plancısı, arkeolog ve sanat tarihçisinden ibaret bir kurul, kanunda kriterleri açıkça zikredilmemiş bir hükmü, doğal SİT kararını veriyorlar ve karardan ibaret kalıyor o sorun. Peki, doğal SİT kararı verilip, bir koruma amaçlı imar planı da geliştirilmeyince ne oluyor; insanlar, özel mülkiyet sahipleri, devlete, yani Maliye Bakanlığına, ya bir hazine arazisiyle takas ya da bir sertifikaya bağlanmak suretiyle bunun bir biçimde kamulaştırılmasını istiyorlar. Bu da, maliye üzerinde bir yük oluşturuyor. Bu yükün ortadan kaldırılması için yapılması gereken, sayın milletvekillerinin de ifade ettiği gibi, bunların koruma amaçlı imar planlarının süratle yapılması, hangilerinde kesin inşaat yasağının bulunduğu, hangilerinde, koruma amaçlarına göre, anılan kurulların kararıyla, hangi düzeyde yapılaşmaya izin verileceğinin bilimsel, teknik kriterlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Yapılması gereken düzenleme, komisyonda da mutabık kalınan düzenleme budur. Konunun, Bayındırlık Bakanlığıyla zaten hiçbir ilgisi yoktur. Dolayısıyla, kavramsal çerçevenin birbirine karışmış olduğunu Genel Kurulun dikkatlerine sunuyorum. Konu, teknik olarak, Genel Kurula arz etmeye çalıştığım gibidir.
Çok teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 3 Temmuz 2003